Seçim Sonuçları 2019 | Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

Murat Özer
Murat Özer


Irkçılık ve bölücülük: İkiz kardeşler
07/09/2019, 15:46


Diyarbakır Anneleri'nin büyük direnişi pek çok açıdan öğretici olmaya devam ediyor. Ülkemizde artık etnik ayrımcılığa dayanan bir yaklaşımın devlet tarafından reddedildiği; CHP'nin tek parti iktidarının uygulamaları yüzünden ortaya çıkan Kürt sorunun büyük oranda çözüldüğünün bizzat Kürt anaları tarafından ifade edilmesi başlı başına büyük bir hadisedir.

Çocuklarını PKK terörüne kurban veren aileler sorunun kaynağına işaret etmektedirler. Bu necaset dolu kaynak, birbirlerini besleyen ve ancak bir arada olduklarında yaşayabilen bir "habis ur"u gözler önüne seriyor.

Bölücülükle, ırkçılık zor zamanlarında birbirlerini kollayan, düştükleri yerde diğerine omuz vererek yol yürüyen; birbirine zıt görünse de, aslından birbirlerinin kötü birer kopyası olan şerli iki kapı.

AKŞENER MİLLİYETÇİLİĞİ

Türkiye'de milliyetçiliğin kalesi durumundaki MHP'yi ülkücü ideallerden uzaklaşmakla itham ederek kurulan İyi Parti'nin "Annelerin Direnişi" hakkındaki açıklaması bu "kapıları" daha iyi görmemizi sağladı.

Kendisi de bir dönem İçişleri Bakanlığı yapmış olan İP lideri Meral Akşener'in, ailelerin HDP önünde eylem yapmasından rahatsızlık duyarak: "eylem yeri HDP kapısı değil, devlet'in kapısı olmalıdır" şeklindeki sözleri bölücülere küçük de olsa nefes aldırdı. Küçük diyorum, çünkü Akşener'in cirmi ancak bu kadarına yetmekte.

Fakat, bu sayede daha çok "seküler ve İslam'a mesafeli" Türkçülerin sığınağı durumundaki İyi Parti'nin milliyetçilikten ne anladığını, terörle mücadeleye nasıl baktığını, "devlet" mefhumunun zihinlerinde nasıl bir yer işgal ettiğini görmüş olduk.

Tıpkı bölücü ve yıkıcı örgütler gibi, ırkçı ve etnik ayırımcı yapıların da beslendikleri kaynak kaos ve kargaşa. Eğer böyle olmasaydı düşmanlıklar üzerinden yaptıkları çirkin politikalarına yelkenlerini şişirecek rüzgar bulamazlardı.

Eğer ülkede barış ve istikrar sağlanırsa, kimse diğer etnik ya da mezhebi grubu tahrik üzerine kurulan bu çirkin siyasetlerin destekçisi olmayacak. İşte aslında Türk milliyetçiliği maskesi ardına gizlenerek, bölücülerle seçim ittifakı yapanları telaşa sürükleyen şey budur.

Diyarbakır Anneleri sadece bu milliyetçilik iddiasındakilerin yüzlerini ifşa etmedi. Aynı zamanda İslam'ı kendine kalkan olarak kullanan, her sözünün başında ümmet deyip aslında en çok "Türk"ten nefret edenlerin de yüzlerindeki perdeyi kaldırdı. Yarım ağız PKK'yı eleştirip, fırsat bu fırsat deyip devlete veriştirenlerin; düşmanlarımıza değil, sürekli bize dönüp parmak sallayanların da içine düştükleri acıklı hali görmüş olduk.

Kahraman annelere, yiğit babalara teşekkürler…

 

7 Eylül 2019 / Diriliş Postası







 
Çocuklarının dağa kaçırılmasında HDP'yi sorumlu tutarak, 3 Eylül'de HDP İl Başkanlığı binası önüne gelen Diyarbakır annelerinin evlatlarına kavuşmak için başlattığı oturma eylemi kararlılıkla sürüyor

En Çok Okunanlar