Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

  • yeniden buluşmak üzere yeniden buluşmak üzere
    Kısa süreliğine sizlere veda ederken, Pressmedya Ailesi olarak her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Son Dakika

Murat Özer
Murat Özer


Ayasofya Libya’nın nesi olur?
09/06/2020, 10:16


Ayasofya adeta bir turnusol kâğıdı. Neden mi?

Üzerinde yaşanılan topraklarda egemenlik iddiasında bulunmanın çeşitli araçları, sembolleri vardır. Mesela asırlarca devletimizin en önemli parçasını oluşturan Balkanlar’daki egemenlik iddiamızın temelleri, Üsküp, Prizren ya da Saraybosna’daki mimarlık eserlerimiz ve elbette mezar taşlarımız olmuştur. Ayasofya da, İstanbul’daki iddiamızın temelini oluşturur.

İstanbul işgal altında iken dahi ne İngilizler ne de Yunanlılar Ayasofya’yı kiliseye çevirmeye cesaret edemez iken, bizim kendi ellerimizle ibadete kapatıp müze haline getirmemiz, “devletimizin 1930’lardaki gücüyle” doğru orantılıydı.

1970’lerde tüm ambargolara rağmen Kıbrıs‘ın hiç olmazsa bir kısmını özgürleştiren; bugün Suriye’den, Libya’ya kadar “operasyon yürüten” Türkiye’nin önünde Ayasofya’yı ibadete açması konusunda artık ne siyasi ne de hukuki bir engel var.

 

DİNDAR SOSLU MUHALEFETİN MOTTOSU

Fakat, bu meseleyi iktidarı “dindar-muhafazakar” muhalefet söylemiyle sıkıştırmak isteyenler için gündemde tutmak çok önemli. Bununla iktidarın gücünü ve hem İslami duruşunu hem de “bağımsızlık iddiasını” sınamak istiyorlar.

Şimdi burada sormak lazım: İstanbul’da ne kadar camiye çevrilmiş Bizans Kilisesi var, biliyor musunuz? Ben söyleyeyim. Biri hariç, hepsi.

Akateleptos Manastırı, Kalenderhane Camii‘ne; Constantin Lips Manastırı, Fenari İsa Camii‘ne; Sergios Bachos Kilisesi, Küçük Ayasofya Camii‘ne; Theodosia Kilisesi, Gül Camii‘ne; Khora Kilisesi, Kariye Camii‘ne; Pantokrator Kilisesi, Zeyrek Camii‘ne; Aziz Teodoros Kilisesi, Vefa Camii‘ne çevrilmiştir. Bu liste uzayıp gidiyor. Bir tek Aya İrini’yi camiye çevirmedik. Sebebi ise Ayasofya’nın bitişinde ve Topkapı Sarayı’nın avlusunda olması idi. Bu yüzden en az Ayasofya kadar sembolik ve görkemli olan bu yapıyı başka amaçlarla kullandık.

NEDEN CAMİYE ÇEVİRDİK?

Neden tüm Bizans Kiliselerini camiye çevirdik? Sonra da Hıristiyanlara bütçemizden para verip, kendilerine yeni kilise inşa etmelerini istedik? Çünkü artık “Hak geldi, batıl yıkılıp gitti” (İsra Suresi, 18) Bu ayeti, camiye çevirdiğimiz kiliselerin kubbelerine nakşettik. Hatta minberlerine bu ayetin yazılı olduğu sancaklar astık.

Çünkü camiye çevirmek, “Hristiyan Roma’nın ebediyyen çöküşü; İslam’ın ve Türk Devleti’nin egemenlik iddiasının ise ilelebet olacağı” anlamına geliyordu. Hıristiyanlar bu topraklarda sonsuz bir ibadet özgürlüğüne sahip olacaklardı. Fakat, egemenlik iddiaları Fatih Camii’nin üzerine inşa edildiği Havariyyun Kilisesi gibi yerle bir olacaktı.

Ayasofya’nın ibadete açılması mecburidir. Fakat, “Libya’da, Suriye’de ne işimiz var” diye soranların bunu gündemleştirmeye hakları yoktur.

Türkiye’nin Ortadoğu’dan Balkanlara; Afrika’dan Kafkasya’ya kadar uzanan gönül coğrafyasında yeniden söz sahibi olmasını “emperyal güdü” ile izah edenlerin, hatta Suriye ve Libya harekatlarını adeta “işgal” gibi gösterenlerin “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” diye slogan atmaları cehalet değilse, akıllarını kiraya vermekten başka bir şey değildir.

Abdülhamid Han’ı devirirken “şeriattan” bahane bulanlara ne çok benziyorlar.

 

09 Haziran 2020 | Diriliş Postası