Anasayfa | Haber Arşivi | İletişim | Künye | Sitenize Ekleyin
| Genel | Asya | Afrika | Latin Amerika | Amerika | Avrupa | Balkanlar | Orta Doğu | Türkiye | Kafkasya | Foto Galeri | Video Galeri
Tayyip Beyle Gurur Duyuyoruz
Abdülbari Atwan, Köşe Yazıları
18 Ocak 2010
Bu yazı 289 kez okunmuştur.

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan, İsrail’in küstahlığına karşı koyan ve Gazze’de süren savaş suçlarını ifşa eden ahlaki tutumlarını sürdürüyor. Erdoğan, Lübnanlı meslektaşı Saad Hariri’yi ağırladığı sırada uluslararası kararları ihlal etttiği ve Gazze’de abluka altındaki savunmasız halka aşırı güç kullandığı için İsrail’i sertçe eleştirmekte yine tereddüt etmedi. Erdoğan İsrail yıkım aracına karşı aç bırakılan zayıf insanları desteklerken, ‘ılımlı’ ülkeler bu halkın İsrail’e karşı direniş suçu işlemesi sebebiyle af dileyip, onları İsrail’in ve ABD’nin ayağına kapanmaya zorlamak için ablukayı sıkılaştırıyor.

Türk televizyonu cesur

Ilımlı ülkelerin ve özellikle de Mısır’la Suudi Arabistan’ın egemen olduğu Arap medyası İsrail’i ‘düşman’ diye nitelemeye cesaret edemiyor, Filistinli ölüleri ‘şehit’ diye nitelemekten kaçınıyor. Türkiye ve onurlu insanlarıysa ‘Kurtlar Vadisi’nin yanı sıra Filistinli çocukların İsrailli askerlerce öldürülmesinden bahseden başka diziler çekiyor. İsrail Erdoğan’ın tavrından ve bu dizilerden dolayı çılgına dönüp, Türkiye elçisine görülmemiş bir küstahlıkla muamele etti.

Erdoğan adına İsrail’den değil, İsrail’in Arap müttefiklerinden dolayı endişe ediyoruz. Bu müttefikler İsrail’in sınırlarını koruyor, dolduruşlarını hayata geçiriyor; direnişe ve Filistinlilere destek veren ülkelere karşı İsrail‘le güvenlik işbirliği yapıyorlar. Erdoğan İsrail’e cesurca karşı koymayı seçti. İslamcı AKP’nin lideri bu değişimi planlı bir biçimde, güç etkenlerine sahip olmasının ardından gerçekleştirdi. Bu etkenler şöyle özetlenebilir: Öncelikle, Erdoğan Atatürkçülüğü parça parça söktü ve Türkiye’yi kendi İslami doğusuna götürdü; İslam’a tepeden bakan ve Batı’ya yaltaklık yapan geçmiş uygulamalara son verdi. Avrupalıların ırkçılığı ve çoğunluğunun İslam düşmanlığı kendisine destek oldu. İkincisi, Erdoğan ve partisi ekonomik, siyasi ve toplumsal reformlara imza attı. Bu demokratik reformlar Atatürkçü kültürün koruyucusu olan ordunun rolünün sınırlandırılmasına yol açtı. Üçüncüsü, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Türk mallarına pazarlar açıldı. Suriye’yle serbest ticaret bölgesi kuruldu, birçok Arap ülkesiyle vize kaldırıldı, Türk şirketleri Mısır, Tunus, Libya, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde projeler hayata geçirdi, çoğu Arap ülkesiyle ticaret anlaşmaları imzalandı.

Dördüncüsü, Türkiye’nin en büyük dehalarından Ahmet Davutoğlu dışişleri bakanlığına atandı. Davut-oğlu İran, Irak ve Irak Kürdistanı ziyaretleriyle doğuya açılımın mühendisi haline geldi; bu ülkelerle yaşanan neredeyse tüm çekişmeleri çözmekte başarı kaydetti. Beşincisi, Erdoğan’ın Kürtlere yönelik açılımının zamanlaması zekiceydi. Kürtlerin kültürünü tanımanın yanı sıra Kürt bölgelerindeki yatırımları artırarak, ABD’nin Türkiye ve Irak’a karşı kullandığı güç kartını elinden aldı. Kürtler, nüfuzu gerileyen, Irak ve Afganistan’da yenilgisi kesinleşen bir müttefike güvenilmeyeceğini gördü. Altıncısı, Erdoğan Ermenistan’la uzlaşıya girerek İsrail’e sert bir darbe vurdu. Zira İsrail bu anlaşmazlığı, ABD’deki Ermeni lobisiyle mücadele için Yahudi lobisini işleve koyduğu iddiasıyla Türkiye’ye şantaj yapmak için kullanıyordu. Yedincisi, AKP ülke kamuoyunda ABD’yle İsrail’e düşmanlığın yayılmasıyla yaşanan büyük değişimi kavradı. Sekizincisi, üzerinde iyi çalışılmış kalkınma planlarına yoğunlaşan güçlü bir ekonomi inşa edildi. Bu zekice siyaset Türkiye’yi en büyük ekonomiler listesinde 17. sıraya yerleştirdi.

Bugünün ‘hasta adam’ı Araplar

Dahası, Erdoğan Ortadoğu’da stratejik bir boşluk olduğunu gördü. Irak yıkıldı, Mısır küçük düşürücü yönetimi sebebiyle zayıf. ABD nüfuzu Irak sebebiyle geriliyor. Arap sistemi 1. Dünya Savaşı öncesinin hasta Türkiye’si gibi. Dolayısıyla Türkiye bu boşluğu İsrail veya İran’dan önce doldurmak için acele etti. Son olarak, Erdoğan Arap liderlerin Tahran’a karşı İsrail’le gizli anlaşma yaptığı bir zamanda, İran’ın nükleer programı konusunda onurlu bir tutum sergiliyor.

Türk halkına gıptayla bakıyoruz; ülkelerini yeniden vitrine çıkaran, adalet, demokrasi, eşitlik ve zayıfların yanında yer alma temelleri üzerinde Müslüman kimliğini geri getiren, zeki, vatansever ve bilinçli bir İslamcı yönetime sahipler. Erdoğan ve meslektaşlarından sadece sanayi ürünlerini ve şirketlerini değil, bu deneyimi de ihraç etmelerini istiyoruz. Zira yeni Arap insanının ılımlı İslami temellere göre ‘inşa’sına destek olmak, havaalanı, yol ve liman inşaatına destek olmaktan daha önemli. (Londra’da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, genel yayın yönetmeni, 13 Ocak 2010)


Yazdırma Formatı  Yazdırma Formatı | Word Formatı  Word Formatı |


Büyük Avrupa Çağı Bitti
Richard N. Haass
Richard N. Haass
Irak'ta Umut Yükseliyor
P. Cockburn
P. Cockburn
MOSSAD Hurafesi çöktü
Abdülbari Atwan
Abdülbari Atwan
ABD Cumhuriyetinin Sonbaharı
Kirk Nielsen
Kirk Nielsen
Avrupa ve Rusya ittifakı
I. Wallerstein
I. Wallerstein
ABD'nin sonu
Robert Fisk
Robert Fisk
El Kaideye Karşı Birlik
Selman Avde
Selman Avde
Pakistan'daki Kardeşlerimize
Usame Bin Ladin
Usame Bin Ladin
Mısır'da İşkence Meşru mu?
Alaa Al-Aswany
Alaa Al-Aswany
Peçenin Arkasını Görmek
Carla Power
Carla Power
Honduras
James Petras
James Petras
İsrail Irkçı ve Vahşi
Mahmud Ahmedinejad
Mahmud Ahmedinejad
Darfur Meselesinin Aslı
Eymen ez-Zevahiri
Eymen ez-Zevahiri
Cahillerin Kapışması
Edward Said
Edward Said
İslam'la Savaşmıyoruz, Müslüman Müttefiklerimiz Var
Barack Obama
Barack Obama
Zorbalığa İtirazım Var
Sevan Nişanyan
Sevan Nişanyan
Ya Vatan Ya Ölüm
Fidel Castro
Fidel Castro
İsrail İçin Sonun Başlangıcı
Yvonne Ridley
Yvonne Ridley
Mumbai'nin Gerçek Suçlusu
Paul Craig Roberts
Paul Craig Roberts
Kapitalizm ve Demokrasi
Noam Chomsky
Noam Chomsky
Taliban Pakistan'ı kazandı
Saleem Shahzad
Saleem Shahzad
Radikal İslamcılığı Yeniden Düşünmek
Jason Burke
Jason Burke
NATO'nun Afganistan'da ne işi var?
Fahim Hüseyin
Fahim Hüseyin
İklim Savaşları
M. Chossudovsky
M. Chossudovsky
Zakayev ve Ulusalcı Çeçen Direnişi
Thomas Waal
Thomas Waal
Irak Kürdistan'ı İyi Bir Müttefik midir?
Michael Rubin
Michael Rubin
Üç Devrim
Henry Kissinger
Henry Kissinger
Zapatista: Kızıl Kod
Naomi Klein
Naomi Klein
Medeniyetler Çatışması
Samuel  Huntington
Samuel Huntington

International Pressmedya İletişim Hizmetleri ve Medya Merkezi. © 2008 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Haber Editör