Seçim Sonuçları 2019 | Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

Tarık Ramazan
Tarık Ramazan


İngiltere İsyanı
Tarık Ramazan
29/08/2011, 00:56


 

İngiliz toplumu gafil avlandı ve tüm dünya hayretle izledi. Önce Tottenham sokaklarında, sonra ülke çapındaki şiddet ve yağma sahneleri, politikacılara, ebeveynlere, polise ve sıradan vatandaşa bir uyarı mesajı gönderdi. İngiliz toplumunda birşeyler yanlış, derinden yanlış. 26 yaşında genç bir yetişkin vurularak öldürüldü. Görünen o ki silahsızdı; olay polisin hatası gibi görünüyor. Ailesi üzüntülerini ve genç siyah bir İngiliz’in yaşamı bir beyazınkinden daha değersizmiş gibi ikaz etmeden ateş eden polisin tavrı hakkındaki endişelerini ifade etmek için onurlu biçimde gösteri yapmaya karar verdiler. Kaygıları meşruydu. İngiliz toplumunda hala siyahlara karşı yoğun bir ırkçılık sözkonusu.

Fakat şiddetsiz bir gösteriden ortaya çıkan şeyin, onur ve adalet için mücadele etmekle hiç ilgisi yoktu. Genç çete üyeleri son derece hızlı bir biçimde durumu istismar ettiler ve arabaları, binaları tahrip edip yakmaya, yağmalamaya ve masum insanları soymaya başladılar. 2005’te Fransa’daki olayların, aksine aşırı heyecanlı genç kalabalıklardan sosyal veya politik sloganlar yükselmiyordu. Olay tamamen tahrip ve yağma ile ilgiliydi ve “İngiliz entegrasyon modelinin” kültürel veya dini başarısızlığına dair bir işaret içermiyordu. Çokkültürlü sistemimizin doğruluğu sorgulanmadı ancak politik inançların, ırksal veya dini yakınlıkların ötesinde, modern İngiliz demokrasisi sarsıldı. Toplumsal rahatsızlık hissedilir durumda.

Genç yağmacıların sosyal adalet ve eşitlikle ilgili olmadığı, bilgisayar oyunları ve sanal kültürden etkilendikleri söylendi. Gerçekte tahrip etmek, internette olduğu kadar kolay görünüyordu. Eğer bu doğruysa, o zaman durum ilk bakışta göründüğünden daha vahim. Sadece ebeveyn olarak rolümüz değil, fakat bir bütün olarak devlet okulları ve özel okullar ve eğitim sistemi sorgulanıyor.

Soru çok açık: böylesine güçlü bir sanal kültür varken, okullarımızda ne öğretilmeli ve yoksul ve işsiz ebeveynler bu meselelerle nasıl başa çıkabilir ve erişilebilir ve etkili sosyal hizmetlerden nasıl yardım alabilirler? Polis sokaklarımızı güvenli hale getirmek için görevlendirilmeli fakat ağır sosyal problemlerin tek yanıtı bu olamaz. Genç göstericiler ve yağmacılar hiçbir sosyal veya politik iddia dile getirmedilerse de sosyal adaletsizlik ve politik ihmalin gerçek kurbanları olan genç kız ve erkek nesilleriyle uğraşıyoruz.

Bu tür çaba gerektiren meseleleri ele almak yerine politikacılarımız, kolektif korku veya kitlesel heyecana tepki veriyorlar. Politik gündemlerinde, kısa veya uzun vadeli çözümler ileri süren bir vizyon, sosyal bir politika saptamak mümkün değil. Hatta politikacılarımız ve sokaktaki yağmacılar arasında bazı benzerlikler var. Her ikisi de yeni teknoloji ve iletişim araçlarının ürünü olan güçlü bir duygu kültürüyle hareket ediyorlar. Politikacılar medeni bir biçimde vatandaşların hassas duygularını ve beklentilerini karşılamaya çalışıyorlar. Bir sonraki seçimin sonuçlarına takıntılı biçimde, baskın ve moda olan politik eğilimleri takip ediyorlar. Bunun yerine elimize geçen, toplumun gerçek sorunlarını gözardı eden popülist sloganların normalleşmesi. Genç isyancılar medenilikten daha uzak biçimde, aynı hız, duygu ve moda kitle kültüründen besleniyorlar: ideallerin olmadığı yerde, bir fikri ve fikirlerin yoksunluğunu ifade etmenin en kolay yolu tahrip etmektir.

İngiliz ayaklanmaları zamanımızın gerçeğini gösteren bir aynadır. Duygular, politik ve toplumsal hareketlere veya düzensizliğe üstün geldiğinde, kendi eğitim modellerimiz üstüne yeniden düşünerek direnmenin vakti gelmiştir. İnternetteki ayrım gözetmeyen şiddet ve yıkımın kültürüne, kişilik inşa etme ve sivil mutabakat üzerine bir eğitim vizyonu ile meydan okunmalıdır. Gerçek özgürlük bilgidir; toplumun kör biçimde reddedilmesi değil. Politikacılar kendilerini siyaset ile uzlaştırırken, toplumumuz da akılcılık, bilgi ve sorumluluğu keşfetmeli. Sadece duygusal bir vatandaş, idealleri ve vizyonu olmayan bir politikacı kadar tehlikelidir. Bunların her ikisi de, eğer ciddiye almazsak demokratik sistemimde gerçekleşecek olası bir patlamanın erken uyarı işaretleridir. İngiltere sokaklarında bu günlerde yaşanan gençlik çılgınlığı, yetişkin politik körlüğümüzün bir aynasıdır. İlk önce gençleri suçlamamalıyız.

 

Ilımlı İslami görüşleriyle Avrupa’da oldukça dikkat çeken Tarık Ramazan bir dönem Tonny Blair’in danışmanlığını yapmıştır. Ramazan Modernist-İslami akımın önemli temsilcilerindendir.

 




İslamla oynamak 28-11-2011
İngiltere İsyanı 29-08-2011




En Çok Okunanlar