Günün Haberleri | 7 Gün Haberler | Sitene Ekle | XML Sitemap | Künye | |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

18:36, 10 Eylül 2014 Çarşamba


Türkiyeli İslamcılardan ortak bildiri

Daha önce Hükümet-Cemaat tartışmasında Erdoğan'dan yana açık tavır almalarıyla öne çıkan çeşitli İslami STK'lar IŞİD'e karşı yaılması beklenen saldırılarda Türkiye'nin rol almaması çağrısı yaptılar




Sivil Dayanışma Platformu adıyla biline STK koalisyonu "Erdoğan'ı destekleyen Sağlam İrade" kampanyası ile biliniyor.

İşte SDP'nin açıklaması:

Kamuoyunun dikkatine!

Hepimizin bildiği üzere ABD, 8 Ağustos 2014 tarihinden itibaren IŞİD’e yönelik havadan operasyon yapmaktadır. Basına yansıdığı kadarıyla gelinen noktada havadan yapılan operasyonlarla sonuç alamayacağını gördüğü için de yeni bir strateji planı açıklayarak “uluslararası koalisyon” kurmak istediğini deklare etmiş ve Türkiye’yi de bu koalisyonda görmek istediğini belirtmiştir.

Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla bu operasyonların asker göndermekten ziyade şu anda IŞİD’le savaşan yerel güçlere silah, mühimmat, lojistik ve hava desteği şeklinde olacağı ifade edilmektedir. Bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti hükümetine koalisyonda yer alması için baskı yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bize göre bu yaklaşım bütünüyle sorunun anlaşılamadığını göstermektedir ve sorunun çözümü yerine daha da derinleşmesine zemin oluşturacaktır.

IŞİD sorunun sebebi değil, sonucudur.

IŞİD, ekte somut verilerle ortaya konulduğu üzere 2003’ten 2011’e kadar uluslararası koalisyonun Irak’ı işgali neticesinde her geçen gün artarak devam eden zalimane uygulamaların ortaya çıkardığı bir gerçekliktir. Özellikle Iraklı Sünni kesimlere dönük ağır baskı, işkence, tecavüz, katliamlar ve milyonlarca insanın mağdur edilmesi yetmiyormuş gibi Irak gerçekliğini yansıtmayan, etnisiteye ve mezhepçiliğe dayalı bir bölünme anayasası ve sonrasında ABD güdümündeki Maliki yönetiminin telafi edilemez büyük hataları, maalesef böylesi bir tepkiye sebep olmuştur. Bağdat gibi açık tarih müzesi olan bir İslam şehrinin talan edilmesi, Şiileştirme politikaları, Sünni kesimlerin yok sayılması, dışlanması, şiddet, baskı, tecavüz ve mağduriyetlere maruz bırakılması IŞİD gibi bir sonucu ortaya çıkarmıştır.

Keza aynı şekilde Suriye halkının haklı, meşru taleplerinin Suriye yönetiminin mezhepçi yaklaşımlarıyla boğulmak istenmesi; Mısır’da meşru seçimlerle iktidara gelen İhvan’ın ve Mısır halkının meşru, demokratik taleplerinin, darbe, şiddet ve kanla bastırılması; Gazze’de seçimle iş başına gelen meşru Hamas yönetiminin gayr-i meşru sayılmak istenmesi; Libya, Yemen, Tunus gibi ülkelerde demokratik sistemlerin inşa edilmesine karşı kurulan komplolar ve uluslararası kamuoyunun bütün bu yaşananlara seyirci kalması maalesef IŞİD gibi tepkisel bir anlayışın oluşumuna sebebiyet vermektedir.

Uluslararası camianın ayrımcı ve özellikle mutedil Sünni kesimlere dönük çifte standartlı yaklaşımları, halkların meşru taleplerinin zorla ve şiddetle bastırılmasına adeta ortak olunması, bölgeyi ve tüm insanlığı böylesi bir tabloyla karşı karşıya getirmektedir.

Şimdi sanki bütün bunlar yaşanmamış gibi çıkıp sonuç üzerinden ve sebepleri görmezden gelerek, palyatif tedbirler düşünmek ve bu sözümona çözüm önerileri içerisine Türkiye’yi çekmeye çalışmak kabul edilemez bir durumdur.

“Uluslararası Koalisyon Projesi”, bölgedeki Müslümanları birbirine kırdırma projesidir.

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, son üç yıldır bütün bunları öngörerek müslümanların terörize edilmesi ve hak talep eden çoğunlukların radikalleştirilmesi süreçleri konusunda uluslararası camiayı uyarmakta ve bölge halklarının haklı feryadının sesi olarak uluslararası camianın vicdanına seslenmektedir. Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye’nin bu girdaba çekilmesi kesinlikle doğru değildir ve buna müsaade edilmemelidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylaş
  •   
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Mail Gönder




En Çok Okunanlar