
Amerika'nın Asya Stratejisi Çin Engeline Takıldı
Amerika 2013 yılında askeri, diplomatik ve ekonomik kaynaklarını Asya'ya doğru kaydırma yolunda adımlar attı. Ancak bu politika, müttefikler arasındaki çekişmeler ve Çin'in bölgede giderek artan hak iddiaları nedeniyle aksadı. Çin Savunma Bakanlığı, Doğu Çin Denizi'nde Japonya ile ada sorunu yaşanan bölgenin üzerinde bir hava savunma sahası kurduğunu, hava savunma sahasının korunması için gerekirse askeri uçakların devreye girebileceğini açıkladı.
Başkan yardımcısı Joe Biden'in Aralık'taki Kuzeydoğu Asya gezisi Amerika'nın müttefikleri Japonya ve Güney Kore'ye bölgeye daha fazla ağırlık vereceği yolunda güvence tazelemeyi amaçlıyordu. Ancak Çin'in Doğu Çin Denizi'nde tartışmalı bölgelerle örtüşen bölgeyi hava savunma sahası ilan etmesi görüşmelerde başlıca konu oldu. Biden Çin'e tepki gösterdi: ''Başkan adına şunu açıkça söylüyorum. Biz bu kararı tanımıyoruz. Bu hiçbir şekilde Amerika'nın askeri operasyonlarını etkilemez. Etkisi sıfır olur. Çin'den gerginlikleri ve olayları tırmandırma riskini arttıran adımlar atmaktan kaçınmasını bekliyoruz.''
Joe Biden'in heyetinde yer alan bir üst düzey yetkili ise ABD yönetiminin Çin hava savunma sahasına ilişkin uyarıları dikkate almaksızın uçuşlarına devam edecek'' dedi. Japonya, Güney Kore ve Amerika bölgede meydan okurcasına askeri uçak uçururken Güney Kore de savunma sahasını Çin'inkiyle örtüşecek şekilde genişletti. Çin'in oluşturduğu hava savunma sahası Güney Kore ile Tayvan arasındaki bölgenin önemli bir kısmını kapsıyor. Uluslararası Kriz Grubu'ndan Dan Pinkston genişletilmiş hava savunma sahasının uçaklar için tehlike oluşturduğu görüşünün abartılı olduğunu öne sürüyor: ''Çin'in uçaklara müdahalesi hiçbir şekilde çıkarlarına uygun düşmez. Elbette, sivil ya da askeri uçaklar için sorun var. Sanırım Çin şimdi Doğu Çin Denizi'ndeki tartışmalı adalar çevresinde uçan yabancı uçakları durdurma ya da düşmanca müdahale için yasal yetkisi olduğunu iddia edecektir. Ama mevcut durumu tırmandırma ve düşmanca bir eylem içine girmeyi istemeyecektir. Şu sırada bunu yapacaklarını sanmıyorum.''
Çin askeri hak iddiaları çerçevesinde Brunei, Malezya, Filipinler, Tayvan ve Vietnam ile bölgesel uyuşmazlığa düştüğü Güney Çin Denizi'ne uçak gemisi göndererek tatbikat yaptı. Biden'in ziyareti sırasında uçak gemisine eşlik eden bir Çin bir Çin savaş gemisi, bir Amerikan füze kruvazörünün yoluna çıkarak Amerikan gemisini çarpışmamak için rota değiştirmeye zorladı. Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Chuck Hagel, Çin gemisinin USS Cowpens isimli Amerikan gemisinin yolunu kestiğini belirterek, durumu tahrik edici olarak nitelendirdi. Güney Çin Denizi'ndeki bu olayın 2009'dan beri en ciddi Çin Amerika karşılaşması olduğu belirtiliyor. Hagel, ''böyle tahrik edici şeyler, iyi hesaplanmayan sonuçları ortaya çıkarabilir'' dedi.
Amerika müttefiği Japonya için bölgede iki bombardıman uçağını uçurdu. Çin, yeni ilan ettiği hava savunma sahasında B-52 tipi iki uzun menzilli Amerikan bombardıman uçağının uçmasını soğukkanlılıkla karşıladı. Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Gen Yansheng, uçakların takip ve teşhis edildiğini açıkladı. Çin'in Japonya ile tartışmalı takımadalar bölgesinde kurduğu yeni hava savunma sahasından uçaklarını geçiren ABD, B-52 tipi bombardıman uçaklarının uçuşunu önceden planlanan rutin bir tatbikatın parçası olduğunu açıkladı. Silah taşımayan uçakların, Guam'daki Amerikan üssünden havalanıp, sorunlu bölgedeki adalara iniş yaptığı bildirildi.
Çin yeni savunma sahası ile bölgeden geçecek uçaklar için uçuş bilgisi gönderilmesini kararlaştırdı. Hava savunma sahasından geçecek tüm devletlerin önceden uçuş bilgilerini ulaştırması talep ediliyor. Çin Savunma Bakanlığı, hava savunma sahasının olası hava saldırılarını önlemek amacıyla oluşturulduğunu açıklamış, Japonya ise tartışmalı adalar bölgesini kapsayan Çin'in yeni hava sahasını tanımadığını duyurmuştu. Kookmin Üniversitesi'nden Profesör Park Hwee Rhak, Çin'in bu tür girişimlerini önlemek için, Seul-Tokyo ilişkilerinin düzeltilmesi çağrısında bulunuyor: ''Mevcut durumda tehdidi Güney Kore-Amerika ve Amerikan-Japon ittifaklarıyla ayrı ayrı karşılamak güç. Bu yüzden Güney Kore-Japonya ilişkilerinin güçlendirilmesi ve Amerika'nın daha aktif çaba harcaması gerekiyor. Başkan Obama'nın bundan sonraki ziyaretinde Güney Kore ile Japonya arasında daha yakın ilişki kurulmasına ağırlık vermesi çok iyi olur.''
Japonya Başbakanı Shinzo Abe Aralık ayında Kore dışında diğer komşularıyla da ilişkilerini güçlendirmek amacıyla Güneydoğu Asya ülkeleri Birliği toplantısına ev sahipliği yaptı. Komşu ülkeler, Japonya'yı, sömürgecilik geçmişi ve ikinci Dünya Savaşı saldırganlıklarını temiz çıkarmaya çalışmakla suçluyor. Toplantı sonrası yayınlanan ortak bildiride serbest deniz ve hava ulaşımının önemi vurgulanarak Çin ile ilgili kaygılara üstü kapalı değinildi. Japonya ayrıca, gelecek beş yıl içinde gelişmiş askeri silah sistemleri için 230 milyar dolar harcama yapacağını açıkladı. Karar doğrultusunda Japonya, insansız hava uçakları, uçak ve helikopter ve amfibik arazi araçları alacak. Yaklaşık 10 yıl devam eden kesintilerin ardından Japonya, Ocak'ta ilk kez savunma bütçesini artırmıştı. Ordunun faaliyetleri, 2. Dünya Savaşı'dan sonra hazırlanan anayasanın sıkı gözetimi altında.
ABD Savunma Bakanı Chuk Hagel de adalar grubunun savunmasının ABD ile Japonya arasındaki güvenlik anlaşmasının bir parçası olduğuna dikkat çekti, bölgeye olası bir saldırıda, ABD'nin Tokyo yönetimine destek vereceğini kaydetti.
Çin kararından geri adım atmıyor
ABD Savunma Bakanı Biden, tüm çabalarına rağmen Çin'i hava savunma sahasını kapatmak konusunda ikna edemedi. Biden, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı 5 saat süren görüşmede, taraflara karşılıklı güven çağrısı yaptı. Çin yönetimi ise Japonya ile ada sorunu yaşadığı Doğu Çin Denizi'ndeki hava savunma sahasının 'meşru müdafaa' kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hong Lei, hava savunma sahas kurmanın, Çin'in egemenlik hakkı olduğunu ifade etti. Çin Savunma Bakanlığı da ABD ve Japonya'dan Çin'in saha içi koyduğu kurallara uygun davranılmasını istedi. Bakanlık sözcüsü, Pekin'in hava sahasını etkiin bir şekilde koruyabilecek durumda olduğu uyarısında bulundu. Çin lideri Şi daha sonra basına yaptığı açıklamada, Asya'da ''derin ve karmaşık değişimler'' yaşandığını ve ''bir bütün olarak dünyanın huzurlu bir yer olmadığını'' ifade etti. Şi, ABD ve Çin açısından ''gelişkin bir diyalog ve işbirliğinin tek doğru yol'' olduğunu söyledi.
Biden'den genç nesle ''sorgulayın'' çağrısı
Joe Biden, Pekin ziyareti sırasında genç nesle, Pekin yönetimine ve hatta öğretmenlerine karşı meydan okuma çağrısı yaptı. Temasları sırasında Pekin'deki ABD Büyükelçiliği'ni ziyaret eden Biden, ABD vizesi başvurusu yapan bir gruba vizelerini takdim ederken, ABD'de mevcut durumu sorgulayan çocukların ödüllendirildiklerini söyledi. Doğu Çin Denizi'nde hava savunma ve tanımlama sahası, Çin ve Japonya'nın ihtilaflı olduğu Diaoyü adaları ile Güney Kore'nin de hak ettiği kayalıkları içine alıyor. Bölgede gerilimin devam etmesi durumunda, Soğuk Savaş Dönemi'nde ABD ile Sovyetler Birliği arasındakine benzer hava sahası gerilimlerinin meydana gelmesinden endişe ediliyor.
Öte yandan, sanki bu gelişmelerin hiç biri yaşanmamış gibi, Çin ve ABD, ekonomik açıdan tuhaf bir şekilde birbirine bağlı durumda. 2013 yılında dünya genelinde yaşanan para ve ticaret savaşları bu iki ülkeyi birbirlerinin en büyük ticaret ortakları olmaları yolunda olumsuz anlamda hiç de etkilemedi. Bu eğilimin yeni yılda da hızlanacağı konusunda ciddi beklentiler söz konusu. Ancak bununla birlikte, söz konusu olumlu eğilimin, her iki tarafın eskeri hırsların oluşturacağı atmosfer dolayısı ile hassas bir kırmızı çizgi üzerinde olacağı da net bir gerçek.
Çin'in en büyük finansal kaynak aktarımı ve yatırımları ABD'ye yönelmiş durumda. Bu yatırımlar, daha sonra üretimde kullanılacak gelişmiş teknolojiler olarak ABD'den Çin'e geri dönmekte. Bu ekonomik döngü, Çin açısından en büyük yarar unsuru. Buna ek olarak, Çinli teknik personel ve kadrolarının ABD'de eğitim görüp hazırlandıklarını da ayrıca belirtmek gerekmekte. Bu da Çin için çok çok önemli bir menfaat unsuru. Bütün bu sebeplerle Çin'in, mevcut durumu bozucu nitelikte bir sınır ihlali gerçekleştirmeyeceği tahmin ediliyor. Güney Çin Denizi, bölgede uzun zamandır tartışma oluşturan bir bölge. Çin, Filipinler, Vietnam, Brunei, Malezya ve Tayvan, bölgenin kimi yerlerinde hak iddia ediyor. Güney Çin Denizi'nde önemli ölçüde doğalgaz ve mineral rezervleri bulunduğu tahmin ediliyor.
Çin-ABD: Gerginlik tırmanıyor
Hava-Deniz Savaşı doktrininin öngördüğü üç ana yön şudur: düşmanın yönetim, kontrol ve istihbarat alanlarındaki potansiyelinin yok edilmesi, savaşın yapıldığı bölgeye Amerikalı kuvvetlerin girmesini engellemek için düşmanın kullandığı araçların ve hücum güçlerinin yok edilmesidir. Çin bu stratejiyi göz önünde bulundurarak yıllardır kendi silahlı kuvvetlerini geliştirmektedir. Çin stratejisinin temelinde ise elektronik harp sistemleri, siber saldırılar ve anti-uydu silahı vasıtasıyla düşmanın istihbarat ve yönetim sistemlerini kapsamlı şekilde etkileme ilkese bulunmaktadır. Çin, ABD tarafından bölgede kullanılan taşıma ve askeri altyapı tesislerine nükleer olmayan kapsamlı saldırılar yaparak, savaş alanında Amerikan kuvvetlerinin güçlendirilmesi hızını yavaşlatma imkanına sahip olacak.
Savaşın yapıldığı bölgenin izolasyonu Çinli güçlerin yok edilmesi büyük miktarda kaynakların kullanılmasını ve en önemlisi, çok zaman isteyecek. Çin'in çok sayıda nükleer olmayan balistik ve güdümlü füzelere sahip olması, ABD'nin hava ve deniz kuvvetlerinin büyük kısmının Çin'e ait mobil füze komplekslerinin yok edilmesi için uğraşacağı anlamına geliyor. Günümüzde ABD iç kriz ve para eksikliği sorunuyla karşı karşıya. Bununla beraber Amerikan kuvvetleri, dünyanın pek çok farklı bölgelerinde bulunmakta. Bazı bölgelerde, mesela Orta Doğu'daki varlığı, bölgede mevcut olan güç dengesinin önemli bir faktörü.
ABD'nin Asya-Pasifik bölgesinde askeri güç bakımından sadece iki büyük müttefiki var, Güney Kore ve Japonya. Ama Güney Kore silahlı kuvvetleri, ülkesinin Kuzey Kore'den savunmasını sağlamakla meşgul ve müttefiklerine önemli yardımda bulunabilmesi ihtimal dışı görünüyor. Japon silahlı kuvvetleri ise mükemmel donatımına rağmen pek büyük değil, taarruz imkanları da sınırlı. Tayvan saldırıya karşı çok zayıftır. Bu toprakların askeri potansiyelinin Amerika-Çin çatışmasında kullanılması siyasi nedenlerden dolayı zor olabilir. Filipinler toprak ve nüfus büyüklüğüne rağmen çok az askeri potansiyele sahiptir.
Silahlı kuvvetlerin reforme edilmesi ve yeniden yapılanması sürecinin 2020 yılına doğru tamamlanmasının ardından Çin'in yerel askeri çatışma sırasında Pasifik Okyanusu'nun batı kısmındaki ABD müttefikleri ve Amerikan kuvvetlerini yenilgiye uğratması oldukça mümkündür. Çin, ABD bölgede kapsamlı karşı saldırı için gereken güçleri toplamadan önce savaşın siyasi hedeflerine ulaşmış olabilecek.
Çin'in kazandığı zaferden sonra onu cezalandırma veya ele geçirdiği pozisyonları geri alma çabası, ABD için Kore savaşından sonra ilk kez büyük yabancı bir devlet ile uzun sürebilecek ve nükleer felaket riskini taşıyan bir askeri çatışmaya girme anlamına gelecek. Askeri güç bakımından ABD'nin en güçlü müttefikleri Avrupa'da bulunacak ve yardım edebilecekleri ihtimali düşük olacak. Belki de ABD yenilgiyi kabullenmek zorunda kalacak. Böylece yakın gelecekte Doğu Asya’daki Amerikan çıkarlarının korunmasının Pasifik Okyanusu’nun batı kısmında çok sayıda Amerikan askeri gücün daimi varlığı olmadan sağlanılamayacağı belli olacak. Dahası, bu varlığın önemli rolünü kara kuvvetleri oynayacak. Bütçe kısıtlaması koşullarında bu, ABD’nin başta Orta Doğu olmak üzere dünyanın başka bölgelerinde askeri varlığını sağlama sorunlarıyla karşılaşacağı anlamına geliyor. Böylece Pasifik Okyanusu’nda askeri çatışma niteliğinde değişiklikler, küresel siyaset ve güvenlik için önemli sonuçlara neden olacaktır. (Daniel Schearf-Vasiliy Kaşin)