Seçim Sonuçları 2019 | Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

  • ABD 1948’den beri aynı ABD 1948’den beri aynı
    Amerika Türkiye’yi ‘müttefik’ ilan ettiği 1948 yılından beri, ‘oyalama’ taktikleriyle politikasını adım adım uyguluyor.
Son Dakika

Markar Esayan
Markar Esayan


Üç yıl sonra bir muhasebe
16/07/2019, 15:58


15 Temmuz darbe/işgal girişiminin püskürtülmesinden rahatsız olan bir kesim var, kibarlık yapmayalım; Erdoğan’ın hal edilmesiyle sonuçlanacak bir darbeyi sevinçle karşılayacak bir kesim vardı, bunu reddedemeyiz.

***

Bağdat Caddesi’nde tankların alkışlandığı, beyaz mahallelerin bu durumdan pek de rahatsız olmadığı da doğruydu. Kategorize etmiyoruz; mutlaka Erdoğan nefretiyle çıldırmamış, yurtsever lakin muhalif insanlarımız da vardır. Ama ben bu kesimin sayısal olarak daha az olduğunu -maalesef- gözlemledim.

***

Ancak 15 Temmuz’un ilk günleri ile sonrası ve hele hele bugünler arasında ciddi bir fark söz konusudur. Seçilmiş bir hükümetin darbeyle görevden uzaklaştırılması, buna sempati beslemek zaten aşağılık bir durumdur. Ancak bu aşağılık durum ne de olsa tanıdıktır ve geçmişte ülkemizde dört kez yaşanmış bazı kesimler bu aşağılık darbeleri desteklemişlerdir.

***

27 Mayıs aşağılık darbesini 12 Eylül aşağılık darbesine kadar özgürlük ve demokrasi bayramı olarak kutlayan kesimler vardı. Bundan utanıp sıkılmazlardı da. Bir kısmı da aydın diye aramızda gezer, hocalık, yazarlık, duayenlik yapardı. Ama darbe desteklemek aşağılık bir şey olduğu için bir tür kurgu da yaratılmıştı.

***

Laik Atatürk Cumhuriyeti veya demokrasi tehdit altında oluyordu hep. Ordu da mecbur kalıyordu. Bir kısım “vatandaş” da ordusunu destekliyordu. Aslında kimse darbe olsun istemezdi. Bunların çoğu kendilerine solcu derlerdi. İstisnalar azdı ve saygıdeğerdi.

***

15 Temmuz gecesi tankları alkışlayanlar, bu kurguya göre hissetmiş, davranmış olabilirdi. Hatta 17 yıl boyunca kendi antitezleri olan dindar Erdoğan’ın muazzam başarıları, ufukta iktidarın görünmüyor oluşuyla birlikte bu darbeyi biraz daha fazla istemelerini anlaşılır kılabilirdi.

***

Ancak bu darbe o darbe değildi. Bu darbe o eski kurgunun darbesi değildi. Bu bir darbe bile değil, bir işgal, bir el koyma, bir iç savaş çıkartma, bir mahvetme girişimiydi. Bu belki o gece sıradan bir darbesever vatandaş tarafından fark edilememiş olabilirdi. Ancak püskürtülmesiyle bu imkan elimize geçmişti.

***

Artık 15 Temmuz’un ne olduğu bellidir. Fetullah’ın, FETÖ’nün kimin maşası olduğu da bellidir. Hâlâ 15 Temmuz destanına alerjik bakmanın, hatta darbeye sempati beslemenin siyasal pozisyon almakla alakası yoktur.

Bu bir akıl/vicdan kaymasıdır. Lütfen artık iyileşelim. Memleketi kaybettikten sonra gurbette yanıp yakılmanın âlemi yok.

 

16 Temmuz 2019 / AKŞAM