Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

Mohammed Salih
Mohammed Salih


Irak Kürdistanı: Yeni ittifak, derinleşen bölünmüşlük
08/08/2016, 15:01


Kürtler Irak’ta Saddam sonrası dönemden en kârlı çıkan gruplar arasında gösterilir. 2005 anayasasıyla özerk bölgeleri için siyasal tanıma elde eden Kürtlerin Irak siyasetinde zaman zaman boylarını aşan bir ağırlık kazandığı görülüyor. Kürtler kendi aralarında sağladıkları birlik sayesinde kritik öneme haiz 2005 ve 2010 seçimlerinden belirleyici taraf olarak çıktılar ve başbakanlık koltuğuna kimin oturacağını tayin ettiler. Bugünlerde ise bu birlik artık tarih olmuş görünüyor. Kürtler arasındaki bölünme o kadar derinleşti ki Bağdat hükümetiyle ilişkilerin nasıl olması gerektiği konusunda bile uzlaşamıyorlar ve bu yüzden ülkedeki etkinliklerini ve konumlarını da tehlikeye atıyorlar.

Irak Kürdistanı’nın başlıca partilerinden Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile Goran Hareketi arasında mayıs ortası kurulan ittifakın ironik sonuçlarından biri Kürdistan’daki ayrışmaları su yüzüne çıkarması oldu. Bu ayrışmaların özünde Kürdistan’daki yönetim biçimine ilişkin anlaşmazlıklar ve sürdürülebilir bir güç paylaşım düzenlemesinin yapılamaması yatıyor.

Hâkim konumdaki Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) tek taraflı hareket ettiğinden şikâyet eden KYB ve Goran, hem Kürdistan’da hem Bağdat’ta daha çok söz sahibi olmak için bir ittifak anlaşması imzaladılar. Böylece Irak parlamentosunda 30 sandalyeye ulaşan KYB-Goran bloğu, üçü Hristiyan ve Şabak azınlıklarına ait olmak üzere toplam 28 sandalyeye sahip KDP’den daha büyük bir blok hâline geldi.

Kürtler arasındaki bölünmüşlük derinleşirken KYB ve Goran yalnızca Kürdistan’da değil, Kürtlerin Bağdat’la ilişkilerinde de daha etkili olmaya çalışıyor. KYB ve Goran Bağdat’a karşı daha uzlaşmacı bir yaklaşımı benimserken Kürt bölgesinin fiili başkanı olan Mesud Barzani liderliğindeki KDP, Kürtlerle Bağdat arasındaki ilişkilerin çıkmaza girdiğini ve Kürtlerin Irak’la yollarını ayırması gerektiğini savunuyor.

Irak parlamentosunun KYB vekillerinden Şivan Davudi bu konuda Al-Monitor’a şöyle dedi: “Biz Bağdat’la sorunların çözümünde diyalogdan yanayız. Biz (Goran’la birlikte) bundan sonra tek bir blok olarak hareket edeceğiz. İlişkileri ileriye taşımak ve anlaşmazlıkların çözümünde olumlu rol oynamak istiyoruz.”

KYB-Goran ittifakına zemin hazırlayan bir diğer unsur da KDP’nin Goran’a karşı rencide edici yaklaşımıydı. Ekim 2015’te Goran’ın kalesi Süleymaniye’deki KDP binaları göstericilerin saldırısına uğrayınca Kürdistan Meclisi’nin Goran’lı Başkanı Yusuf Muhammed Sadık’ın başkent Erbil’e girmesi ve görevini yürütmesi KDP tarafından engellendi. Aynı günlerde gerçekleştirilen kabine değişikliğinde de KDP beş Goran’lı bakanı görevlerinden azletti.

Olup bitenden dolayı küplere binen Goran da geçmişte Kürdistan hükümetinin güçlü bir ortağı ve KDP’nin müttefiki olan KYB ile müzakere yoluna gitti. KYB’nin halk desteği, bir grup yöneticinin parti yönetime ilişkin anlaşmazlıkları gerekçe göstererek ayrılması ve 2009’da Goran’ı kurmasıyla önemli ölçüde azalmıştı. KYB şimdi Goran’la ittifak ederek eski etkinliğine kavuşmayı umuyor.

Kürt saflarındaki çatlaklar aslında yeni bir şey değil. Son yıllarda Suriye krizi, Bağdat’la ilişkiler ve yerel yönetimler gibi muhtelif konularda anlaşmazlıklar yaşandı. Ancak Kürtlerin Bağdat’la ilişkileri, bugüne kadar büyük ölçüde KDP hâkimiyetindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) tarafından idare ediliyordu.

KBY ile Bağdat arasında enerji kaynakları ve Kerkük’le Ninova’daki ihtilaflı topraklar nedeniyle uzun zamandır anlaşmazlık söz konusu.

Irak parlamentosunun önde gelen Goran’lı üyelerinden Kava Muhammed Al-Monitor’a şöyle konuştu: “KBY bugün yarı felç durumunda ve KDP parlamentoyu işlevsiz kıldığı için yönetimi denetleyecek bir kurum yok. Alınan kararlar KDP’yi temsil ediyor. Bağdat’la ilişkiler de KDP’nin çıkarları ve tercihleri doğrultusunda belirleniyor. KDP akıllıca davranmalı ve Kürt partilerin Bağdat’la ilişkiler gibi kritik konularda uzlaşabilmesi için adım atmalı.” Muhammed ayrıca Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) Irak için 5,4 milyar dolarlık kredi beklendiğine işaret ederek KBY’nin buradan pay alarak büyük bütçe açığını kapatması için de Bağdat’la ilişkilerini düzeltmesi gerektiğini vurguladı.

Ancak Kürdistan’daki gelişmeler son haftalarda sarsıcı bir seyir izledi. 23 Haziran’da Barzani tüm Kürt partilerin bir araya gelerek Irak’tan bağımsızlık için referandum hazırlıklarını görüşmesini istedi. Ancak Goran bu çağrıyı reddetti. Goran, görev süresi ağustos 2015’te tartışmalı bir şekilde uzatılan Barzani’yi artık KBY başkanı olarak tanımadığını söylüyor. Buna karşın KDP de kendisine tehdit olarak gördüğü Goran-KYB ittifakını tanımıyor, Goran ve KYB ile ayrı ayrı görüşebileceğini ancak ortak bir heyeti muhatap kabul etmeyeceğini söylüyor.

Öte yandan yeni güçlerini ortaya koymaya çalışan Goran ve KYB’nin oluşturduğu ortak heyet, 25 Haziran’da Bağdat’ta kıdemli Iraklı yetkililerle bir araya geldi. Bu görüşmeyi fırsat bilen KDP de Goran ve KYB’ye medya üzerinden yüklendi ve iki partiyi Bağdat’la ilişkiler konusunda ortak Kürt pozisyonundan sapmakla suçladı.

Irak parlamentosunun KDP’li üyesi Renas Cano bu konuda Al-Monitor’a şöyle dedi: “Irak bizden daha iyi durumda değil. Hangi sebeple yine Bağdat’a dönüp oradan yardım isteyelim?” Bağdat’la geçmişte yapılan mutabakatların nasıl çöktüğüne dair örnekler veren Cano’ya göre Kürtler arasındaki bölünme yine Bağdat’a yönelmeyi haklı çıkarmaz.

Irak Kürdistanı’nda siyasi açmaz yaşandığını kabul eden Cano, KDP’nin Goran-KYB ittifakını muhtelif sorunların çözümünde “yeni bir uzlaşı” fırsatı olarak görmesi gerektiğini savundu. Cano’ya göre yeni ittifak KBY’nin resmi politikasını baypas ederek Bağdat’la yakınlaşmakta ısrar ederse bu, Kürdistan’daki karar verici yapıyı fiilen böler ve Kürtlerin merkezi hükümete karşı konumunu baltalar.

Irak Kürdistanı, Kürt iç savaşının sonucu olarak 1990’ların ortalarından 2000’li yılların ortalarına kadar iki ayrı bölgeye ayrılmıştı. Dolayısıyla KYB-Goran ittifakı ile KDP’nin arası açılmaya devam ederse benzer bir fiziki ayrılık ihtimali göz ardı edilemez.

İslam Devleti’nin (İD) zayıflama sürecine girdiği Irak’ta bugün çeşitli aktörler İD sonrası dönemde güç kazanmak için birbiriyle rekabet ediyor. Saddam sonrası dönemde birlik içinde hareket ederek önemli kazanımlar sağlayan Kürtler, bugünkü bölünmüşlükleri nedeniyle İD sonrası Irak’ta kazanım ve konum kaybına uğrayabilir.

Kürt siyasetini izleyen yorumcu Yerevan Said bunu Al-Monitor’a şöyle açıkladı: “Kürt liderler, Kürtlerin daha büyük ortak menfaatleri adına kişisel egolarını ve husumetlerini bir kenara bırakmazsa İD sonrası dönem Kürtler için hem ulusal hem uluslararası düzeyde yıkıcı olabilir. İD gittiğinde uluslararası toplumun Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne duyduğu ilgi de azalacak. Irak’ta Sünniler ezildi. Şimdi İran tarafından desteklenen güçlü bir (Şii ağırlıklı) Halk Seferberlik Birlikleri ve hem İran hem ABD tarafından desteklenen bir Irak hükümeti var. Bunlar Kürdistan Bölgesi’nin mevcut konumuna ciddi tehdit teşkil edecek.”

 

Al Monitor




Irak Kürdistanı: Yeni ittifak, derinleşen bölünmüşlük 08-08-2016



 
Türkiye meydanlarda
15 Temmuz'un birinci yıldönümünde 81 ilde çeşitli etkinlikler düzenlendi.Kanlı darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden 249 kişi için anma törenleri düzenlendi, 15 Temmuz koşuları gerçekleştirildi ve binlerce vatandaş meydanlara akın ederek nöbet tuttu.