Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

09:49, 20 Ağustos 2015 Perşembe


Üç dönem kuralı bu seçimde yok

Başbakan Davutoğlu, ekim ya da kasım ayında yapılacak seçimde üç dönem kuralının işletilmeyeceğinin sinyalini verdi: Bu ilkenin özünde doğru birşey varsa bunu koruyarak ama bugünkü şartlarda en doğru şartlarda kimseyi potanın dışında bırakmayacak en uygun formülü bulacağız.




Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet kurma görevini devrettikten sonra gazetelerin Ankara temsilcileri ile Çankaya Köşkü'nde kahvaltıda bir araya geldi. Davutoğlu'nun programına Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay da katıldı. Davutoğlu, koalisyon görüşmelerinden, muhtemel seçim hükümetine kadar önemli değerlendirmeler yaptı. HDP'nin de içinde yer alacağı bir seçim hükümetinin anayasa gereği olduğunu belirten Davutoğlu, bu konunun polemik konusu olmaması gerektiğini söyledi. İşte
Davutoğlu'nun mesajları:

Eğer 24 Ağustos'tan itibaren erken seçim kararı alınıp Cumhurbaşkanımız tarafından gerekli görevlendirmelerle bu sürece girmemiz halinde, YSK'da dün bir toplantı yaptı zaten. 25 Ekim, 1 Kasım, 8 Kasım, 15 Kasım yani bunlar olabilecek tarihler, daha ileriye gitmesi durumunda iklim şartları zorlar ama tabi bir de siyasal takvim var. Daha önce yalnız dün aldım 1987 seçimleri 1991 seçiminde çok kısa sürede yine böyle 60 günde falan yapılan seçim var.


ANAYASA NE DİYORSA O


Geçiş hükümeti nasıl kurulacak çalıştınız mı üzerinde?
Cumhurbaşkanımızın takdirini kullanıp artık yollar tükendi erken seçim dediğinde yani Cumhurbaşkanımızın takdiri. Diyelim görevlendirdi, ondan sonra Meclis Başkanımızla, Cumhurbaşkanımız istişare edecek, dağılım belli olacak şu partiye şu kadar, bu partiye bu kadar, bu partiye bu kadar. Ondan sonra ona göre görevlendirilen Başbakan olarak tek tek isimleri tespit edilecek, onlara teklif edilecek, onların kabul etmesi durumda Cumhurbaşkanımıza arz edilecek bu liste o andan itibaren herhangi bir hükümet kurulması gibi Cumhurbaşkanının arzındadır o liste yani Cumhurbaşkanının.

İsim bazında mı siz olursanız davet edeceksiniz? HDP'den isim…
Anayasa öyle diyor yasal çerçeve öyle diyor ama nasıl olacağını tabi o gün o usul içinde düşünür yani mutlaka şöyle veya böyle. Başkası olmaz demiyor ama anayasa tarifi o yani teklif edilen kişi diyor, reddederse diyor o zaman kişiye teklif gibi oluyor yani. Ama neyi isterdim diye bana soruyorsanız 23 Ağustos'tan önce bu sorunun parti genel başkanları tarafından Meclis'te çözülmesini daha doğru bulurum dedim. Yani Cumhurbaşkanını böyle bir denklemle karşı karşıya bırakmamalıydık.

ÜÇ PARTİ YAPABİLİRDİ

Bir koalisyon hükümeti kurmak mümkün olmadı. Hala ben bu kapıyı açık bırakmaya taraftarım. Eğer tekrar görüşlerini gözden geçirirlerse seçime gitme noktasında kurulacak seçim hükümetleriyle ilgili rezervlerini CHP, MHP, AK Parti birlikte genel başkanlar oturup konuşabiliriz ve Cumhurbaşkanımızı böyle bir kararla karşı karşıya bırakmamak için bir yol bulunabilir mi? Bunu da düşünmedim değil, ama o kadar net bir tavır gördüm ki mecburen görevi iade ettim.

HDP'Lİ HÜKÜMET POLEMİK OLUŞTURMAZ

HDP'nin kabinede yer alacak olması…
Şimdi HDP'nin bir koalisyon hükümetine seçim hükümetine girme zorunluluğuyla tartışma hususunda şunu söylemek isterim: Her şey kamuoyunda cereyan etti. Yani dikkat ederseniz ben her görüşme sonrasında bizzat çıkıp basına açıklaması yaptım. Sayın Cumhurbaşkanımız anayasaya uyarak anayasal sınırlar içinde 116. Maddeye dayalı olarak bir karar aldığında Sayın Cumhurbaşkanımızı kim izam edebilir? HDP'ye hükümete soktun ya da sokmadın diye? Onun için polemiğe dahi bence gerek yok. Anayasa parlamentodaki bütün partilerinden bakanlar olacak diyorsa biz de herhalde anayasanın dışına çıkamayız.

ZİHNİMDE BİR MODEL VAR

Kongreniz 12 Eylül'de yapılacak. Üç dönem kuralı esnetilecek mi?
Düne kadar kongreyi ağzıma almadım. Birinci önceliğimiz her zaman 'parti ülke içindir' Bir hükümet kurma misyonu varken kongre ve parti içi meseleleri gündeme getirmek doğru değildi. Herşeyi normal seyri içinde yapmak lazım. Kongreyi ertelesek Türkiye'de olağanüstü bir şey varmış gibi bir hava oluştururdu. Bir de Davutoğlu'nun kaygısı kongre onun için koalisyon kurmak istiyor diye benim üzerimde çocukça bir baskı kurmya çalıştılar. AK Parti temülleri çok güçlü, siyasi ahlakı olan bir partidir.

OYLARIMIZ ARTIYOR

3 dönemi MKYK'da tartıştık. Bunun bir felsefesi var. Bizim görevimiz ne? Bir, kimseye haksızlık yapmamak, iki, parti felsefesine göre hareket etmek ve insan kaynağı potasını değerlendirmek. Yarın MYK'da görüşeceğiz ve bir hukuk komisyonu kuracağız. Zihnimde bir model var. Ama kurullarla istişare ederek yapacağız. MYK'da istişare etmeden olmaz. Bir tüzük değişikliği olacak. Ama bu nasıl olacak? Böyle bir kural konulmuş ve bunun bir mantığı var. Bu kural bozulmadan. Bu ilkenin özünde doğru birşey varsa bunu koruyarak ama bugünkü şartlarda en doğru şartlarda kimseyi potanın dışında bırakmayacak en uygun formülü bulacağız.

Kısa bir zaman diliminde seçime gidiliyor olmasına rağmen önemli bir oy sıçraması olacağını düşünüyor musunuz partinizle ilgili ve bu konuda somut elle tutulur veriler veya hissiyatınız var mıdır?
Şimdi bir kere böyle bir veri elimde olduğu için seçime gidiyor değiliz, zorunlulukla seçime gidiyoruz ama elimdeki veriler de bir oy değişiminin yaşanacağı yönünde.

Önceliğimiz kamu düzeni

PKK'nın seçim öncesi taktiksel silah bırakması halinde operasyonlar sürer mi?
Bizim için kamu düzeninin alternatifi yoktur. Yani kamu düzeni müzakere konusu da yapılmaz. Kamu düzenine uyulduğu sürece kimse herhangi bir müdahaleye veya hukuki bir sürece muhatap olmaz. Ama herkes kamu düzenine uyacak. Kamu düzeniyle ilgili talepler Meclisteler, tekrar tartışılır. Anayasa değişmesi gerekiyorsa Meclis'te değiştirilir. Türkiye'nin siyasi düzeniyle ilgili yeni bir şey olacaksa Meclis'te olur. Yani kesinlikle kimse seçime giderken kamu düzeni üzerinden bir müzakere yürüteceğimiz vehmine kapılmasın. Kamu düzenini sağlarız seçime gideriz. Ama birisi herhangi bir kamu düzenini bozacak bir tutum içine girmezse zaten ortada sorun kalmaz.

Şu andaki sistem parlamenter değil

Sayın Cumhurbaşkanı önemli bir değerlendirme yaptı, yani sisteme dair bir fiili durum ifade etti ve başkanlık sistemini savunacak mısınız?

Sürekli Cumhurbaşkanlığı üzerinden yapılan tartışmaları doğru bulmuyorum. Hiçbir şeyde ikili dil kullanmadım. Öyle bir intiba veriliyor ki sanki parlamenter sistem var. Türkiye'de bir parlamenter sistem var ama 12 Eylül parlamenter sistemi. Biz bu yapıdan hep şikayet ettik. Cumhurbaşkanlığı makamıyla başbakanlık makamı arasında hep bir gerilim yaşandı. Burada kırılma noktası 27 Nisan e-muhtırasıdır. Orada öylesine bir müdahalede bulunuldu ki, bunun üzerine halk oyuna gidildi. Dolayısıyla bütün bu geçmişi ve son derece kötü yazılmış bir anayasayla parlamenter sisteme yapılan müdahalelere sessiz kalınmaları sonucu ortaya çıkan durumlara hiç atıfta bulunmadan mesele sadece cumhurbaşkanımızın şimdi açtığı bir tartışmadır diye bakarsak cumhurbaşkanımıza da haksızlık edilir.

Bu çerçeveyi değiştirme talebi vardı Cumhurbaşkanının…
Hayır biz de söyledik başkanlık sistemiyle ilgili seçim bildirisine koyduk, seçim beyannamemizde var. Gerekeni yaparım her şartta yeter ki Türkiye sağlıklı bir siyasal sisteme kavuşsun dedim. Sistemler mekanik yapılardır ama o sistemlere ruh veren şey halkın o sistemleri meşru görmesidir ve meşruiyet temelidir. Meşruiyet temeli de hem psikolojik ve ahlaki meşruiyet hem de hukuki ve siyasi meşruiyet anlamında bağlayan bir zihniyettir.



  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylaş
  •   
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Mail Gönder




En Çok Okunanlar