Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

Eymen ez-Zevahiri
Eymen ez-Zevahiri


ABD'nin yenilgisi ve Arap Devrimleri üzerine
07/02/2012, 11:21


Konuya baÅŸlamadan önce "Haçlı ordusunun; halkı mücahid olan Afganistan’dan çekilme kararını duyurmasından dolayı tüm müslümanları kutluyorum. Önceki açıklamamda da Amerika’nın Afganistan’dan çekilmeye baÅŸlamasından dolayı tüm ümmeti kutlamıştım. Bugün de İngiltere, Fransa ve Almanya'nın Afganistan'dan çekilmeye baÅŸlamasından dolayı Müslümanları kutluyorum. Onların gizlediÄŸi yenilgi ise daha büyüktür. “Allah emrinde galibtir. Fakat insanların çoÄŸu bunu bilmezler.”

Ve yine konuÅŸmama devam etmeden önce “hayırsever Müslümanları güçleri yettiÄŸi kadarı ile Somalili kardeÅŸlerimize yardım etmeye, bizler rahattayken, müslüman bir halkın, kıtlık ve açlıktan ölmesine izin vermemeye çağırıyorum. Åžüphesizki devran deÄŸiÅŸir, mallar ise tekrar kazanılabilir. Dünyadan ve sahip olduklarından ayrılmadan önce hayır ehlinin bunları Allah yolunda infak etmesi gerekir. İslam ümmetinin gücü yettiÄŸi kadarı ile Somali’deki kardeÅŸlerine yardım etmesi gerekir. EÄŸer bundan yoksun iseler Onlara dua etmekten aciz düÅŸmesinler ve ümmetin servetini harcayan, onları batıya söylenilmesi kolay olan bir paha ile satan Arap hükümetlerinin başında bulunan sefihlere de beddua etsinler.

Allah’tan isteÄŸim Somali’deki ehlimizi bir an önce rahatlatsın, rızıklarını geniÅŸletsin, kaybettiklerini daha deÄŸerlisiyle deÄŸiÅŸtirsin, baÅŸlarına gelen imtihanlara karşılık sabırla rızıklandırsın, Onları kendisine itaat etmede hadim etsin. Åžüphesiz ki O kullarına yakındır ve dualara icabet edendir.

"Ey Müslüman kardeÅŸlerim! Bugün, New York, Washington ve Pennsylvanya’da mübarek savaÅŸlardan (11 Eylül) bu yana on yıl geçti. Bu tarihi saldırı, uluslararası haçlı güçlerinin ayağını iki yana salladı ve onları sarsmaya da devam ediyor. İslam Ümmeti mücahit evlatları sayesinde on yıldır Allah'ın lütuf ve nimeti sayesinde kibirli haçlılara karşı peÅŸ peÅŸe büyük zaferler kazandı.

"Daha önce de bahsettiÄŸim gibi son dönemde Amerika, dört yıkıcı darbe aldı. Umulur ki bu darbeler Allah’ın lütuf ve yardımıyla, yenilgi ve bozulmanın müjdecisi olur. İlk darbe; New York, Washington ve Pennsylvania’daki mübarek saldırılar. İkinci darbe: BaÅŸlarında Irak İslam Devleti olmak üzere mücahitlerin eliyle Irak’ta hezimet yaÅŸaması, Üçüncü darbe: Afganistan da İslam emirliÄŸi mücahidlerinin eliyle hezimet yaÅŸaması, Dördüncü darbe: İzzet ve özgürleÅŸme baharında Arap halkının kendi dostlarına karşı ayaklanmaları. Allah’tan, bunların Amerika için soÄŸuk ve korkulu bir kış ve karanlık bir tünel olmasını niyaz ederiz. Allah’ın yardımıyla Amerika’nın karanlıkta kaybolup ancak hezimeti ve hüsranı tadarak çıkmasını isteriz.

"Ve geçen yıl, çok sayıda önemli geliÅŸme yaÅŸadık. Bunları tafsilatıyla anlatmam için yeterli bir zaman olmamasına raÄŸmen ÅŸu dört olaya iÅŸaret edeceÄŸim. Arapların Baharı, Güney Sudanın ayrılışı, Åžeyh Usame Bin Ladin’in –Allah’ın merhameti üzerine olsun- ÅŸahadeti ve Amerikanın Afganistan'dan çekilme kararı. "

"Arap halklarının devrim yapması ve Amerika’nın yardımcılarına karşı ayaklanması sürecinde Müslüman kardeÅŸlerime Amerika’nın, daha önce Arap bölgesine atanan ve konumlandırılmış olan bir grup iÅŸbirlikçi diktatörü ile Arap bölgesini kendi kontrolü altında almış olduÄŸunu düÅŸündüÄŸünü hatırlatmak isterim. Ama bu mübarek ve güçlü ayaklanma depremi, Amerika'nın hesaplarını tepetaklak etti.. "

"Amerika, Zeynel Abidin bin Ali’yi isteksizce kaybetti, Mısır’ı kaybetmemek için hala sınırları zorluyor, Kaddafi yenildi ve Ali Abdullah Salih’i ülkesini terketti BeÅŸar Esad ise elbette yıkılacak. Ve yakında, Allah isterse, hain soyundan El Suud ve Abdullah’ı, Körfez kıyısındaki petrol tüccarlarını, Buteflika ve 6. Muhammed’i kaybedecek.. Ama buna raÄŸmen Obama çıkıyor ve ÅŸöyle diyor. 'siz meÅŸruiyetinizi yitirmiÅŸ olduÄŸunuz için burayı terk etmek zorundasınız, siz insanlarınızın katilisiniz”. Åžeref Allah’ındır! Neden bunları Müslümanların katilleri, ümmetin kaynaklarının soyguncuları ve Arap Dünyasının politika ve ahlak bakımından en bozuk ailelerine, din tüccarı Suud’a söylemiyorlar? Neden bunları yerin üstünde, altında ve üzerinde ne olursa olsun her ÅŸeyi kiÅŸisel bir hazine olarak gören körfez hükümdarları için söylemiyorlar? Bunları neden Zerdari ve Kayani’ye söylemediler ki, bunlar Amerika emirleriyle Veziristan ve Swat'ta kendi halklarını öldürmüÅŸlerdir. Neden Karzai’ye söylemediler, hâlbuki o Amerika ve NATO jetleri ile kendi insanlarını öldürüyor? "

Åžeref Allah’ındır! Onlarınki ise apaçık hile, eÅŸsiz ikiyüzlülük, ve görülmemiÅŸ fırsatçılıktır.

Devrimler Amerika’nın Yenilgisidir

"Amerika ve müttefik medyası- ki onlar baÅŸkalarından önce kendilerini aldatıyorlar- Amerika ve onun deÄŸerlerinin kazandığını ve radikal akımların kaybettiÄŸini iddia ediyorlar. Ama onlar mübarek Arap devriminin Hüsnü Mübarek’i, Amerika ve İsrail'in stratejik hazinesini ve Zeynel-Abidin bin Ali’yi, onun sadık ajanlarını ortadan kaldırmış ve kukla kulübün diÄŸer üyelerinin ayağını sallıyor olduÄŸunu unutmuÅŸ gibi görünüyorlar. "

Devrimler nedeniyle binlerce İslamcı hapisten kurtuldu

"Bunların tümü Amerika’ya itaat ve kölelik eden İslam’ın ve Müslümanların düÅŸmanıdır, öyleyse kim kazandı, kim kaybetti? Bu mübarek Arap devrimi vesilesiyle Amerika’nın doÄŸrudan emriyle hapsedilmiÅŸ İslami hareketin binlerce mahkûmunun serbest olduÄŸunu unutuyorlar. Serbest kalan bu mahkumlar, -Allah'ın izniyle- dava ve savunuculuk arenalarının dışına çıkacaklar, ümmete ÅŸuur aşılayacaklar. Öyleyse kim kazandı, kim kaybetti? Onlar, mübarek Arap devriminin Arap halklarını korku ve dehÅŸet zincirlerinden kurtulduÄŸunu unutmuÅŸ gibi görünüyorlar."

"Arap halkları, İslam’ı ve İslami kuralları istiyor ancak Amerika ve Batı bunlara düÅŸmandır. Arap halkları askeri, siyasi ve ekonomik bağımsızlık istiyor fakat Amerika ve Batı ülkelerimizi iÅŸgal ediyor, kaynaklarımızı çalıyor ve politik yaÅŸamımızı bozuyor. Arap halkı Arap ve İslami kimliÄŸimizi yansıtan kültür ve eÄŸitim istiyor, fakat Amerika ve Batı eÄŸitim müfredatımızı deÄŸiÅŸtirip onlara köle olmamızı istiyor. Arap ülkeleri Filistin’in özgürlüÄŸünü –tüm Filistin’in-saÄŸlamak istiyor. Ama Amerika ve Batı, İsrail’i ve Yahudileri desteklemek ve korumak istiyor. Arap halkları Müslümanların yurtlarında özgür olmalarını istiyor, ama Amerika ve Batı, topraklarımızda güçlerinin varlığını geniÅŸletmek istiyor. Arap halkları İslam birliÄŸini istiyor, ama Amerika ve Batı, bizi bölmek ve ezmek istiyor. "

EÄŸer Arap halkları korku ve dehÅŸet zincirlerinden ayrıldysa, söyleyin kim kazanmış oldu ve kim kaybetmiÅŸ oldu? Amerikan müttefiki medya, El-Kaide’nin metodolojisinde [Arap] rejimleriyle mücadelede baÅŸarısız olduÄŸunu iddia ediyor, ama bu medya, El-Kaide ve çoÄŸu cihad akımlarının on buçuk yıldan fazladır uluslararası emperylizme karşı mücadele verdiÄŸini, ve zayıflayan uluslararası hegemonyanın artık İslam alemindeki iÅŸbirlikçi kuklalarına emirler verme kudretini yitirdiÄŸini unutuyor. El Kaide’nin uluslararası suç merkezlerine saldırılarına odaklandı. Bu metodolojiyle, özellikle 11 Eylül saldırısından sonra, Amerikan emirlerinin etkisi bu rejimlerin halklarının üzerinde kaybolmasına neden oldu. Åžeyh Usame bin Ladin'in -Allah ondan razı olsun- sürekli iÅŸaret ettiÄŸi gibi: El Kaide'nin ABD'yi vurması bir yanardaÄŸ patlaması gibi birikmiÅŸ enerjinin hareketlenmesine yol açtı. Usame, Biz ne kadar bugünün deliliÄŸine, Amerika’ya, baskıyı arttırırsak, bu, onu o kadar zayıflatır ve sonuç olarak onun iÅŸbirlikçilerinin de zayıflamasına yol açar” derdi. Öyleyse, hangi politika gerçekten kazandı ve kiminki kaybetti?.

Bağımsız Medya Oluşturmalıyız

"Ve böylece, ümmetin özgürlüÄŸünü korumak isteyen her müslümanı Amerika’ya karsı bir saldırı baÅŸlatması için teÅŸvik ediyorum... Onlar üzerinde ne kadar çok baskı oluÅŸturursak kendimizi onun iÅŸbirlikçilerinden o kadar özgürleÅŸtiririz. Aynı zamanda kendini İslam’ı desteklemeye adamış, Tunus ve Mısırda acık akımın (davet) avantajlarını kullanmak isteyen, dürüst doktrini ve kibirden bağımsız İslamı destekleyen ve bozuk, adaletsiz yöneticileri reddeden zengin insanları yeni bağımsız medya kolları oluÅŸturmaya davet ediyorum.

Arap Baharı Amerikan Kışıdır

Kanlı Arap baharı ve sert Amerikan kışı bazı detaylar hakkında konuÅŸmamıza neden oldu. HapsedilmiÅŸ, ihlal edilmiÅŸ ve bastırılmış ülke Suriye’de Baas görüÅŸüne baÄŸlı suç rejimi İsrail sınırlarını 44 yıldan fazla korumuÅŸtur ve hatta onlara bir taÅŸ bile atmamıştır ama bizim cihad eden, direnen Åžam bölgesindeki Müslüman kardeÅŸlerimize karşı çok çirkin suçlar iÅŸlemiÅŸtir ve iÅŸlemektedir. BeÅŸar Esad bugün, Hama ve Suriye’deki diÄŸer ÅŸehirlerde babasının 1982 yılında 40.000 ÅŸehidin verildiÄŸi ve 15.000 kiÅŸinin de yerinden edildiÄŸi Hama katliamındakilerle aynı suçları iÅŸliyor.

"Ey sebat ve cihad eden ÅŸerefli Åžam insanımız : direniÅŸinize devam edin, adaletsiz , baskıcı ve bozuk rejime karşı koyun ve ayaklanın. Åžam’ın zorbası sarsılmaya baÅŸladı. Bu yüzden –Allah izin verirse- o düÅŸene kadar baskıyı durdurmayın. Cihada ve direniÅŸinize devam edin ve eÄŸer insanların ilgileri biterse siz Cihada ve direniÅŸinize devam edin, eÄŸer halkından korkan Arap hükümetleri vazgeçerse Cihada ve direniÅŸinize devam edin. Mısır Askeri Konseyi sizden vazgeçerse ve Suriye’deki kıyımdan 5 hafta sonra“eÄŸer birliÄŸinizden özgün duruÅŸ [ya da çözümler] görmeyi bekliyorsanız, bunu bulamazsınız” diyen Arap BirliÄŸi devletleri ve sekreteri sizden vazgeçerse siz yine de cihada ve direniÅŸinize devam edin.

ErdoÄŸan’ın BoÅŸ Vaadlerine Aldanmayın

"Cihad ve direniÅŸe devam edin. ErdoÄŸan boÅŸ açıklamalarında 'Hama bir kırmızı çizgidir' diyerek kendini rahatlatsa da direniÅŸe devam edin. Hükümetin suç güçleri, tank ve ağır topçularıyla Hama, Deir ez-Zour, Humus ve Åžam çevrelerine hücum ederken diÄŸerleri Suriye’yi kan, vücut parçaları ve kalıntılarına çevirse de siz durmayın ve cihadi direniÅŸinize devam edin. Hasan Nasrallah bile kendi grubu ile birlikte, sizin mübarek ayaklanmanızı bir “entrika” olarak açıkladığında gerçek yüzünü belli etti.

"Seba mekanı Mısıra gelince: Askeri Konseyin güvenilir olmadığı herkes için aÅŸikar hale geldi. Geçen Nisan ayında belirttiÄŸim gibi Askeri Konsey, deÄŸerli insanların devrimini -suçlularının cezalandırılmasını engelleyerek- Mısır halkına zulmü içeren bir askeri darbeye dönüÅŸtürdü. Çünkü Mısır Askeri Konseyi Mübarek'in atadığı silahlı kuvvetlerden oluÅŸuyordu ve Amerika onları Mısırı yönetmek için atamıştı.

"Askeri Konseyin geçmiÅŸi, zalim Hüsnü Mübareke karşı duran, yaklaşık 100 infaz emrinin askeri mahkemelerce verilmesi ve uzun hapis cezalarıyla lekendi. Askeri Konsey, ordu mahkemelerinin kurbanlarından özür dilemek ve bağışlanma istemek yerine siyasi tutuklamalar ve askeri mahkemelerde yargılamalarla meÅŸgul oluyor. Durum, Hüsnü Mübarek döneminde onlara karşı olanlardan, 13 yaşında veya daha küçük olanları bile tutuklamaya kadar ulaÅŸtı tıpkı kardeÅŸim Åžeyh Muhammed El Zevahiri -Allah onu hapishaneden kurtarsın- gibi.

Askeri Konsey Mübarek'in emri altındaydı. İsrail'in sınırları ve güvenliÄŸini koruyan silahlı kuvvetler, Gazze’ye yaptırım uyguluyor ve İsrail'e gaz temin ediyor. Ve ben İsrail'e gaz temin etmenin, -İsrail piyasadan çok çok daha yüksek fiyat verse de- bir suç olduÄŸunu daha önce de bahsettiÄŸim gibi yinelemek istiyorum. Peki İsrail doÄŸal gaza piyasadan daha düÅŸük fiyatlarla ulaşıyorsa durum nedir?

"Bu, Hüsnü Mübarek ile baÅŸlayan ve iktidarda bulunan Askeri Konsey tarafından devam eden karmaşık bir suçtur. Ve biz İsrail'e gaz tedarik etmekten bahsetmeli miyiz? 4. kez gaz hattını bombalayan, onurlu, özgür kahramanlar övülmeyi tekrar hak ediyorlar. Allah’tan bu kahramanları en iyi ödüllerle mükafatlandırmasını ve onları İsrail’e gaz temin eden ÅŸeytan güvenlik konseyi ve güvenlik güçlerinden, her türlü kötülük ve zararından korumasını istiyoruz.

"Askeri Konsey, Amerikan müttefiki kuruluÅŸların baÅŸ aÅŸağı olan Hüsni Mübarek liderliÄŸindeki güvenlik güçleri ile Irak ve Afganistan'a saldıran Amerikan askeri çabalarını desteklemiÅŸtir ve SüveyÅŸ Kanalı'ndan geçen Amerikan filolarına izin vermiÅŸ, hatta onlara araç gereç ve yakıt yardımı yapmış ve Afganistan’ı iÅŸgal eden haçlı ittifakına katılmıştır. Ve bu nedenle, Askeri Konsey yönetimi üstlenir üstlenmez uluslar arası anlaÅŸmalara itaat ettiÄŸini, Camp David antlaÅŸmasını ve özelliklede İsrail barış antlaÅŸmasını tanıdığını ilan etti. Obama, bunun böyle olmasını talep etti ve Mike Mullen, Robert Gates, ve Frank Weisner bunu saÄŸlamak için Mısır'ı ziyaret etti. Bu nedenle, Askeri Konseye övgüler Washington'daki en büyük suçlulardan saçıldı. Bir yandan Hüsnü Mübarek rejimi karşıtlarını hala gözaltında tutan, onlardan her türlü tıbbi ihtiyaçları engellemek isteyen Askeri Konsey, diÄŸer yandan Husni Mübarek’in Tura hapishanesinde göz altında tutulmasına karşı çıkıyor.

"Askeri Konsey, Mübarek’in çaldığı ÅŸeyleri geri getirmeyi önlüyor, halbuki Mısırlılar bir lokma yiyecek için mücadele ederken, içmek ve tarımda kullanmak için su bulamazken onun tıbbi tedavisi ve hapishane dışına çıkması için çok büyük derecede çaba harcıyor. Halkın % 40'ı yoksulluk sınırının altındadır ve gelirleri günde bir doları aÅŸmamaktadır. Askeri Konsey iki ay boyunca devrim sırasında ve öncesinde suç iÅŸleyen bozuk ve fırsatçı insanların serbestçe dolaÅŸmalarına izin verdi daha sonra yavaÅŸ yavaÅŸ onları izlemeye baÅŸladı. Tabi bu süreçte suçluların büyük bir kısmı kaçtı.

 

"Askeri Konsey ve içiÅŸleri bakanlığı devrim ÅŸehitlerinin katillerinin dışarı çıkması için uÄŸraşıyor. Neden mahkemeye ÅŸehitleri öldüren keskin niÅŸancılar getirilmiyor? İçiÅŸleri Bakanlığı, bunları tek tek bulabilir, silah numaralarını alır ve otopsi yaparak ÅŸehit vücudundan çıkan ölümcül kurÅŸunun hangi silahtan çıktığını belirleyebilir. Askeri Konsey, Mübarek döneminde Mısır’ın İslam kurallarıyla-ÅŸeriatla- yönetilmesini önlemek için sözde” anayasa iktidar makaleleri” yazarak, bir hileyle iktidara gelen eski bakan İsam Åžeref ile iÅŸbirliÄŸi yapmaktadır. Dürüst olmak gerekirse, durum budur ve bu nedenle, İslami kuralların hakim olmasında ısrar eden ve Mübarek’in özel yolsuzluÄŸuna karşı direnen Mısırlılar, bu saçmalığı kabul etmemelidir. Anayasanın üzerindeki temel ilkelerin ÅŸeriat ilkeleri olmasında ısrar etmeliler. Åžeriat yönetilmek için deÄŸil yönetmek için, emredilmek için deÄŸil emretmek için, yol gösterilmek için deÄŸil yol göstermek için iktidar olur. Mısır İslamcıları genel uyanış yoluyla ümmeti İslami kurallar etrafında toplamalıdırlar.

Ey Mısır'daki kardeÅŸlerimiz ve aileleri ! SavaÅŸ uzun, sapıklık ise hala özgürdür, ifsadın kökleri hala güçlüdür ve söküp çıkarmak Allah yolunda para ve ruhlarını feda eden sadık adamlar ve büyük bir çaba gerektirir. Acı bile olsa doÄŸruyu konuÅŸmak istiyorum. Öyleyse mücadeleyi üstlenmeye en layık olan kimseler İslami hareketin sorumluluÄŸunu taşıyan özellikle de adaletsizliÄŸin, ihanetin ve Mübarek'in sapıklığının karşısında duran sadık adamlardır.

"Böylece, yukarıda geçen bu uyarı, özellikle de, İslamın zaferini önemseyen her İslam destekçisi içindir: Onlara Allah'ın özgürlüÄŸü ve topraklarını zevk ve eÄŸlence için deÄŸil, ancak sıkıntı ve darlıkta insanları imtihan etmek için verdiÄŸini hatırlatırım.

Onurlu Müslümanlar güçlü olduklarını bilsinler çünkü onlar hakkın taraftarlarıdır ve ümmetin desteÄŸini arkalarına almışlardır. Ve bu nedenle, ilkelerini teslim etmemeliler, anayasa ve insan yapımı yasalara herhangi bir meÅŸruiyet vermemeli veya ülkede yayılan bozuk koÅŸullara karşı uyanık olmalılar. "

Haçlı-Siyonist ittifakını, kim destekler, korur ve yönergelerini, öÄŸretir ve davranışlarını kim takip eder, acımasızca hedefleri ve talepleri üzerinden onlarla müzakere etmeye kim çalışır bilmeliler. Özenli, tedbirli ve sabırlı olmalılar. "

Siz ey deÄŸerli kardeÅŸlerim! Temel direÄŸi yasama reformu olan, gerçek bir reform ile ilgilenin ve bunun ilk adımı olarak da ÅŸeriatın yasamanın kaynağı olduÄŸunu ve bunun aksinin hukuk ve anayasa hakkında safsata bir makale olarak deÄŸerlendirileceÄŸini açıkça belirtin. Ve inançsız laikler, bugün anayasa üzerindeki prensipler hakkında konuÅŸurlarsa “ÅŸeriat anayasanın üzerindedir ve hiçbir kelime veya kanaat onunla yarışamaz” deyin.

"Her gayretli Müslüman, ruhunu, para, zaman ve çabasını feda etmelidir, böylece ÅŸeriat yönetilmez yönetir, emredilmez emreder, hükmedilmez hükmeder iÅŸlerin kontrolü Allah’ın elindedir ama insanların çoÄŸu bunu bilmezler.

Genel olarak Mısırda yaÅŸayan kardeÅŸlerimize ve ailelerine, özel olarak da İslami harekete; Mübarek’in baskısına karşı duranlara tarih ve gerçeklerden kaçmamaları konusunu hatırlatmak istiyorum. İşte Cemal Abdunnasır. Müslüman kardeÅŸlere katılan, onlara sadakat yemini eden bu kiÅŸi daha sonra onlardan ayrıldı. KardeÅŸler darbe sürecinde onunla iÅŸbirliÄŸi yaptılar böylece o İslamla yönetecekti. Ama yönetimi eline alır almaz sözünü unuttu. Ve bu felaketten geride kalan ümmetin hafızasına kazınmış olarak kaldı. "

Gazze'deki Hamas hükumeti tecrübesi ile Cezayir'de olanları göz ardı etmemeliyiz.

Ey kararlı bir ÅŸekilde meydan okuyan Mısırdaki kardeÅŸlerim! Mısır'da İslami yönetimi engellemek ve dinsiz bir devlet kurmak için yürütülen bir savaşın varlığı artık herkese açık hale gelmiÅŸtir. Onlar azlıklarına raÄŸmen haykırmakta ve seslerini yükseltmekte uzmandır. Onlar demokratik olduklarını iddia ederler ancak, kendi görüÅŸlerine uymadığı sürece, çoÄŸunluÄŸun görüÅŸüne saygılarının olmadığı herkese aÅŸikardır. EÄŸer onların görüÅŸüne zıtsa, o zaman hakkı önlerler, kapatırlar, gizlerler ve her türlü vasıtayla örtbas ederler."

Batının demokrasiye saygı duymadığı sizden gizlenmiÅŸ deÄŸildir, onlar ancak kendi çıkarları ve kazançlarına saygı duyarlar. Mısır'a seller gibi akan paranın Mısırlılara Amerikan merkezli demokrasiyi- B-52 demokrasisi- öÄŸretmek için aktığı herkese açık hale gelmiÅŸtir. Onlar amaçlarını gizlemezler ve ne istediklerini bilmek için RAND anonim ÅŸirketi belgelerini gözden geçirmek yeterlidir;

Onlar İslam ümmetini laiklerin, ateistlerin yönetmesini isterler ve ÅŸeriatı uygulamak isteyen herkesi radikallikle suçlarlar. Müslüman ümmeti radikal bir topluluk olarak düÅŸünürler. Laik müttefiklerine, ateist dostlarına mali destek verdiklerini demeçlerinde açıkça beyan ederler. Bunlar onların sözleridir, kim isterse bunları kontrol edebilir. "

"Bu planlar ve batılıların destekleri, yüksek derecede tehlikeli siyasi sonuçlar içermektedir. Bu sonuçlar bizleri Amerika ve Batı konusunda ve onların Mısır stratejileri hakkında tetikte tutmalıdır. 4 Åžubat 1942 olayını sizlere tekrar hatırlatıyorum. Demokrasiyle iÅŸgal taktiklerini. Amerika bu sapkınlık ve karışıklığı Pakistan, Türkiye, Irak ve Afganistan'da uygulamaya koyuyor, bu yüzden neden bu Mısırda da uygulanmasın ki? Demokratik hükümetler sadık bir ÅŸekilde Amerikan çıkarlarına hizmet ederler. Bu rejimlerde generaller, politikacılar hatta B 52 bombardıman pilotları sistemin muhafızlarıdır ve kendileri gibi düÅŸünmeyenleri hemen demokrasi alanının dışına iter sahte terminolojiler ve kavramlarla suçlar, yargılar ve alimine ederler.

"Dahası Mısır'da kurmak istedikleri demokratik rejim, Washington, Londra ve Tel Aviv ile Brüksel'deki NATO liderliÄŸi çıkarlarına hizmet veren bir demokrasi olacaktır."

"Mısır'daki kardeÅŸlerim: Daha önce de bahsettiÄŸim gibi Amerika'nın Arap ve Müslüman bölgesindeki en önemli amacı İslami hareketi susturmak, Mısır’ı Amerikan çıkarlarına hizmet vermekte olan stratejik bir güç olarak tutmak ve İsrail'in güvenliÄŸini garanti altına almaktır. Ve umuyorum ki Mısır'da bulunan kardeÅŸlerim bana Amerika'nın neden İslam'a düÅŸmanlık ettiÄŸini kısaca anlatmam için izin verirler. İslam Tevhid’i gerekli kılan bir dindir, ve onun en önemli ayaklarından biri İslami ÅŸeriatı hakim kılmaktır. Amerika kendisini baÄŸlamayan ama tüm dünyayı baÄŸlayan ismi uluslararası otorite olan, 2. Dünya savaşını kazananları temsil eden ve dünyayı güvenlik konseyindeki 5 ülkenin isteklerini yerine getirmeye mecbur eden uluslararası yasaları tüm dünyaya uygulamak istiyor."

"İslam Müslümanları iÅŸgalcilere karşı kendi topraklarını kurtarma görevi ile yükümlü kılmıştır, ama Amerika Müslümanların topraklarını iÅŸgal ediyor. İslam Filistin'in kurtuluÅŸunu Müslümanlara mecbur kılmıştır, ama Amerika İsrail’i kurmuÅŸtur, korumuÅŸtur ve desteklemeye devam etmektedir ve onu Müslümanların anavatanının kalbinde geliÅŸmiÅŸ bir Amerikan üssü olarak deÄŸerlendirmektedir. İslam Müslümanlara birleÅŸmeyi emretmektedir, ancak Amerika onları bölmek ve ezmek istiyor. İslam Müslümanlara kaynaklarını sömürenlere teslim olmamayı emreder. Amerika’nın ekonomisi Müslüman kaynakları çalmak haricinde güçlü deÄŸildir. Amerika amaçları karşısında duran her güce düÅŸmandır ve ona meydan okuyan en büyük güç İslam ümmetinin gücüdür. Bu ümmet, Kuzey Afrika'dan Endonezya'ya kadar uzayan, 1,3 milyar Müslümanı birleÅŸtiren aklıyla, kalbiyle teslim olan ÅŸanlı, cihadi bir Müslüman millettir. Abbasi Devleti'nin ikinci yarısından itibaren, Mısır, Müslüman dünyasının kalbiydi ve kaleyi savunuyordu. Osmanlı Devleti yükseldiÄŸinde, Mısır onun iyilikte rakibiydi ve bu yüzden Amerika, Mısır’ın İslami kimliÄŸini örtme ve İslam ve Arap dünyasından yabancılaÅŸtırmada çok dikkatlidir. "

"Amerika’nın istediÄŸi ona boyun eÄŸen bir İslam'dır. Amerika İslam'ı camilerde bir dizi ritüellerin yapılmasıyla sınırlı, kilise anlayışına paralel ve “Sezar'ın hakkı Sezar'a Tanrının hakkı Tanrı'ya" anlayışında bir inanç sistemi, yapmak istiyor. 'Fakat İslam tüm maddenin Allah ‘a olduÄŸunu garanti eder. Bunlar sebatkar Mısır’a iliÅŸkin bazı detaylardır. "

 

Libya'daki Halkımıza

"Libya ayaklanması için, oradaki kardeÅŸlerime, Ömer el-Muhtar’ın - Allah ona rahmet etsin-torunlarına sesleniyorum: Kaddafi maÄŸlub oldu. NATO, sizin gökyüzünüze ve denizinize ulaÅŸtı, topraklarınızın üzerine gelmek için hazırlanıyor, NATO için ne hazırladınız? NATO’nun nasıl oluÅŸtuÄŸunu unuttunuz mu? İtalya’yı ve iÅŸlediÄŸi suçları unuttunuz mu? Atalarınıza neler yaptı? Fransa’yı ve İslami MaÄŸrip ve eÅŸ-Åžam’a yaptıklarını unuttunuz mu? Britanyalıların kim olduklarını ve İslam Dünyasına, Filistinlilere yaptıkları eziyetleri unuttunuz mu? Amerika’yı ve İsrail’i nasıl kurduÄŸunu ve onu nasıl desteklediÄŸini unuttunuz mu? Ve Arap Yarımadası, Afganistan ve Irak'a neler yapıldığını? EÄŸer unutmadıysanız, onlar için ne hazırladınız? Bu Batı ittifakı laik bir Haçlı ruhu ve Siyonistler tarafından yönlendirilen materyalist bir kuvvettir. Bu kuvvetin karşısında Müslüman ve mücahitleri destekleyen, İslami birleÅŸmeyi arzulayan, vela ve bera akidesini yeniden canlandıran, Åžeriatla yöneten, ilahi bir doktrini olan Müslüman gücü dışında hiçbir ÅŸey duramaz.

"Libyanın onurlu insanları, Kaddafi'ye karşı sözde uluslararası meÅŸruiyet kararları sizi aldatmasın. Uluslararası meÅŸruiyet Filistin’i bölen ve İsrail’e kitle imha silahlarını kullanma hakkı verip diÄŸer ülkelere yasaklayan ÅŸeydir. Bosnadaki Müslümanları koruma görevini bırakmaktır, Sırpların Srebreniska'da 7.000 müslümanın öldürülmesini tepki vermeden seyretmektir, Sırplar, Sırbistan ve Rusya'dan tam bir destek alırken, Bosna'ya yaptırım uygulamak ve silah almasını yasaklamaktır. Uluslararası kamuoyu Somali’de 13.000 Müslümanı kurtarma kisvesi altında öldürdü, doÄŸu Timur ve Güney Sudan'da bu ülkeleri bölecek uygulamaları yürürlüÄŸe sokarken, kaderlerini tayin etmek için KeÅŸmir ve Çeçen haklarını ortadan kaldırdı. Uluslararası meÅŸruiyet Irak’a yaptırım için iÅŸbirliÄŸi yapan, orada 1.000.000 çocuÄŸu öldüren ve sonra Amerika ve NATO’nun Afganistan’ı iÅŸgalini koordine eden ve kendi yolsuzluÄŸuna kendisi tanıklık eden bir iÅŸbirlikçi hükümet kuran güçtür.

“Sonra, o haçlıların Irakı iÅŸgalini onayladı, haklı çıkardı ve yetkilendirdi, ve bu, her anlamda İsrail'i tanıması için Filistin'deki insanımıza baskı yaptı. Bu gerçekte batıyı ve Avrupa’yı ekonomik krizlerinde kurtarmak için sizin petrolünüze göz koyan, size yardım edeceÄŸini iddia eden uluslar arası meÅŸruiyettir, peki bunun için ne hazırladınız?

Bu, size terörizm bahanesi altında haçlıların İslamla savaşını engaje etmek isteyen uluslararası bir meÅŸruiyettir. o sizden insan hakları bahanesi ile eÄŸitim müfredatınızı ve ÅŸeriat kurallarınızı deÄŸiÅŸtirme, uluslararası toplumlarla uyum bahanesi ile İsraille iliÅŸkilerinizi normalleÅŸtirme talebinde bulunur. Peki siz onlar için ne hazırladınız?

Hazırlanın, hazır olun, silah ve teçhizat da dahil olmak üzere güç araçlarını dikkate alın, böylece NATO diÅŸlerini gösterdiÄŸi zaman, "teslim olmayız, ya zafer kazanırız ya da ölürüz” diyenin oÄŸullarıyız deyin. Haçlı NATO’nun size bir felaketten baÅŸka bir felaket getirmesine, sizi baÅŸkalarına ezdirmesine, baÅŸkasına bağımlı yapmasına izin vermeyin. Åžehitlerinizin ve kurbanlarınızın kanlarının harcanmasına izin vermeyin."

Ey Müslüman mücahit Libya halkı, kurtuluÅŸ,özgürlük ve adalet anını bekleyerek 40 yıldan fazladır baskı altında yaÅŸadınız. Bu nedenle kimsenin sizi aldatmasına yada sizinle müzakerede bulunmasına yada özgürlüÄŸünüzü ve ÅŸerefinizi sizden çalmasına izin vermeyin; ki bu 40 yıldan beri sahip olduÄŸunuz en deÄŸerli nedendi.

"Ey Müslüman Mücahid Libya halkı: Kaddafi düÅŸtüÄŸünde, birçok fırka yönetimi almak için üÅŸüÅŸürler, bu yüzden kimin hayatının Kaddafi'nin hizmetinde geçtiÄŸinin ve kimin ona karşı isyan ettiÄŸinin farkında olun ve İslam, özgürlük ve adalet için kimin hayatını ve parasını kurban ettiÄŸini, vatanını terk ettiÄŸini, gençliÄŸini hapislerde geçirdiÄŸini hatırlayın. Ey Libya halkı; Ahmed Åževkinin Ömer Muhtar'ı hüzünlendiren ÅŸiirini hatırlayın.

Yemen'deki Halkımıza

"Yemendeki Halkımıza sesleniyorum: Sizi 30 yıldan beri yöneten, sapkınlığı topraklarınıza yayan, Yemen’i Amerika’nın ikmal üssüne çeviren zorbalar tarafından boÄŸuluyorsunuz. Bu yüzden aldatılmamak için çok dikkatli olun, Amerika temsilcisini bir baÅŸkasıyla deÄŸiÅŸtirir ve özgürlük ve demokrasi bahanesiyle yeni temsilcisini idareye getirir; dikkatli olun. Otorite-arayanlar ve bunun için mücadele edenlere karşı dikkatli olun; hayatlarını Yemenli zorbalara hizmet için harcayan ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet edenlere, Suud’un parasıyla besiye yatanlara dikkat edin.

Bugün onlar adaletsizliÄŸe karşı direnmeye ve ezilmiÅŸlere yardım etmeye geldik diyorlar. Tam tersine Yemen'in onurlu ve özgür mücahitlerine karşı Amerika’nın komutası ve iÅŸbirliÄŸi ile Amerika için savaşıyorlar.

Pakistan Halkına

 

"Ey Müslüman Pakistan halkı! Babalarınız ve dedeleriniz tehlikeler yaÅŸadı ve Hint yarımadasında Müslümanlara bir vatan kurulması saÄŸlanabilir umuduyla felaketlere dayandılar. Ama ne yazık ki, bu vatan, Amerikan-Haçlı iÅŸgali için bir temsilci hizmetine dönüÅŸtürüldü. Bu Amerika’ya bir avuç dolar ile ucuz bir fiyata ÅŸeref, haysiyet, onur ve kanınızı satmaktır. Neden paralı askerlerin ve rüÅŸvetçi siyasilerin yönetimine boyun eÄŸiyorsunuz? Neden onlara karşı isyan etmiyorsunuz?

"Etrafınıza bir bakınız. Afganistan’daki Mücahid kardeÅŸleriniz Haçlı ittifakı ve ikiyüzlü yardımcılarını yeniyorlar, Tunus , Libya, Mısır, Yemen ve Suriye'deki kardeÅŸleriniz adaletsiz, yozlaÅŸmış zalimlere karşı isyan etti, peki siz neden isyan etmiyorsunuz? Çevrenizdeki KardeÅŸleriniz baskıcı zorbaların saltanatını ezerken neden siz rezilliÄŸe, ihanete, hırsızlığa ve rüÅŸvetçiliÄŸe sessiz kalıyorsunuz? Neden gerçek adı Pakistan deÄŸil de “rüÅŸvetistan” olan Amerikan sömürgesini kabul ediyorsunuz? Amerika'nın kullanıldıktan sonra çorak topraklara fırlattığı İran Åžahı, MüÅŸerref, Zeynel Abidin ve Mübarek’e yaptıkları gibi Keyani ve Zerdari önderliÄŸindeki hırsızlar ve paralı asker ittifakının hizmetçileri olmayı neden kabul ediyorsunuz?

Tunus Halkına

Ey bağımlılığı reddeden, haksızlığa karşı ayaÄŸa kalkan Tunus’un sadık Müslüman halkı! Ey Tunus’un parlak yüzü! Müslümanlara karşı anlamsız bağırışlarla İslami ÅŸuuru engellemeye çalışan seçkin sınıfın karşısında durun. İsrail ile iliÅŸkileri normalleÅŸtirenleri çıkarın ve Tunus'ta Müslümanları ve Mücahitleri destekleyen bir İslam devleti kurun. Tunus’un özgür ve onurlu insanlarının, siyasi partiler kurarak yeniden sahneye dönen, halka karşı birleÅŸen, eski bozuk rejimin kurallarını geri getirmeye çalışan kesimlere karşı durması gerekir. Devrimin amaçlarına ulaÅŸması için kurulan yüksek komite bir hiledir ve saçmalıktır, çünkü önceki rejimin çoÄŸu suçluları ve savcıları sinsice bu komiteye sızmıştır. Bu komitenin nasıl kurulduÄŸu belli deÄŸildir, görüÅŸmeleri ve oylaması gizlidir ve bu kuru üzerinde Marksist ve solcu akımlar hâkimdir. Üyelerinin çoÄŸu İsrail’i birçok kez ziyaret etmiÅŸtir ve 40 üyenin yanı sıra komite baÅŸkanı bile bir katılımcının “İsrail Filistin’i iÅŸgal ettiÄŸi sürece Tunus İsrail’le normalleÅŸmeyi reddeder “cümlesinin yeni cumhuriyetin önsözünde yer alması teklifine karşı çıkmıştır.

"Tunus’un, özgür, onurlu ve gayretli Müslümanları Tunus’ta ÅŸeriatı yasamanın kaynağı yapana ve anayasa ve hukuka aykırı her türlü maddeyi reddedene kadar, Tunus’un İsraille olan iliÅŸkisini kesene kadar, onun terörizm savaşını durdurana kadar, Filistin, Irak, Afganistan ve her beldede Müslümanların haklarını destekleyene kadar, İslami ahlak ve deÄŸerleri koruyan bir rejim kurana kadar, direnmelidir. Müslümanlar Tunus’u ahlaksızlık ve zinadan arındırana kadar, iÅŸsiz, zayıf ve fakirlerin haklarını koruyana kadar, ve böylece asgari ücreti ve onurlu bir yaÅŸam için gerekli temel hizmetleri güvence altına alacak ve hırsızlık, soygun ve zimmete para geçirme gibi olaylara dur diyene kadar milleti birleÅŸtiren ve durdurmayacak olan destekleyici ve cesaret verici bir kampanyaya liderlik etmeliler."

Batı, Mahmut Abbas hükümetinin 1967 sınırlarına dayalı bir Filistin devleti teklifine çok katı dururken ve Obama da bu eylemin barışa zarar vereceÄŸini belirtirken, Güney Sudan Cumhuriyeti ilan edildiÄŸinde, BM genel sekreteri aynı gün Juba’da bunun birleÅŸmiÅŸ milletlere katılan en yeni ülke olduÄŸunu duyurdu. Ve burada, BM üyeliÄŸi için bir kelime dikkate alınmalıdır, BM üyeliÄŸi açıkça İsrail’i tanımak demektir çünkü BM, bünyesinde bulunan tüm ülkelerin güvenliÄŸine saygı duyma mecburiyeti uygular.

Anlamı: 6 Haziran 1967 savaşında İsrail tarafından iÅŸgal edilen Filistin’in toplam büyüklüÄŸünün dörtte birini temsil eden bölgelerin Filistin olarak sınırlandırılmasıdır.

Bu yüzden BM'ye katılan herkesi uyarıyorum; bu Filistin’i satmak ve İsrail'i tanımaktır, bu yüzden buna önce Allah'ın, sonra ümmetin ve tarihin huzurunda bir cevap hazırlamalıdırlar.”

Tek taraflı olarak Filistin devletinin ilanı yani 1967 öncesi sınırlara dayanan bir devlet ilan etmek Filistinlileri '67 öncesi İsrail'e teslim etmek, ondan kurtulma haklarını inkar etmek, süresiz olarak İsrail’in baskısı altında yaÅŸamak anlamına geliyor.

İşaret etmek istediÄŸim üçüncü olay mücahid imam Åžeyh Usame bin Ladin’in -Allahın rahmeti onun üzerine olsun-ÅŸehadetidir. Åžeyh Usame bin Ladin’in iki hedefi vardı. Biri genel, biri özeldi. Genel amacı, İslam ümmetini Cihada teÅŸvik etmekti ki bu, Allah'ın lütfu ile elde edilmiÅŸtir. Özel hedef olarak ise, Allah yolunda ÅŸehit olmaktı ve bu da oldu. Onu düÅŸündüÄŸümüzde Müslümanların düÅŸmanlarına -Amerika ve Rusya- merhamet etmeyen, direnen, hicret eden, malıyla ve canıyla cihadla dolu bir hayattan sonra, bu zamanın İslam'a en çok düÅŸmanlık edenlerinin –Amerika- elleriyle ÅŸehadete kavuÅŸtu. Böylece, onu elde ettiÄŸi ÅŸeyden dolayı tebrik ediyor ve Allah’tan O'nun davası için sunduÄŸu her ÅŸeyi ondan kabul etmesini ve onu ÅŸehadet derecesi ile ÅŸereflendirmesini ve onunla bizi birleÅŸtirmesini diliyoruz..

"Åžeyhin -Allah ona rahmet etsin- ÅŸehadeti cihada teÅŸvik eden son derece güçlü bir emsal oldu; çünkü Åžeyh yaÅŸamı boyunca bir model oldu ve sonra Allah onu İslam'ın en büyük düÅŸmanlarıyla mücadele ederken, en ÅŸerefli finalle ödüllendirildi. Bu nedenle o ölümünde de bir model oldu. Åžeyh, gençliÄŸinden bu yana, hayatın bütün zevk ve lüksünü arkasında bıraktı ve o her türlü pazarlığı reddetti. Åžeyh, Sudandayken bize özellikle danışma ve reform demeçlerinde bozuk Suudi hükümetine raÄŸmen iyiliÄŸi emrettiÄŸi ve kötülükten men ettiÄŸi için Suudi hükümetinin onun vatandaÅŸlığını çektiÄŸini ve parasını dondurduÄŸunu söyledi. O zamanlarda kral Fahd’dan kendisini öven bir demeç yayımlaması karşılığında vatandaÅŸlığının ve tüm parasının geri iade edileceÄŸi teklifi geldi. Allah ona rahmet etsin, o imtiyazı reddetti, kendini vatandaÅŸlık ve para üzerinde tuttu ve iyiliÄŸi emretmeye ve kötülükten men etmeye devam etti. "

"Åžeyh sadece yaÅŸamın zevklerini arkasında bırakmadı, aynı zamanda hayatını ülkelerimizde İslamın en büyük, kibirli düÅŸmanlarının ve yardımcılarının İslam'ın siperi olarak peÅŸine düÅŸen, savunan, sadık muhacir mücahid olarak adadı. Ve o, Ruslara ve Amerikalılara karşı asla yumuÅŸamadı ve Filistin ve İslam yurtlarından geri kalanlara saldıranlara karşı savunmacı bir kampanya baÅŸlattı. Ve cihad eden kardeÅŸlerine, Allah yolunda ÅŸehit olana kadar liderlik etmeye devam etti. Peki bu kahraman, asil, yüksek, yüce yaÅŸam modeli Müslümanlara ne sunabilir? O İmamın hayatı bir çok asil, onurlu anlamları canlandırdı ve Müslümanlar onu, onları savunan, aralarında yaÅŸayan, önlerinde yaÅŸayan bir model olarak temsil ettiÄŸini gördüler. Åžeyh hayatında olduÄŸu gibi Åžehit olduÄŸunda da Amerikaya, bir kiÅŸi veya bir grup veya bir mezheple yüz yüze olmadığını ama İslam'ın yükselen ümmetiyle karşı karşıya olduÄŸunu kanıtladı;çünkü ÅŸeyhin ÅŸehadetinden sonra Cihad yükseliyor ve arap devrimlerinin İslami yüzü netleÅŸiyor. "

"Amerika, kiÅŸilerin ya da grupların deÄŸil, aslında yükselen bir ümmetin karşısında durmaktadır. Amerika bunu fark edemiyor hatta kabul etmek istemiyor. Ben onun kibirli doÄŸasının onu sürekli kibirli olmaya iteceÄŸini ve gerçekleri reddedeceÄŸi için bunu kabul etmeyeceÄŸini bekliyorum. Ve bu –Allah bilir- belki de onun yenilgisi ve geri çekilmesi için bir neden olabilir. "

"Bahsetmek istediÄŸim dördüncü olaya gelince, Amerikalılar ve haçlı müttefikinin Afganistan'dan çekilmesi. Bu büyük bir olaydır ve sonuçları- Allah dilerse- bölgede ve hatta uluslararası politikada son derece etkili olacaktır ve beklenen sonuçları Rusya’nın Afganistan’dan çekilmesi sonuçlarından çok daha yüksek olacaktır. Amerika’nın Afganistan’da yenilgisi Allah’ın izniyle tüm Müslümanlar ve dünyadaki tüm zayıflar için bir örnek olacak. Özetle: Allah’ın İslam EmirliÄŸine layık gördüÄŸü ÅŸey, O'na sözünde kesinlik, saÄŸlamlık, sebat, ısrar ve korku veya tereddüt etmeden canını ve malını kurban etme vasıflarıdır. Bu “insanlık tarihinin en güçlü kuvveti” olarak adlandırılır ve her güce karşı durabilir.

"Tüm küstah güçler İslam EmirliÄŸi ile savaÅŸmak için birleÅŸti ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler Taliban'ı bir çete olarak kabul etti ve buna karşı planlar çizdi ve konferanslar düzenledi ve hatta mahkûmlar üzerinde uygulanan [uluslararası] sözleÅŸmeleri yasakladı. İslam emirliÄŸi, tüm bu saldırganlık ve entrikaların, çeÅŸitli ÅŸekil ve türdeki uluslararası küstahlığın karşısında en ileri teknolojiye karşı en basit silahlarla durdu. Ama Allah'ın gücü ve yardımı ile bütün bunları yendi ve cihad yolculuÄŸunda herhangi bir taviz veya gerileme olmadan direndi. Taliban İslam tarihinde övgü, sevgi dolu söz, zafer ve ÅŸeref kelimeleriyle anılacak, İslam ve cihad bayrağı altında eÅŸsiz bir cihad savaşı ile insanlarına önderlik edecektir. Taliban'ın direniÅŸi dünya direniÅŸ hareketleri tarihinde eÅŸi benzeri görülmemiÅŸ, dersler ve örnekler veren bir cihad savaşı olarak yerini alacaktır. Bu Allahın bir lütfudur, ve O kimi dilerse onu ödüllendirir "

 







 
İdlib'te Rejim Güçlerine Saldırı
Suriye'de silahlı muhaliflerin, İdlib kentinin denetimini ele geçirmek için "Fetih Ordusu" (Ceyş'ul-Fetih) adı altına birleşerek rejim güçlerine karşı saldırı başlattı.

En Çok Okunanlar