Seçim Sonuçları 2019 | Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

  • 'Yavrularımızı bize versinler' 'Yavrularımızı bize versinler'
    Diyarbakır annelerinin HDP İl Başkanlığı önünde sürdürdüğü oturma eylemine bir aile daha katıldı.
  • Thomas Cook iflas etti Thomas Cook iflas etti
    178 yıllık Thomas Cook'un, kurtarma görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından ticari faaliyetlerine son...
Son Dakika

Uri Freidman
Uri Freidman


Haşimi'den eleştiri: Maliki Saddamlaşıyor
31/12/2011, 10:10


Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi, perşembe sabahı Bağdat'ı saran ve 60'tan fazla kişinin ölümüne yol açan 15 bombalı saldırı dalgasından kısa bir süre önce, ülkedeki eş zamanlı siyasi krizin "kontrol dışı" olabileceği uyarısında bulunmuştu. Haşimi, hakkındaki tutuklama emrinden kurtulmak üzere kaçtığı yarı özerk Kürdistan'daki Süleymaniye'de, çarşamba günü Foreign Policy'ye verdiği mülakatta, Irak siyasi sisteminin "demokrasi inşa edilmesinden otokratik rejim inşaına kaydığını" duyurdu ve Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin yeni bir Saddam Hüseyin olmakta olduğunu ima etti.

Müslüman Şii Maliki, hafta başında Sünni Haşimi’yi, ülkedeki mezhepçi çatışmanın zirvede olduğu sırada hükümet yetkililerini hedef alan bir vuruş timi işletmekle suçladı. Maliki, çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında daha da ileri gitti ve Haşimi’nin büyük ölçüde Sünni olan Irakiye blokunun parlamento ve kabineyi boykot etmeye son vermemesi halinde mevcut birlik hükümeti yerine bir çoğunluk hükümeti kuracağı tehdidinde bulunarak Irak’taki iktidar paylaşımının geleceğini şüpheli hale soktu. Siyasi kriz, ABD askerlerinin ülkeden çekilmelerinden sadece birkaç gün sonra, mezhepçi şiddet olaylarının Irak’a döneceği endişelerine yol açtı.

Haşimi, hakkındaki suçlamaların siyasi gayelerle olduğu ve Maliki’nin iktidarını sağlamlaştırmak için bir başka teşebbüsü olduğunu savunarak suçlamaları şiddetle reddetti. Irakiye’de Salih El Mutlak ve İyad Allavi gibi lider arkadaşlarının iddia ettikleri üzere, Maliki’nin 2006’da iktidarı ele geçirmesinden bu yana Saddam benzeri bir figür olup olmadığı hakkında soru sorulduğu zaman Haşimi,  "Maalesef Saddam’ın sergilediği davranışların çoğu şimdi Maliki tarafından sergileniyor" dedi. O, Saddam’ın 1990’ların başındaki Kuveyt istilası ve Körfez Harbi’nden sadece altı ay sonra Irak’ı yeniden inşa ettiğini sözlerine ekledi. Haşimi, bunun aksine, danışma şirketi Mercer’in Maliki yönetimi altında Bağdat’ı hayat kalitesi bakımından dünyadaki en kötü şehir olarak gösterdiğine işaret etti.

Ve onun kafasında, bunda suçlanacak kişinin Maliki olduğuna dair hiçbir soru işareti yoktur.

Haşimi, "Şimdi Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, istihbarat, milli güvenlik her şey onun ellerinin altında” iddiasında bulundu. O, Irak yargı sisteminin bağımsız olduğunu düşünmediği için davasının Kürdistan’a alınmasını istiyor. Başkan yardımcısı, yargı makamlarının bu talebe cevap vermesi yerine, dünkü basın toplantısı sırasında Haşimi’yi teslim etmeleri için Kürt yetkililere çağrıda bulunarak talebi bizzat Maliki’nin kapattığını ifade etti. Haşimi, “Yargı sistemi gerçekten onun avucunda” iddiasında bulundu.

Maliki’nin aynı zamanda İran’ın avucunda olup olmadığı sorusuna da Haşimi, başbakanın "İran’a çok yakın” olduğu, “İran’ın etkilemesi” istenmiyorsa Maliki’nin değil Irakiye’deki Allavi’nin başbakan olmasının gerekeceği şeklinde cevap verdi. Haşimi, geçen sene Iraklı liderlerin iktidar paylaşım anlaşmasını kabul etmeleriyle ilgili olarak da, “İran aktif bir şekilde Maliki’yi destekledi. Biz o zaman Amerika Birleşik Devletleri’nin de Maliki’yi desteklediğini keşfettik. Bu tesadüf müydü, kasıtlı ya da perde arkası iş birliği miydi bilmiyorum. Ama olan, buydu” dedi.

Haşimi, mevcut ayrılıkların halli için tatilini kısa kesip hemen Bağdat’a geldiği zaman ABD’nin Irak büyükelçisi James Jeffrey’le kısa bir telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Haşimi, “Ondan, bazı uzlaşmalar sağlamaya çalışması ve krizin halli için elinden geleni yapmasını istedim" diye açıkladı. "O da bana elinden geleni yapacağı ve Maliki’yle görüşeceğine dair söz verdi.” Haşimi, Büyükelçi Jeffrey’in ayrıca gelip başkan yardımcısıyla bizzat görüşeceğini söylediğini ifade ediyor. Bu görüşme hiç gerçekleşmemiş.

Başkan Yardımcısı, Maliki’nin Jeffrey’le görüşmesini iki gün ertelediğini ve ABD’nin Iraklı liderlere “nezaket çağrılarından” öteye geçmeyen arabuluculuğundan “herhangi bir somut netice çıkmadığını” iddia etti. Haşimi, "Maliki ülkeyi çok kötü ve katı bir şekilde yönetme konusunda oldukça kararlıdır. Bu yüzden yakın bir gelecekte bir çözüme ulaşmamızın yolu yoktur" iddiasında bulundu.

Obama yönetimi perde arkasında krizi halletmeye çalışıyor ama bunda başarılı olacağına dair pek işaret yok. CNN, CIA yöneticisi David Petraeus’un Maliki’yle görüştüğünü, Başkan Yardımcısı Joe Biden’in de mezhep çatışmalarından kaçınılması için Iraklı liderlere birlikte çalışmaları için baskı yaptığını bildirdi. Ama kendisini Amerika Birleşik Devletleri’nin bir “dostu” olarak adlandıran Haşimi, ABD’nin şimdiye kadar krize karşı yaptıklarından etkilenmemiş görünüyor. O, Maliki’nin demokrasiye karşı olarak gördüğü uygulamalarının tüm güçle kınanmasını istiyor. "Amerika Birleşik Devletleri’nin benim iç işlerime müdahale etmesini istemiyorum” dedi. "Ama Amerika Birleşik Devletleri Irak’ta demokrasi inşaının ortağıdır. Onlar, Irak’ın Orta Doğu’da bir demokrasi modeli olduğundan emin oluncaya kadar rollerine devam etmelidirler.”

Washington Post, hafta başında yayımlanan başyazısında Obama yönetiminin "mezhepçi bir gündem takip eden ya da otoriter bir güç elde etmeye çalışan bir Irak hükümetiyle ittifakın devam edemeyeceğini” Maliki’ye bildirmesini istedi. Obama'nın yakında görevi sona erecek olan Irak askeri danışmanı, salı günü Foreign Policy'den Josh Rogin’e, Amerikalı yetkililerin Iraklı liderlere "ilerlemekte olan sürecin tam bir şeffaflık ve hukuk kuralları içinde olmasının zorunlu olduğunu” bildirdiklerini söyledi.

Haşimi’ye göre, ABD yönetiminin açıklamaları gerçeklerle bağdaşmıyor.  Obama'nın geçen haftaki "Iraklıların cesareti olduğu kadar Amerikalı asker ve sivillerin yaptıkları muazzam fedakarlıklar kendi kendini yöneten, kapsayıcı ve muazzam potansiyeli olan bir Irak ortaya çıkardı” açıklamasındaki gibi iddiaları duymak onun tüylerini diken diken ediyor. O, problemin, Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’ı çok erken terk etmesi değil, daha ziyade ülkeyi “korkunç sorunlarla” bırakması olduğunu söyledi. O, Amerikalı liderlerin, görevlerini tamamladıkları için değil iç baskılardan dolayı Irak’ı terk ettiklerini kabul etmeleri gerektiğini düşünüyor:

Hangi görevi yerine getirdiniz? Irak’ı Orta Doğu’da demokratik bir sembole mi dönüştürdünüz? Irak’ı otokratik bir rejimden demokratik bir rejime mi çevirdiniz? Bu gerçekleşmedi. Irak’ı güvenilmez bir yargı sisteminden bağımsız bir yargı sistemine mi çevirdiniz? Bu gerçekleşmedi. Irak’ı yolsuz bir sistemden yolsuzlukların olmadığı bir sisteme mi çevirdiniz? Bu gerçekleşmedi. Irak’ı bağımsız olmayan bir ülkeden, diğer ülkelerin müdahale etmediği bağımsız bir ülkeye mi çevirdiniz? Bu da gerçekleşmedi.

Haşimi son zamanlarda üç Sünni eyaletinin daha geniş özerklik aramasına destek verse de Irak için “merkezi ama adil bir hükümet” kavramına olan inancını kaybetmediğini ifade ediyor. O, tüm eyaletlerin kendi hükümetlerine sahip özerk bölgeler olmasının “Irak’ı bölme reçetesi” olduğunu düşünüyor. Ama o, "Eğer hükümet geniş çaplı yolsuzluklar, kötü yönetim ve tam bir başarısızlıkla suçlanıyorsa, bu eyaletler için Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nde olanı kopyalamaktan başka seçenek kalmaz” diye de ilave etti.

Diğer deyişle, Haşimi hakkında takibat başlatmak ve bu süreçte Sünni toplumunu kızdırmakla Maliki, Irak’ın parçalanmasının tohumlarını ekiyor olabilir.

Kaynak: Foreign Policy

Dünya Bülteni için çeviren: Emin Arvas




Haşimi'den eleştiri: Maliki Saddamlaşıyor 31-12-2011



 
Çocuklarının dağa kaçırılmasında HDP'yi sorumlu tutarak, 3 Eylül'de HDP İl Başkanlığı binası önüne gelen Diyarbakır annelerinin evlatlarına kavuşmak için başlattığı oturma eylemi kararlılıkla sürüyor

En Çok Okunanlar