Seçim Sonuçları 2019 | Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

Mustafa Savvaf
Mustafa Savvaf


Direniyorum, O Halde Varım
30/10/2013, 14:45


Direniş hayattır. Şehadet hayattır. Çünkü Allah Teâla şöyle buyuruyor:
“Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah’ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.”
 
O nedenle bizim topraklarımızı işgal eden varlığa eldeki her türlü imkânla karşı koymamız ve direnmemiz gerekir. Bu anlayış ve düşünce insanların direniş ortaya koyması için birçok kapıyı aralayacaktır. Direniş sözle olur, silahla olur, tünelle olur, direnişçileri saklamayla olur. Yine direnişçinin arkada bıraktığı aileyi korumak da bir direniştir. Toprağımız ve kutsalımız işgal altında olduğuna göre işgalciye karşı direnmek farzı ayndır. Yani her Filistinlinin işgale karşı durmak, vatanını ve kutsalını korumak için babasından, annesinden, eşinden ve çocuklarından izin almadan savaşması vaciptir. Çünkü biz savaş halindeyiz. Düşmanla savaş içindeyken ibadetin şekli bile değişiyor. Savaş meydanındaki ibadet başka vakitlerde ifa edilenden oldukça farklıdır. Cihad ve direnişin Allah katındaki değeri ise çok büyüktür. Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyuruyor:
 
“Kişinin Allah yolunda cihad eden bir safta bir saat durması altmış yıl ibadetten daha hayırlıdır.”
 
Direniş hayattır. İzzet ve onurdan yoksun bir hayatın anlamı yoktur. İşgal ve gasp insan onurunu rencide ediyor. Direnişte şeref, onur ve izzet var. Çünkü bunda işgale, işgalciye karşı duruş var. İşgal ve işgalciyi reddedende izzet, onur ve haysiyet vardır. Kimde izzet varsa, izzeti korumaya vesile olan direnişe inanç vardır. Teslimiyetçi bir ruh gösteren, hakkından vazgeçen, namus ve toprağı konusunda ihmalkâr davrananın izzeti ve onuru olmaz.
 
Direniş hayattır…
 
Hayat ise yeryüzünde var olmak demektir. Sen direniyorsan demek ki yaşayanlar arasındasın. Senin varlığın hayvanların varlığı gibi değil demektir. Direniyorsan, demek ki varlığının belli bir amaç ve gaye için olduğunu biliyorsun. Direnişin amacı toprağı, insanı ve şerefli bir hayatı, düşmana teslim olma zilletini gösterenlerin anlamsız bahanelerle öne sürdükleri anlayıştan uzak bir şekilde özgürlüğe kavuşturma çabasıdır. Onun için direnişten vazgeçen hayattan vazgeçen kişi gibidir. Hayattan vazgeçen hızla ölür. Hemen ölmezse de izzet ve onurdan uzak bir hayat yaşar ve her gün her saat ölümü hisseder.
 
Direniş halindeyken ölmek ise, şeref, onur, haysiyetli ölümdür. Bu ölümü tarih altın harflerle yazar. Yıllar bunu silemediği gibi, olaylar da onun üstünü örtemez. Yeryüzünde olan her şey onu ödüllendirir. Şehitler Allah katında onurlandırılan insanlardır. Rableri katında olan en yüksek yerde olurlar.
 
Bu da hayatın zirvesidir.
 
Bu düşmanla yeni bir savaşın eşiğindeyiz. Onun için hazırlığımızı iyi yapmamız, dünya, makam, mevki veya şuradan buradan gelebilecek güvencelere meyletmememiz, aldırış etmememiz gerekir. Bu düşman, güç dilinden başka bir şeyi bilmez. Sadece ihanet ve intikama inanır. Bu düşman direnişin varlığını kendi varlığı için tehdit, istikrar ve huzuru için de tehlike olarak görüyor. Yok oluşunun direniş ile direnişçilerin elinden olacağına inanıyor. Yoksa şehit Muhammed Asi’yi neden takip edip şehit etsin ki. Çünkü işgal rejimi bu kahraman mücahidin daha önce savaş meydanından uzak bir şekilde, düşmanın teknolojik çabalarına, istihbarat ağına ve her yere yerleştirdiği ajanlara rağmen yaptığı eylemin bir benzerini daha yapmaktan korktuğu için onu şehit etti.
 
Düşmana karşı durmamızın tek yolu direniştir. Filistinli direniş gruplarının halktan destek alarak direnişi özellikle de Batı Yaka’da daha da aktif hale getirmeleri ve onu uyandırmaları gerekir. Çünkü işgalcinin saldırıları ve tecavüzleri fazlasıyla arttı. Bu artışın nedeni direnişin ortada görünmemesi, işgal rejimiyle Filistin yönetimi arasında sürdürülen işbirliği ve koordinasyondur. Bu işbirliğini ancak direniş durdurabilir. İşgal güçleriyle Yahudi yerleşimcilerin Batı Yaka’da yaptığı baskın, ifsat ve tecavüzlere son verecek tek seçenektir. Allah’tan başkasına kulluk da olsa hayatı herkesten daha çok seven ve hayata bağlanan işgal askerleriyle Yahudi yerleşimcilerin hareketleri direniş korkusuyla felç olacak, dünya onlara dar gelecektir.
 
Onun için Batı Yaka’daki direnişe sesleniyoruz: Gücünü topla, hendeğe yeniden dön, savaş için gereken silah ve mühimmatı hazırla, amaç ve hedeflerini belirle ve sadece Allah’a tevekkül et! Düşmanın senin yapacağın eylemler nedeniyle sarsıldığını, elindeki kartları karıştırdığını gördüğüm gibi, bu eylemlerin halkın içine umut ektiğini, bu umutla insanların bulunduğu yerde direnişe imkânları ölçüsünde iştirak etmesine vesile olacağını görüyorum.
 
Bu halk direniş için güvenli liman, sağlam sığınak ve dayanak olmaya devam edecektir.