Beşar Esad tuzağa mı düşürülüyor?
İngiltere basınında öne çıkan haberlerin arasında Suriye’ye ilişkin gelişmeler de var.
Gazetelerde, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ve ardından Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’un Şam yönetimine ‘kimyasal silahları uluslararası denetime açmaları ve daha sonra imha etmeleri’ tıklayınyönündeki çağrılarına ilişkin yorumlar yer alıyor.
Guardian gazetesinin deneyimli muhabirlerinden Julian Borger’in kaleme aldığı analizde, “Rusya Suriye’yi silahsızlanmaya itebilir mi?” sorusuna yanıt aranıyor.
Borger, “Rusya Suriye’yi kimyasal silahları teslim etmeye ikna ederse, bu doğrudan bir ABD askeri müdahale tehdidini en azından birkaç ay ertemiş olur. Ama aynı zamanda Şam’ı yeni bir uluslararası yükümlülük tuzağına düşürüp, kuralları ihlal etmesi durumunda dışarıdan müdahale ihtimalini güçlendirmiş olur” yorumunu yapıyor.
Süreç işlerken Obama’nın Suriye’ye yönelik askeri müdahalede bulunması ihtimalinin siyasi açıdan hem ülke içinde hem de ülke dışında çok güç olacağını belirten yazar, “Diğer yandan, her geçen gün Suriye’nin yasal yükümlülükleri de derinleşebilir” diyor.
Guardian yazarı Julian Borger, “Suriye ciddiyse, Beşar Esad’ın ilk adımı Kimyasal Silahlar Sözleşmesini imzalamayı kabul etmek olabilir… Sözleşme bağlayıcı olduğunda da her tür kimyasal madde veya silah kullanımı yasadışı olacaktır, ülke de kuralları ihlal etmekle suçlandığı andan itibaren 24 saat içinde acil denetim başvurusunda bulunmalıdır” diye ekliyor.
Yazıda, daha önce Arnavutluk, Hindistan, ABD, Rusya, Japonya, Libya ve Güney Kore olduğu tahmin edilen ama açıklanmayan bir ülkenin daha önce kimyasal silahları imha ettiği veya imha etme sürecinde olduğu hatırlatılıyor.
'Kerry, Batı'yı küçük düşürdü'
Times gazetesi diplomasi editörü Roger Boyes ise Kerry’nin Şam’a yaptığı teklifi eleştirip ‘Batı’nın küçük düşürülebileceği’ yorumunu yapıyor.
Kerry’nin, Şam’a ‘kimyasal silahları teslim etmesi’ yönündeki çağrısını eleştiren Boyes, “ABD ve Rusya arasındaki büyük Ortadoğu satrancında John Kerry, Devlet Başkanı Esad’a yardım eli uzatabilecek stratejik bir hata yaptı” diyor.
Rusya’nın da bu çağrıya destek vermesini Boyes şu sözlerle yorumluyor:
“Moskova’nın ABD saldırısını geciktirmek için bir yol bulduğu, Ortadoğu’daki konumunu güçlendirmek ve Avrupa kamuoyunu ayrıştırmak için açıkça ortaya çıktı.”
“Moskova, Ortadoğu’da kalan tek müttefikinin diktatörülüğünü uzatmak için bu ciddi meseleyi kendine yonttu ve yoğun diplomasiyle geçen yaz döneminden yorgun düştüğü açıkça görülen Kerry ise buna izin verdi.”
İngiltere'de Asyalılara ve Müslümanlara taciz
Guardian gazetesi, İnglitere’de tacize uğrayan kız çocuklarıyla ilgili Müslüman Kadınlar Grubu’nun yayımladığı bir raporu sayfalarına taşıyor.
Rapora göre, ülkede Müslüman ve Asyalı kız çocuklarının ailelerinden ve çevrelerinden çekindikleri, korktukları ve 2inandırıcı olmayacakları’ için taciz ve tecavüz olaylarını anlatmadıklarını, bu nedenle sosyal güvenlik yetkilileri ve polis birimleri daha çok ‘beyaz kurbanların vakalarıyla’ ilgileniyor.
Asyalı kız çocukları için, “taciz çetelerinin görünmeyen kurbanları” ifadesini kullanan raporda, çetelerin daha çok ailelerine anlatmayacaklarını tahmin ettikleri kız çocuklarını istismar ettiği belirtiliyor.
İngiltere’de kız çocuklarına tacizde bulunan çetelerin çoğunluğunun ‘beyaz’ olduğu belirtiliyor. Ancak Afgan çetelerinin yine genç Afgan kızlara tacizde bulunduğu ve Müslümanların ise daha muhafazakâr yaşayan Sih’leri hedef altığı ifade ediliyor.