Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

18:07, 16 Mart 2015 Pazartesi
Taliban – IŞİD savaşı mı?

Taliban – IŞİD savaşı mı?

Irak Şam İslam Devleti IŞİD, hilafet ilan edip dünyadaki tüm cihat organizasyonlarını ilga ettiğini, meşru tek merciinin kendisi olduğunu söyledikten sonra dünyanın her yerinden ‘biat’ almaya başladı.




İrili, ufaklı gruplar, Yemen’den, Libya’dan, Mısır’dan, Endonezya’dan ve daha başka ülkelerden açıklama yaparak ‘Halife’ye bağlılıklarını bildirdi.

Biat açıklamalarının içinde en çok şaşırtan ve ‘sonra ne olacak’ dedirten ise ‘Horasan’dan gelen bağlılık yemini oldu.

Afganistan Pakistan sınırında bulunan Veziristan aşiretler bölgesinde yerleşik Tahrik-i Taliban Pakistan’dan ayrılan bir grup, IŞİD’e bağlılığını duyurdu.

Bölgenin cihat tarihindeki önemi ise Abdullah Azzam, Usame Bin Ladin vb önemli aktörlerin Sovyet savaşından bu yana dünyaya ‘Horasan’dan seslenmiş olması.

Pakistan Talibanı’nın diğer tüm sözcülerinin kullandığı Şehidullah Şehid ismiyle tanınan Ebu Ömer Makbul, Pakistan Taliban’ından ayrıldığını duyurduktan üç sonra IŞİD’e bağlılığını bildirdi.

Bu, kabile tutuculuğu ve nüfuz mücadelesinin her şeyin önüne geçirilebildiği bilinen bölgenin en güçlü grubu Pakistan Taliban Hareketi’nin üst üste yaşadığı ayrılıklardan birisi oldu. .

Bölgede Tahrik-i Taliban’ın yanında başka grupların bulunmasına karşın, cihat yanlısı oluşumların birbiri ile savaşmaları alışıldık bir şey değil. 2003 ABD işgalinin ardından aşamalı bir şekilde kurulan IŞİD’in Irak ve Suriye geçmişi, Horasan’da alışılagelen durumun devam edip etmeyeceği konusunda soru işaretleri doğuruyor.

IŞİD lideri Dr. Ebu Bekir Bağdadi’ye bağlılığın bildirildiği ses mesajında Ebu Ömer Makbul, diğer 5 Taliban liderinin de kendisi ile beraber olduğunu söylemişti. Bunlar Hangu, Hayber, Urukzay ve Peşaver’li liderlerdi.

Ocak 2015’te IŞİD tarafından yayınlanan bir bültenle söz konusu 5 liderin biatları yinelendi ve ‘Horasan Vilayeti’ grup sözcüsü Ebu Muhammed Adnani tarafından resmen ilan edildi.

Biatlarını sunan 5 liderin Afgan Talibanı ve Pakistan Talibanı ile uzun geçmişi olan ilişkileri biliniyor.

Tahrik-i Taliban, Pakistan’ın en tehlikeli grubu olarak kabul ediliyor.Grup yurt içi ve yurt dışında birçok büyük eyleme imza atmış durumda. Mayıs 2010’da New York Times Meydanında bomba yüklü araçla düzenlemeyi planladığı eylem ise Tahrik-i Taliban tarihinin en önemli atılımlarından kabul ediliyor. O halde grubundan ayrılarak binlerce km. öteden IŞİD’e bağlanan yeni oluşum neyi hedefliyordu?

Herkesin farklı cevaplar verdiği bu sorunun doğru sonuca ulaştırabilmesi için yukarıdaki cümleyi tekrarlamak gerekiyor: ‘kabile tutuculuğu ve nüfuz mücadelesinin her şeyin önüne geçirilebildiği bilinen bölge’.

‘Federally Administered Tribal Areas’ olarak adlandırılan bölgede en önemli ölçünün tribal/kabile tutuculuğu olması normal olarak karşılanıyor.

Bölünmeler yaşayan Tahrik-i Taliban’ın zayıflaması, IŞİD’in bölgedeki yeni kolu için bir fırsat olarak değerlendirilebilecekti. ‘Horasan Vilayeti IŞİD Mensupları’nın katılımın artması için çalışmalar yaptığı biliniyor.

IŞİD Horasan Vilayeti emiri olarak Urukzay lideri Hafız Said Han’ı tercih etti. Han, 11 Eylül’ün ardından başlayan Afganistan işgalinin başından beri Talibanla beraber savaşmış eski bir cihat komutanı. Diğer kabilelerle bağları bulunuyor ve askeri deneyimi oldukça fazla. Bu profil, IŞİD’e yeni katılımlar getirecektir.

Dahası Tahrik-i Taliban’ın sözcülüğünü yapmış olan Ebu Ömer Makbul’un yerel ve uluslararası medyayla bağlantısının bulunması da IŞİD için bölgede bir avantaj.

Irak ve Suriye geçmişi IŞİD’in kendi liderliği dışında birleşmeye asla yanaşmadığını gösterdi. Horasan’da ise ne Afganistan İslam Emirliği Taliban Hareketi’nin ne de Tahrik-i Taliban Pakistan’ın IŞİD’e katılmayacağı düşünülüyor.

Aynı halkın desteğini almaya çalışan Taliban-Tahrik-i Taliban ve IŞİD’in bunun için mücadele verdiği biliniyor. Bu çekişmenin nüfuz mücadelesi ile çatışmaya dönüşmesi ise bölge istikrarı için korkulan şey.

Afgan Talibanı’nın konuya ilişkin bir açıklama yapıp yapmadığı bilinmiyor fakat bölge raporları, IŞİD’in Taliban’ın Logar liderine saldırı düzenleyerek öldürdüğünü söylüyor.

IŞİD tarafından çıkarılan Dabıq isimli bülten ve taraftarlarının bireysel çalışmaları, Taliban Hareketi’nin ‘tevhidden uzak kabir tapıcısı’ olduğu yönünde propaganda içeriyor.

Taliban ve IŞİD arasındaki rekabete etken bir diğer unsur ise grup liderlerinin konumu.

Afganistan İslam Emirliği Taliban Hareketi Lideri Molla Muhammed Ömer Mücahid, dünya genelindeki tüm cihat yanlılarınca en seçkin ve muteber cihat liderlerinden biri olarak görülüyor. Arap Yarımadasındaki El Kaide Lideri Ebu Basir El Vuhayşi, El Kaide Merkez Komutanlığı Lideri Eymen Zevahiri, hatta öldürülünceye dek Usame Bin Ladin’in kendisi de Molla Ömer’e biatlı idi.

El Kaide’nin herhangi bir kolunun ‘hilafet’ ilan etmesi durumunda ‘Halife’ olacağı düşünülen ilk isim Molla Muhammed Ömer.

Taliban’ın Sovyet Savaşından bu yana ülke direnişindeki rolünün yanında yeni aktör IŞİD’in bölgedeki nüfuzunun ne olacağı ve Molla Ömer’in uzun zamandır beklenen halifeliği durumunda –ya da öncesinde- Irak ve Suriye tecrübesinin Horasan’da da yaşanıp yaşanmayacağı endişeleri gayet diri.



  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylaş
  •   
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Mail Gönder