Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

Paul Krugman
Paul Krugman


Avrupa’da Büyük Buhran kötüydü bu daha kötü
07/03/2013, 11:33


Hollandalı Groningen Üniversitesi'nin hazırladığı Britanya GSMH araştırmasına göre, ülke şu anda 1930'dakinden çok daha uzun süreli ve derin bir resesyonda.

Herkesin ağzında aynı laf var: Bu Küçük Buhran kötü; evet ama Büyük Buhran bundan çok daha kötüydü.

Ancak bu Amerika merkezli bir görüş: Çok kötü bir Büyük Buhran tecrübemiz olmuştu ve bu seferkini pek çok ülkeye göre daha rahat göğüsledik. Ulusal Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü yöneticisi Jonathan Portes'in 'Not the Tresuary View' (Hazine Görüşünün Tersi) adlı blog'unda da belirttiği üzere, Britanya bugün 1930'lardakinden çok daha uzun süreli ve derin bir durgunluk içerisinde (notthetreasuryview.blogspot.com adresine 25 Ocak günü eklenmiş bir tablo, reel gayrı safi milli hasılanın Britanya'nın yaşadığı önceki resesyonlara kıyasla ne kadar düşük olduğunu gösteriyor). Hatırladığım kadarıyla, Cameron hükümetinin kemer sıkma politikalarını eleştirmeye başladığımda sağ eğilimli bazı İngiliz gazeteleri bana çenemi kapatmamı söylemişlerdi. Ancak bana sorarsanız kemer sıkmaya dair yaptığım orijinal eleştiri hala geçerliliğini koruyor.

Daha kötüler kulübü

Britanya'daki mevcut ekonomik durgunluğun 1930'lardaki benzerinden daha üzün sürdüğü gözlemi üzerine düşünmeye devam edelim. Britanya tek örnek mi?

Hayır, değil. NIESR, Britanya için aylık gayrı safi milli hasıla analizleri serisi hazırlamış, bunlar dayesinde gerçek zamanlı mukayese yapabiliriz. O çalışmanın aynısını ortaya koyamam ama Hollanda'dan Groningen Üniversitesi'nin sağladığı Maddison tarih verileri ve IMF'nin 2012 ve 2013 öngörülerini de içeren verilerini kullanarak kıyaslama yapabilirim. Tabloda da görebileceğiniz gibi, Bunu Britanya'ya uyguladığınız zaman daha kötü durumdakiler hemen belli oluyor (yıllık verileri kullandım; sıfır yılı 1929 veya 2007 ve reel gayrısafi milli hasıla her vaka için kriz önceki dönemim zirvedeki yüzdesi olarak belirtildi).

Fransa ve Almanya 1930'ların ilk yarısına göre çok daha iyi durumdalar ama Fransa ve Almanya 1930'ların ilk yarısında korkunç deflasyon politikaları uyguluyorlardı (malum kişiyi iktidara getiren Brüning deflasyonuydu, Weimar enflasyonu değil). Avrupa'nın dört büyük ekonomisinden (İspanya'yı da sayarsanız beş) ikisi, en azından GSMH oranlarına göre, Büyük Buhran'dakinden daha kötü durumdaysa, acaba kemer sıkma politikalarının avukatlığını yapanlar yanılıyor olabilirler mi?

Arka Plan: Durgunluk uyarıları

Britanya'nın bu yılın ilk yarısında mütevazı bir resesyona gireceği öngörüsüne sahip, Londra merkezli düşünce kuruluşu Ulusal Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nün (NIESR) ay başında duyurduğu ekonomi öngörülerine göre: "Haneler masrafları kısmaya devam ettikçe kredi koşulları sıkı kalacak ve iş dünyası hem iç hem de dış talepte belirsizlik hüküm sürdüğünden yatırım yapmaktan çekinecek."

Enstitünün tahmini Britanya ekonomisinin 2012'de yüzde 0.1 küçülebileceği ancak 2013'te dünya ekonomisi düzelirken yüzde 2.3 büyüyebileceği şeklinde. Ancak işsizlik oranı yüksekliğini sürdürecek. Ocak ayında açıklanan resmi rakamlara göre Britanya ekonomisi 2011'in son çeyreğinde yüzde 0.2 kaydı. Raporun bir diğer öngörüsü ise sıkılaşan borçlanma şartları ve Euro Bölgesi'ndeki bütçe kısıntılarının bir araya gelmesi sonucunda bölgenin tamamında bu yıl mütevazı bir resesyon yaşanacağı.

NIESR araştırmacıları, Britanya'nın ekonomik durgunluğuna önemli ölçüde etki eden faktörlerden birinin yedi yıllık 123 milyar pound (194.5 milyar dolar) hacmindeki kemer sıkma programı olduğuna işaret ederek hükümete harcama kesintilerinde en azından kısa vadede azaltılma gitmesini önerdiler. NIESR yöneticisi Jonathan Portes, en azından kısa vadeli bir teşvik olmadan 'hatırı sayılır oranda uzun vadeli ekonomik ve sosyal zararı kabulleniyoruz demektir' dedi. Bu rapora ve Britanya'nın kemer sıkma politikalarının aslında ülkenin ekonomik bakımdan düz yola çıkmasının önünü kestiği yönünde yapılan eleştirilere karşın, Maliye Bakanı George Osbourne hükümetin, piyasaların ekonomiye yönelik güvenini artırmak amacıyla, harcamaları kısma ve bütçeyi düşürme politikalarına devam edeceğini açıkladı. Ancak Britanya'dan gelen tüm ekonomi haberleri tatsız değil. Financial Times muhabiri Sarah O'Connor, yaptığı son analizde 'imalat, inşaat ve hizmet şirketlerine dair araştırmalar, hareketlilik ve güven ortamında artış gösteriyor; bu da piyasaların yükselmesi ve daha parlak bir ekonomik görünüme paralel' sonucuna vardı.

Bildiri ABD'deki teşvik tartışmasına ışık tutuyor

The New Yorker'ın yeni sayısında Obama hükümetinin politika belirleme yöntemlerine dair Ryan Lizza imzalı bir haber var. Haberde yer verilen belgelerden Aralık 2008 tarihli biri Ulusal Ekonomi Konseyi eski yöneticisi Lawrence H. Summers imzalı; Obama'ya ekonomiyi canlandırma hareketinin çapı ve yapısı üzerine bilgi sunuyor. Ryan bu belgeyi benimle de paylaşmış ve görüşlerimi almıştı. Bu belgeden anladığım şu ki, hükümetin teşvik paketinin yetersiz boyutuna dair bugün söylediklerinden farklı olduğu. Belgeye göre, daha büyük bir teşvik paketi 'piyasa tepkisi' yüzünden ekonomik bakımdan ters etki yaparmış. Yani, Summers hayalet tahvil intikamcılarının gazabından korkuyormuş. Buradaki politik muhakemeye bakarsak, muhakeme falan yapılmadığını söyleyebiliriz: Teşvik paketi fazla büyükse çapını küçültmekte zorlanabiliriz ama eğer gerektiğinden azsa Kongre'ye tekrar gider daha çoğunu isteriz. Çok naifçe; böyle olduğunu zamanında da söylemiştim.

O zamanki politik ortamın daha büyük paket oluşturmayı imkansız kıldığını iddia edebilirsiniz. Ancak hükümetin o zaman ortaya koyduğu tartışma buna dair değildi. Bunun üzerinden savaş başlatmak niyetinde değilim; köprünün altından çok su aktı ve Obama'nın orijinal ekibinden kimse şu anda aynı pozisyonlarda değil. Artı, Obama bugün kesinlikle daha sert; Ryan da bunu belgeliyor. Ekonomist Bernstein, Summers'ın aslında hayalet tahvil intikamcılarından korkmadığına dair en derli toplu argümanı sunmuş. Ben konuya hâlâ böyle bakmıyorum. Belgeyi yorumlamakta karşılaştığınız problemlerden biri şu ki, pek çok kişinin söylediklerinin beceriksizce birleştirildiği bir metin gibi gözüküyor. İncelerken Lizza'ya sanki İncil'in metin analizini okuyormuş gibi olduğumu söylemiştim; hangi bölümün yazar O ve hangi bölümün yazar R tarafından yazıldığını anlamaya çalışır gibi. Katıldığım bölümlerin çoğu R tarafından yazılmış gibi; hoşuna gitmeyenler de muhtemelen O'dan gelmiş. Bernstein'in de haklı olarak belirttiği gibi gerçekten yanlış olan şey Kongre'den yeniden para isteyebileceklerini düşünmüş olmaları; durumun partizan doğasını hiç anlamadıklarını gösteriyor. Bernstein Ekonomiye Dair adlı blog'una 23 Ocak'ta şöyle yazmış: "Larry, artırmanın eksiltmekten kolay olacağını düşünürken ben ve başka pek çok kişi gibi yanılıyordu. Aslında, o bakışın temeli Lizza'nın dokunaklı analizinin de merkezini oluşturuyor; sıkışıp kaldığımız partizanlığın düzeyinin anatomisi. Şunu söylemek doğru olur ki pek azımız bu dinamiğin gelmekte olduğunu fark edebildik." Bu da benim kafamın karışmasına yol açıyor çünkü en başta elle tutulur bir başarı göstermeleri gerektiği yoksa hiçbir şeyin mümkün olmayacağı açıkça belliydi.

Eklemeliyim ki, bunun vebali Obama'nın üstünde. Başkanlık koltuğuna otururken, aksine tüm delillere karşın, partizanlığı aşabileceğine inanıyordu. Dönemi boyunca bu inancından vazgeçmemekte diretmesinin o kritik ilk birkaç ayda vermiş olabileceği zarardan endişe duydum.

ARKA PLAN: SUMMERS

Obama'nın pek az seçeneği var

THE New Yorker dergisinin Washington muhabiri Ryan Lizza, 30 Ocak günü yayınlanan haberi 'Obama Yazışmaları' için, danışmanlarından Başkan Barack Obama'ya gönderilmiş, göreve geldiği ilk zamanlarda maruz kaldığı politik baskılara ışık tutan, yüzlerce iç yazışma belgesi incelemiş. Bu belgelerden biri Obama yönetiminin ekonomi politikalarını nasıl belirlediğini göstermesi bakımından dikkat çekti. Ulusal Ekonomi Konseyi yöneticisi Lawrence H. Summers tarafından yazılmış bu belge 15 Aralık 2008 tarihini taşıyor. Bu sırada Amerika Birleşik Devletleri'nin ekonomik durumu halen kötüye gitmekteydi. Summers, 550, 665, 810 ve 890 milyar dolarlık detaylı ekonomik teşvik paketlerini, bunların ekonomiyi güçlendirmekte nasıl etkileri olacağını ve daha çok teşvik için ilerde gerekebilecek kaynakları incelemiş.

Lizza, haberinde "Obama'ya ekonomideki deliği tıkayabilecek ölçüde bir teşvik paketi seçeneği hiçbir zaman sunulmadı...2009 ve 2010 için tahminler 2 trilyon dolar düzeyindeydi" diyor ve Summers'ın artan devlet borcundan ve gerektiğinden çok teşvik çabasının 'piyasaları ürküteceğinden' endişe ettiğini belirtiyor. Obama yönetimi 2009'da 787 milyar dolarlık bir pakette karar kıldı ancak bugün bazı ekonomistler miktarın daha çok olması gerektiği görüşündeler. Lizza, "Summers başkana daha büyük bir teşvik paketinin işlerin daha da kötüye gitmesine yol açabileceğini söyledi" diye yazmış ve Obama'nın destekçilerinden bazılarının da Kongre'nin daha çoğunu onaylamayacağı görüşünü savunduklarını eklemiş. Slate dergisinden Matthew Yglesias, 23 Ocak tarihli köşe yazısında: "Bu doğruysa, o zaman Kongre ile 1.2 trilyon dolarlık bir teşvik paketi uğruna savaşmak tabii ki, büyük bir zaman kaybı olurdu" diye yazmış. Geçmişe baktığımızda, hükümet 800 milyar dolardan fazla ayırmanın politik bakımdan mümkün olmadığını, elde olanın bu olduğunu söyleyerek başlamıştı. Ancak bu belgeye göre, o zamanki siyasi muhakeme aslında başka bir şeye dairmiş; daha sonra geri dönüp daha çoğunu alabileceklerini düşünmüşler.







 
O teröristin silahında neler yazıyor?
Yeni Zelanda'da saldırı düzenleyen Tarrant'ın, silahların üzerine yazdığı ifadelerde daha önce Müslümanlara saldırı düzenleyenlerin ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kaybettiği savaşların isimleri yer alıyor.

En Çok Okunanlar