Seçim Sonuçları 2019 | Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

  • Ramazan Bayramı tatili 9 gün Ramazan Bayramı tatili 9 gün
    Kamu çalışanlarının 3 Haziran Pazartesi yarım gün, 7 Haziran Cuma tam gün idari izinli sayıldıkları bildirildi.
Son Dakika

Murat Özer
Murat Özer


Türkiye mültecileri zalimlere mi teslim ediyor?
09/02/2019, 13:47


Başlıktaki soru dahi ne kadar sırıtıyor 4 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yapan bir ülke için. Bu büyük bir bühtan. Burası Anadolu. Üç kıtaya yayılmış bir cihan devletinin bağrında kurulduğu toprak. Balkanları kaybettiğimizde, Arnavutlar, Boşnaklar, Rumeli Türkleri hicret etti bu topraklara; Kafkasları yitirdiğimizde Çerkesler, Çeçenler, Dağıstanlılar, Kırım Tatarları. Anadolu, tarihin bir cilvesi sonucu, binlerce yıldır ilk defa Cumhuriyet'in kurulduğu dönemde bu hicretler sayesinde bütünüyle Müslüman çoğunluğa ulaştı.

Yenilgilerimiz ve uğradığımız ihanetin neticesi başvurmak zorunda kaldığımız tehcir ve mübadele yüzünden, yeni kurulan devletimizin nüfusu ne Selçuklu'da ne de Osmanlı'da olmadığı kadar dini açıdan homojen olmuştur. Bir başka deyişle, Cumhuriyet Türkiye’si, ne Anadolu'nun bin yıllık Türk tarihinde, ne de İslam dünyasının hiçbir yerinde görülmedik şekilde Müslüman çoğunluklu olarak hayatına başlamıştır. Yani burası bir hicret yurdudur. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa, soluğunu burada almıştır.

Birkaç gündür, arka planını tam olarak bilemediğimiz münferit hadiseler üzerinden Türkiye'nin muhaceret politikası ve insani duruşu hedef tahtasına konuluyor.

On yılı aşkın bir zamandır ülkemizdeki mülteci sorunuyla fiilen ilgilenen ve bu konuda faaliyet gösteren çeşitli kuruluşlarda yöneticilik yapan birisi olarak ülkemize haksızlık yapıldığını söylemeliyim. Türkiye, mülteci hukukunun çerçevesini çizen, uluslararası normlarını belirleyen Avrupa ülkeleriyle kıyas dahi kabul etmeyecek şekilde insan merkezli bir mülteci anlayışı ile hareket ediyor. Bu durum, her zaman doğru işler yapıldığı anlamına elbette gelmiyor.

CIA'nın insan avına çıkan işkence uçaklarının Türkiye üzerinden Guantanamo'ya, Bagram'a adam kaçırdığı bir yer olmaktan, şimdiki "hayat veren vaha"ya kolay dönüşmedi. Batılılar, kendi çıkarlarına karşıt gördüğü her insanı "terörist" diye yaftalarken, Ankara'daki monşerlerde aynı gözlükle bakmayı alışkanlık haline getirmişlerdi. Bunun değişmesi, insan merkezli bir anlayışın yerleşmesi zahmetli bir süreçti.

Mısırlı idam mahkûmu bir gencin Türkiye'den memleketine gönderilmesi kabul edilemez. Bu genç Türkiye'ye resmi olarak giriş yapmadığı için iade edildiğini söyleyemeyiz. Ancak sığınma talebinde bulunduysa ve görevliler buna rağmen işlem yapmadıysa, bu çok ağır bir vebal olur.

Ülkemizin DEAŞ ve PKK gibi küresel çapta terör örgütlerinin hedefinde olması sebebiyle, güvenlik güçlerinin çoğu zaman "riskleri başından atmak" ve "tehlikeyi uzaklaştırmak" kabilinden bir tutum aldığını görüyoruz. Fakat bu tutumun bazen masumları da "mağdur" ettiği ve "telafi edilemez hatalara" sebebiyet verdiği gözlerden kaçırılmamalıdır.

Kimi zaman gerçekte ülkesinde problem yaşamayan kişilerin, sırf Türkiye'de daha rahat hayat standardı olduğu için memleketine dönmek istemediğine, vizesi dolup kaçak durumuna düşmesine rağmen gitmediğine şahit oluyoruz. Bu kişiler sınırdışı edilirken, ülkesinde başının dertte olduğu şeklinde yalan söyleyerek kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar.

Sosyal medyada devleti yıpratmak için her fırsatı kollayan fitnebazlar ise bu yalana üşüşüyorlar. Bazen öylesi bir kampanya yapılıyor ki, gerçek mağdurların aradan sıyrılıp, sorunlarını dile getirecek takati kalmıyor. Yalanların arasında mazlumların sesi soluğu kesiliyor. Bu troller aslında, gerçek mağdurlara yaptıkları bu haksızlık sebebiyle ne kadar büyük bir vebalin altındalar, bir bilseler.

İnsan hayatı mukaddestir. Üstelik hiç kimsenin ihmalkârlığına teslim edilemeyecek kadar. Fakat, tüm Anadolu aşını milyonlara varan muhacir kardeşiyle bölüşürken, devlet tüm imkanını bu mazlumlar için seferber etmişken kimsenin insafsızca bühtanda bulunmasına da rıza gösteremeyiz. Hele bugüne kadar muhacirin derdiyle dertlenmek bir yana, onları sırtımızda yük gibi gören "kene"lere asla.

Diriliş Postası







 
O teröristin silahında neler yazıyor?
Yeni Zelanda'da saldırı düzenleyen Tarrant'ın, silahların üzerine yazdığı ifadelerde daha önce Müslümanlara saldırı düzenleyenlerin ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kaybettiği savaşların isimleri yer alıyor.