SÜLEYMAN YAŞAR / ANKARA - Eğlence mekanına yapılan terör saldırısından Diyanet İşleri Başkanlığı’nı sorumlu tutmaya çalışan sol çevrelere sert tepki geldi. İslam’ın dayanak noktalarından olan “Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker” yani ‘iyiliği emredip, kötülükten sakındırma’nın Diyanet’in temel görevi olduğunu hatırlatan ilahiyatçılar ve STK temsilcileri, İslam düşmanlarının gayesinin Diyanet üzerinden İslam’a saldırı olduğunu söylediler.
BAYRAKTUTAR: FETÖ’NÜN PLANI
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılbaşına ilişkin açıklamalarında tahrik unsuru olmadığını söyleyen Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, “Diyanet İşleri Başkanlığı hiç kimseyi hedef göstermemiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı en uygun sözleri seçerek ifadelerini kullanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılbaşı ile ilgili yaptığı açıklamaların hepsinin altına imzamı atarım. FETÖ ve diğer terör örgütleri Türkiye’de yapmış oldukları terörü gizlemek için Diyanet’e saldırıyorlar. Gece kulübünde yapılan bu hain saldırıyı gündemden düşürmek istiyorlar. Bugün her dinin temsilcisi kendi diniyle ilgili konularda söz söylemekte serbesttir” diye konuştu.
Mehmet Bayraktutar
URHAN: DİYANET İLMİN GEREĞİNİ YAPTI
Söz konusu saldırılardan Diyanet’in zarar görmeyeceğini dile getiren ilahiyatçı Nedim Urhan, “Diyanet’i bir terör saldırısı nedeniyle töhmet altında bırakmak en hafif ifadeyle şuursuzluktur. Diyanet İşleri Başkanlığı mesuliyetini yerine getiriyor. Yılbaşı kutlamanın dinen doğru olmadığını söylemek tahrik değil, ilmin gereğidir. Diyanet’i hakikati söylediği için tebrik etmek gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na hainliklerinden dolayı hücum ediyorlar” ifadelerini kullandı.
ÖZER: DİYANET ÜZERİNDEN DİNE SALDIRI
İMKANDER Genel Başkanı Murat Özer, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslam’ın sahih geleneklerine uygun hareket etme iradesi birilerini rahatsız etmiş durumda. Dini ve ilmi açıdan son derece sağlam bir duruşa sahip bir Diyanet İşleri Başkanı var. Diyanet’e yönelik yıpratma çabalarının altında yatan nedenin bunlar olduğunu düşünüyorum. Başkan Görmez, Kürt sorunu konusunda sorumluluk aldı ve Kudüs’te verdiği hutbede Siyonizme meydan okuyarak İslam’ın temel esaslarını vurguladı. Böyle bir Diyanet İşleri Başkanını elbette hedef alacaklardır. Çünkü Diyanet’i hedef tahtasına oturtanlar ülkemizdeki emperyalistlerin taşeronudur. Diyanet’e saldıranların asıl rahatsızlığı dindir” şeklinde konuştu.
Murat Özer
AKGÜL: DİYANET’İN GÖREVİ İYİLİK
Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akgül, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın söz konusu hutbesi çok güzel ve anlamlıydı. Din ve modernlik arasındaki çelişkilerden dolayı Diyanet’in hazırladığı mesaj modernlikten etkilenen farklı toplum kesimleri tarafından anlaşılmaması gayet normal. Bunun yanında Diyanet’in İslam dininin gereklerini aktarması kadar da doğal bir şey yok. Diyanet İşleri Başkanlığı; iyiyi ve güzeli ortaya koyuyor. Topluma doğru olanı tavsiye etmek Diyanet’in temel görevlerindendir. Söz konusu hutbede ‘yılbaşı kutlayanları öldürün, onlara düşmanlık besleyin’ şeklinde bir tahrik mevcut değil” değerlendirmelerinde bulundu.
DEMİR: DİYANET’İN AÇIKLAMASI MASUM
Öte yandan; Diyanet’in suç işlediği yönünde algı oluşturma çabalarını değerlendiren Avukat Bülent Demir ise şöyle konuştu: “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptığı çağrı tamamen doğrudur. Her kurumun karakteristik bir özelliği vardır. Diyanet’te toplumdaki olayların İslam’a uygun olup olmadığı yönünde yol gösterme yetkisi bulunan bir kurumdur. Toplumu bilgilendirmekle yükümlüdür. Diyanet, bir devlet kurumu olarak asli vazifesini yerine getirmiştir. Dolayısıyla Diyanet’in bu açıklaması asla suç değildir.”
Yeni Akit