Mali'nin başkenti Bomako'da gerçekleştirilen otel baskını eylemini El Kaide'ye bağlılığı bulunan Murabitun Hareketi üstlenmişti. Tuareg ve Arap savaşçılardan oluşan Murabitun Hareketi, ülkede siyasal sistemin ve ekonominin Batı hegemonyası altında olduğunu ileri sürüyor ve bağımsız bir İslami devlet talebini dillendiriyor. BM'ye bağlı ve Fransız üst düzey askerlerin konakladığı bir merkez olan Radisson Oteli, bu anlamda özel olarak seçilmiş bir hedef olarak öne çıkıyor. 2013 yılında Fransa tarafından işgal edilen ülkede, yabancı askerlere karşı sıklıkla silahlı eylemler düzenleniyor.
Otel baskını eyleminde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Kuran okuyabilen rehinelerin serbest bırakılmasıydı. ABD'li ve Fransız özel kuvvetlerin rehine eylemine müdahale etmesi sonrası 30'a yakın rehine öldürülmüştü.
Murabitun Hareketi
Mali bölgesinde aktif olan “Murabitun Hareketi”, Batı Afrika’da faaliyet gösteren “Tevhid ve Cihad Cemaati” ile daha önce liderliğini Muhtar Belmuhtar’ın üstlendiği “Mülessimin Hareketi”ne bağlı savaşçılarının karışımından oluşmaktadır. Fransa hükümetinin Kuzey Afrika bölgesinde silahlı hareketlerin yok edilmesine ilişkin her türlü maddi ve lojistik desteğe hazır olduklarını belirten kararın ardından mezkur iki hareket birleştiklerini ilan etmişler, birleşme kararından sonra “Murabitun Hareketi” ismini kullanmaya başladıktan kısa bir müddet sonra El Kaide lideri Dr. Eymen ez Zevahiri’ye bağlılıklarını belirtmişlerdir.
Murabitun Hareketi, Amerika Birleşik Devletleri’nin yaklaşık 80 örgütün bulunduğu terör örgütü listesinde bulunduğu gibi Türkiye’de dahil 5 ülkenin daha terör listesinde yer almaktadır.
Tevhid ve Cihad Cemaati
Batı Afrika’da faaliyet gösteren "Tevhid ve Cihad Cemaati" hakkında gazetelerde yayınlanan raporlara bakıldığı takdirde hareketin ilk ortaya çıkması 2011 yılının olduğu saptanabilir. 2011 yılının ortalarından itibaren "Tevhid ve Cihad Cemaati", Kuzey Afrika bölgesinde yoğun operasyon çalışmaların sonucu olarak şöhreti yayılmıştır.

Batı Afrika Tevhid ve Cihad Cemaati
Cezair’de Liberte gazetesi, 2011 yılının Mayıs ayında "Tevhid ve Cihad Cemaati" hakkında şunları kaydetmektedir: “Tevhid ve Cihad Cemaati, Kuzey Mali bölgesinde en tehlikeli harekettir.” Yine Cezayir’de bulunan Vatan gazetesi şu ifadeleri kullanmıştır: “Tevhid ve Cihad Cemaati silah ve finans noktasında donanımlı bir harekettir. Kuzey Mali bölgesinde faaliyet yürüten en tehlikeli terörist grup.”
Cemaatin merkez olarak kullandığı bölgeler, Mali’nin rakımı en yüksek bölgeler olduğu bilinmektedir. Bazı raporlarda belirtildiğine göre Kuzey Mali’nin en uzak bölgelerinden Gao şehrine kadar yüksek rakımlı geniş sahra bölgeleri "Tevhid ve Cihad Cemaati"nin konuşlandığı bölgelerdir. Bu alanda birçok bölge tartışmasız hareketin denetimi altındadır.
Libya eski devlet başkanı Muammer Kaddafi’nin düşmesinden sonra Libya’dan gelen birçok silah "Tevhid ve Cihad Cemaati"nin eline geçmiştir.
Cezayir devleti ile birçok çatışma yaşayan cemaat, 2012 yılının Ağustos ayında Cezayir hükümeti tarafından içeriye alınan cemaate mensup kimseleri serbest bırakmadığı takdirde büyük intikam saldırıları ile Cezayir hükümetini tehdit etmiştir.
O sıralarda hareketin yetkili ismi olan Ebu Velid es Sahravi yaptığı bir açıklamasında şunları ifade etmektedir: “Bizler Cezayir hükümetine elimizde bulunan bazı rehinelere karşılık Cezayir’in güneyinde ordu kuvvetleri tarafından yakalanan savaşçılarımızı serbest bırakmalarını teklif ettik. Ancak Cezayir hükümeti bizim bu teklifimi reddetti.”

(Adnan Ebu Velid es Sahravi- Tevhid ve Cihad Cemaati'nin ve Murabitun Hareketi'nin tesis edilmesinde rolü vardır. Batı ve Mağrib ülkelerinin arananlar listesindedir. Geçtiğimiz Mayıs ayında IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi'ye bağlılığını sunmuştur.)
Ebu Velid es Sahravi tarafından yayınlanan bildiride serbest bırakılması istenen kişiler arasında örgütün yargı konsey başkanı, İslami Mağrib el Kaidesi genel meclis üyesi Abdurrahman Ebu İshak gibi önemli isimler bulunmaktaydı.
Tevhid ve Cihad Cemaati, o sıralarda Cezayir hükümetini Ebu İshak’ı serbest bırakması noktasında tehdit etmiş ve rehinelerin hayatlarını kurtarmaları için 5 gün gibi kısa bir mühlet vermişti. O sıralarda hareketin yanında birçok Cezayirli rehine bulunmaktaydı. Ebu Velid es Sahravi yaptığı açıklamasında, “Cezayirli yetkililerle sağduyulu bir şekilde anlaşma yapmaya çalıştık. Ancak Cezayir’de askeri sistem düşünceye kadar kardeşlerimizi savunmaya ve müdafaa etmeye devam edeceğiz” diyordu.
Gao şehrinde bulunan Cezayir konsolosluğunda 3 diplomatı beraberlerinde 4 arkadaşlarıyla beraber Nisan ayında kaçıran hareket, 2012 yılının Temmuz ortalarında serbest bıraktığını duyurmuştur. Gao şehrinde bulunan Cezayir konsolosluğunda kaçırılan 7 diplomatın serbest bırakılması karşılığında 15 milyon avro istedikleri iddialar arasındadır.
Tevhid ve Cihad Cemaatinin örgüt iskeleti
"Tevhid ve Cihad Cemaati"nin örgüt iskeleti, bazı verilerin belirttiğine göre Afrika’nın batısını merkez olarak kullanan hareketin geneli Mali ve Moritanya’lı savaşçılardan oluşmaktadır. El Kaide yapılanmasından ayrıldıklarını ilan etmeden önce bu bölgelerde El Kaide’nin vekilliğini yapmaktaydılar.
Örgütün özelliklerinden bir tanesi de örgütün baş yetkililerinin kim olduğunu açıkça ilan etmemeleri. Ancak örgüt hakkında yayınlanan bazı raporlarda Hamade Velid Hayru’nun örgüte liderlik yaptığı belirtilmektedir. Tabi bu, Cezayir kaynaklı bazı gazetelerin iddiasıdır. Ayrıca Ebu Velid es Sahravi’nin örgütün resmi sözcüsü ve Abdurrahman Ebu İshak’ın yargı konsey başkanı olduğu iddialar arasındadır.

Hamade Velid Hayru
Yine Sultan Velid Badi’nin, hareketten ayrılmadan önce hareketin önemli aktivistlerinden olduğu belirtilmektedir. Hareket içerisinden bazı liderler ile yaşadığı ihtilaflar neticesinde hareketten ayrılıp Ensarud Din cemaatine katıldığı ifade edilmektedir.

Sultan Velid Badi
"Tevhid ve Cihad Cemaati"nin fetva sorumluluğunu üstlenen kişinin aslen Moritanyalı olan Ebu Ka’ka künyeli Hamade Velid Muhammed el Hayri olduğu aktarılmaktadır. Ebu Ka’ka, İslami Mağrib el Kaidesi’nin içerisinde faaliyet yürüten tecrübeli Moritanyalı aktivistlerden biridir. El Kaide ile ilişkilerinden dolayı Moritanya hükümeti tarafından cezaevine atılmıştır. Ancak daha sonra cezaevinden kaçmayı başarmıştır.
Ahmet et Telmisi olarak bilinen Ahmet Velit Amir, "Tevhid ve Cihad Cemaati"nin önemli liderleri arasında olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda "Usame bin Ladin Tugayı"nın emiridir. Geçtiğim sene Fransa hükümeti, hava kuvvetlerinin hava saldırısı sonucu Ahmet et Telmisi’nin öldüğünü duyurmuştu. Ancak bu haber örgüt tarafından doğrulanmadı.

Ahmet et Telmisi
Tevhid ve Cihad Cemaatinin bazı eylemleri
2011 yılında "Tevhid ve Cihad Cemaati", Cezayir’de 4 İspanyalı ve 2 İtalyalı rehin aldı. Kaçırdıkları bu rehinelerin serbest bırakılması karşılığında değeri 30 milyon avro fidye talep ettiler.
2012 yılında Cezayir’in güneyinde yer alan Tamanrasset şehrinde bulunan Cezayir Ulusal Jandarma merkezine gerçekleştirilen canlı bomba eylemini "Tevhid ve Cihad Cemaati" üstlendi.
2013 yılında "Tevhid ve Cihad Cemaati" Cezayir hükümetine, yanlarında rehin olarak bulunan diplomatlara karşılık Cezayir’de hapishanede olan savaşçılarını serbest bırakması teklifinde bulundu.
2013 yılında "Tevhid ve Cihad Cemaati", Gao şehrinin güneyinde bulunan köprünün havaya uçurulma saldırısını üstlendi ve ağır silah kullandığını belirtti.

Tevhid ve Cihad cemaatinin önemli liderleri
1. Hamade Velid Hayru
2. Adnan Ebu Velid es Sahravi
3. Abdurrahman Ebu İshak
4. Ebu Musab Abdulvedud

Ebu Musab Abdulvedud
Mülessimin Hareketi
"Mülessimin Hareketi" Sahra bölgesinde El Kaide’ye bağlı en önemli silahlı hareketlerden biridir. Liderliğini Küresel Cihad Hareketi’nin önemli isimlerinden Muhtar Belmuhtar üstlenmiştir. Muhtar Belmuhtar Sahra bölgesinde El Kaide yapılanmasını temsil eden etkin isimlerin başında gelir.
Amerika Birleşik Devletleri, 2013 yılında "Mülessimin Hareketi"ni, yabancı terör örgütü listesine almıştır. "Mülessimin Hareketi", Nijerya ve Burkina Faso’ya sınır olan Mali’nin kuzeydoğusunda Gao bölgesinde faaliyet yürütmektedir.
"Mülessimin Hareketi" çatısı altında savaşan direnişçi sayıları bilinmemekle beraber El Kaide yapılanmasına bağlı olan gruplar içerisinde en çok savaşçı barındıran bir hareket olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca üyelerinin tamamı silahlanmış eğitimli kimselerdir.
Bazı raporlar Muhtar Belmuhtar’ın etkin davet çalışmaları sayesinde "Mülessimin Hareketi"ne birçok direnişçi topladığını aktarmaktadır. Ayrıca bazı yerel cemaatlerde hareketi desteklemiştir.

Muhtar Belmuhtar
Ebu’l Abbas Halid künyeli Muhtar bin Muhammed Belmuhtar, 1972 yılında Cezayir’in Gardaya şehrinde dünyaya geldi. Sahra bölgesinde "Cemaatul İslamiyye Musallehe" "Cemaatul Selefiyye Li Dava ve'l Kital" gruplarının lideri, İslami Mağrip bölgesinde El Kaide’ye bağlı "Mülessimin Hareketi"nin emiri ve "Kanlarıyla İmza Atanlar" hareketinin kurucusudur.
Cezayir’de Büyük Sahra'nın kuzeyinde ve Mzab Nehrinin sol kıyısında yer alan Gardaya şehrinde yetişti. Eğitimini bir süre devam ettirdikten sonra camilere bağlanan Belmuhtar, camilerde islami derslere katılmaya başladı. Camilerde islami eğitim alan Belmuhtar’ın devamlı Afgan cihadını takip ettiği aktarılmaktadır. Bir süre sonra Afganistan’a hicret etmekten ve oralarda cihad etmekten başka bir şey düşünmediği belirtilmektedir.
Bazı kimseler gerçek isminin Halid Ebu’l Abbas olduğunu iddia etmektedir. Genç yaşlarda katıldığı Afgan cihadında bir gözünü kaybetmiştir.
Afganistan’da savaş sona erdikten sonra Cezayir’e dönmüştür. Cezayir hükümetine karşı bir çok saldırı gerçekleştiren "Cemaatul İslamiyye Musallehe" grubuna katılmıştır. Cezayir hükümeti, 2007 yılında gümrük görevlilerinden öldürülen 10 Cezayirlinin ölümünde parmağı olduğu iddiasıyla giyabi müebbet hapis cezası vermiştir.

Muhtar Belmuhtar
Amerika Dışişleri, Muhtar Belmuhtar hakkında kesin bilgi getirene 5 milyon dolar vereceğini ilan etmiştir.
Cezayir’in doğusuna yerleştikten sonra Doğu Cezayir bölgesinde silahlı cemaatlerin emiri Ebu Musab Huşeyr’in yanında 6 ay kalmıştır. Sonra doğduğu yere dönen Muhtar Belmuhtar, "Şehadet Hareketi"nin ilk tohumunu bazı gençlerle beraber atmıştır. "Şehadet Hareketi", daha sonra bütün sahra ve sahil bölgesine yayılmış, gerek Cezayirli hedefler olsun gerekse yabancı hedefler olsun birçok askeri operasyonlara imza atmışlardır.
Cemal Zeytuni cemaatinin emiri Ebu Abdurrahman Emin’in öldürülmesinden sonra Sahra bölgesinde emir olarak seçilmiştir.
1997 yılında Ben Talha, Ar Rayis ve Beni Messous gibi bölgelerde sivillere yönelik işlenen katliamlarla hiçbir ilişkisinin olmadığını açıklamıştır. O sıralar "Beyan ve Tebrie" adlı bir bildiri yayınlayarak bu katliamları işleyen kimselerin Tekfir ve Hicre grubu olduğunu belirtmiştir.
1998 yılında “Cemaatul Selefiyye Li Dava ve’l Kital” adlı hareketin kurulduğunu ilan etmiştir. Bu hareketin 2007 yılında İslami Mağrip El Kaidesi’ne bağlılığını bildirdiği bilinmektedir.
Daha sonra en aktif cihatçıları bir araya getirerek fedailerden oluşan bir hareket kurmuştur. Bu hareketin ismini "Kanlarıyla İmza Atanlar" koyarak bütün bölgelerden gençleri bu harekete katılması için davet etmiştir.
Geçtiğimiz Haziran ayında Amerika tarafından Libya'da düzenlenen hava saldırılarında Muhtar Belmuhtar hedef alınmıştı. Pentagon yetkilileri yaptığı açıklamalarında Belmuhtar’ın hedef alındığı saldırıların amacına ulaştığı noktasında kesin bir bilgi olmadığını söylemişlerdi.
Libya hükümeti, Amerika tarafından gerçekleştirilen hava saldırıları sonucu Belmuhtar’ın öldüğünü iddia etmişti. Aynı şekilde bölgenin doğusunda terör faaliyetleri gösteren Libyalı bir grubun Belmuhtar ile beraber öldüğü açıklamasında bulunmuştu.
Ensar eş Şeria grubu ise bir bildiri yayınlayarak Cezayir asıllı lider Muhtar Belmuhtar'ın ölüm haberlerini yalanladı. Ensar eş Şeria grubunun öldürülen 7 savaşçısının isminin bulunduğu bildiride Muhtar Belmuhtar'ın ismi yer almıyordu. Ensar eş Şeria "Bu bildiride zikrettiğimiz isimlerden başka bir kimsenin ölmediğini belirtiyoruz" açıklamasında bulunmuştu.
Muhtar Belmuhtar’ın bazı eylemleri
2005 yılında Moritanya Tiris Zemmour vilayetinde bulunan askeri kışlaya saldırı düzenlemiştir. Belmuhtar tarafından organize edilen saldırıda kışlada 18 Moritanyalı asker hayatını kaybetmiştir.
2006 yılında eş Şebube mıntıkasında gümrük görevlilerine pusu kurmuştur. 13 gümrük görevlisi hayatını kaybederken 8’i yaralanmıştır.
2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri için çalışan iki Kanadalı diplomat kaçırmıştır.
2013 yılında Cezayir doğalgaz tesisine düzenlenen, 800 kişinin esir alındığı ve aralarında ABD’li vatandaşların da bulunduğu 10 faklı ülkeden 38 kişinin ölümüne neden olan saldırının yöneticiliğini yapmıştır. Bu saldırıyı "Kanlarıyla İmza Atanlar" grubundan 40 kişi ile yaptığı bilinmektedir.

2013 yılında "Kanlarıyla İmza Atanlar" hareketi Batı Afrika "Tevhid ve Cihad Cemaati" ile beraber Kuzey Nijer bölgesinin en büyük şehri Agadez’de bulunan askeri kışlaya ve Fransız Uranyumşirketine eş zamanlı saldırı düzenlemiştir. Saldırı sonucu 23 kişi hayatını kaybetmiş ve birçok kişi yaralanmıştır.
Kanlarıyla İmza Atanlar Hareketi
"Kanlarıyla İmza Atanlar" hareketinin kuruluşu 2012 yılında hareketin lideri Muhtar Belmuhtar tarafından ilan edildi. O sıralarda hareketin kurulma amacının Kuzey Mali bölgesinde silahlı cemaatlere karşı savaşa ortaklık edenleri cezalandırmak olduğu ifade edilmişti.

Muhtar Belmuhtar yeni bir hareketin kurulduğunu belirttiği bildiride bölge devletlerine seslenerek şu ifadeleri kullanmıştır: “Bütün kuvvetimizle karşılık vereceğiz. Bizler vaat ettik, sizin merkezlerinizi hedef alacağız. Topraklarınızda yaranın ne demek olduğunu tadacaksınız. Bütün çıkarlarınızı hedef alacağız.”
Murabitun Hareketinin kuruluşu
"Kanlarıyla İmza Atanlar" hareketi bazı El Kaide liderleriyle yaşadığı ihtilaflar sebebiyle, bir dönem El Kaide yapılanmasından bağlarını koparmıştır. El Kaide ile bağlarını koparan hareket, Batı Afrika "Tevhid ve Cihad Cemaati" ile birleşmiştir.
Güvenlik Konseyi’nin Mali’ye askeri müdahale kararından sonra Belmuhtar’ın liderliğini yaptığı "Kanlarıyla İmza Atanlar" grubu ve Batı Afrika "Tevhid ve Cihad Cemaati" 21 Ağustos 2013 tarihinde safları birleştirme kararı alıp, "Murabitun" adında yeni hareketi ilan etmişlerdir. "Murabitun Hareketi" adını taşıyan bu yeni hareket, El Kaide lideri Dr. Eymen ez Zevahiri’ye veAfganistan İslam Emirliği’ne bağlılıklarını bildirmişlerdir.
Murabitun Hareketi ve IŞİD
Murabitun Hareketi’nin önemli isimlerinden biri olan Ebu Velid es Sahravi, aylar öncesinde bir ses kaydı yayınlayarak "Murabitun Hareketi" adına IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’ye bağlılığını sunmuştu. Ancak hareketin Şura konseyi, yetkililerle istişare etmeden açıklama yapan Ebu Velid es Sahravi’’nin hareket adına yaptığı biati yalanlamış ve Ebu Velid es Sahravi’yi emirlikten azl etmişti.
Ebu Velid es Sahravi’nin IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’ye bağlılık açıklamasından sonra Murabitun Hareketi resmi bir bildiri yayınlamıştır. Hareket tarafından yayınlanan resmi bildiride Ebu Velid es Sahravi azl edilmiş ve yeni emir Muhtar Belmuhtar seçilmiştir.
Ayrıca “Bağdadi devletinin ve destekçilerinin bugüne kadar yaptıkları şeriate muhalif olan şeylerden tamamıyla beriyiz. Onlar müslümanların saflarını böldüler ve masum müslüman kanını dökmekten hiç çekinmediler.” denilen bildiride Murabitun Hareketi, liderliğini Dr. Eymen ez Zevahiri’nin yaptığı El Kaide yapılanmasına bağlılıklarını yenilemişlerdir.
Ebul Velid’in açıklamasından iki gün sonra Belmuhtar; Bağdadi’ye yapılan biatların “örgütün, şura şartlarını ve ahitlerini” bağlamadığını, ayrıca bunun örgütün ahlak ve yönteminin belirlendiği “kuruluş beyanına” tamamıyla zıt olduğu açıklamasında bulunmuştur.
21 Temmuz 2015 tarihinde "Murabitun Hareketi"nin Şura Konseyi, hareketin yöntem ve politikalarını belirleyici 6 maddelik bir manifesto yayınlandı. Yayınlanan manifestoda IŞİD yapılanması tevbeye davet edildi.
IŞİD hakkında şu ifadeler kullanıldı: “Masum kanın dökülmesi ve Allah yolunda savaşan direnişçilerin saflarının ayrılması gibi şeriate muhalif fiillerin ve içtihatların sadır olduğu Bağdadi cemaatinin ve liderlerinin yaptıklarından Allah’a sığınırız. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Dünyanın yok olup gitmesi Allah nezdinde tek bir müslümanın katledilmesinden daha ehvendir.”
Murabitun Hareketi'nin 6 maddelik manifestosu:

Kaynak: İncanews