Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

15:10, 28 Kasım 2019 Perşembe
İslam'a göre hareket edeceğiz

İslam'a göre hareket edeceğiz

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Din, kişinin hayatına nüfuz etmezse, kişi zamanla yapıp ettiklerini dinleştirme yanlışına düşer. Bunun için İslam bize göre değil, biz İslam'a göre hareket edeceğiz." dedi.




Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığınca bir otelde düzenlenen 6. Din Şurası'nın kapanış programında yaptığı konuşmasında, şuranın ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi, katkı sunanlara şükranlarını iletti.

 

15 Temmuz gecesi okudukları selalar ve ezanlarla milleti direnişe çağıran tüm din görevlilerine tekrar şahsı ve Türk milleti adına şükranlarını sunan Erdoğan, "Her biriniz o geceki duruşunuzla insanımızın gönlünde taht kurdunuz. Milletimiz sizin mücadelenizi de sizlere saldıran bazı gafillerin ihanetini de asla unutmayacaktır. Bu vesileyle asırlardır mihrapları imamsız, minberleri hatipsiz, minareleri ezansız, bizleri vatansız bırakmamak için canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Rabbim bu ülkeyi ve bu necip milleti her türlü sapkınlıktan, beladan, musibetten, terör eylemi ve ihanetten muhafaza eylesin diyorum." ifadelerini kullandı.

Şura kapsamında değerli ilim, hikmet ve gönül insanları ile beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin dört bir köşesinden gelen, her biri kendi alanında temayüz etmiş hocalarla görüşme fırsatını bulduğunu belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığının, İslam dünyası ve insanlık açısından kritik bir dönemde anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"25 Kasım'da başlayan 6. Din Şurası sırasında oldukça verimli ve kapsamlı fikir alış verişleri gerçekleştirildi. İnanç karşıtı akımlardan, din istismarına, dini rehberlik hizmetlerinden, aile kurumuna, gençliğe yönelik din eğitiminden manevi danışmanlığa, sosyal medyaya, yurt dışı diyanet hizmetlerine ve İslam düşmanlığına kadar hepsi birbirinden önemli konularda samimi tartışmalar yaşandı. Konunun uzmanlarının teklif ve görüşleri ile Diyanet İşleri Başkanlığımızın hizmet stratejisi belirlenmeye çalışıldı, eksikleri giderildi, varsa yanlışlar düzeltildi, yapılan hayırlı işler tekrar gözden geçirildi. Diyanet hizmetlerinin etkinliğinin ve verimliliğinin daha da artırılması için bazı kararlar alındı. Şura kararlarının ülkemiz, milletimiz, yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamız ve tüm alemi İslam için hayırlara vesile olmasını diliyorum."

"Müslümanlar sıkıntılarına devayı din kardeşlerinde değil yabancılarda arıyor"

Şura'da 37 karar alındığına işaret eden Erdoğan, "Rabbim bereketini arttırsın." dedi.

Erdoğan, birikimleri, değerli görüşleri ile şuraya katkı sunan tüm hocalara, bilim adamlarına, mütefekkirlere teşekkür ederek, şura kararlarının kapsamlı istişareler sonucunda ortaya çıkmış olmasını da ayrıca önemsediğini belirtti.

İstişarenin bir peygamber geleneği olduğuna işaret eden Erdoğan, bir konu hakkında işin ehline başvurarak danışmak ve fikir almanın Allah Resulü'nün benimsediği ve ümmetine öğrettiği bir usul olduğunu anlattı.

Hazreti Muhammed'in "İstişare eden, pişman olmaz." hadisi şerifini hatırlatan Erdoğan, peygamberin bu sözüyle hem tavsiyede bulunduğunu hem de müjde verdiğini söyledi.

"Asr-ı Saadetten bugüne kadar Müslümanlar da şura geleneğini ayakta tuttukları müddetçe başarıdan başarıya koşmuşlardır." diyen Erdoğan, istişare kültürünün terk edildiği dönemlerde ümmet olarak hep birlikte geriye düşüp mevzii kaybettiklerini belirtti.

Erdoğan, son iki asırda yüzleştikleri pek çok sıkıntının gerisinde şuraya hak ettiği değerin verilmemesinin olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kendi meselelerini özgürce konuşmayan, tartışmayan Müslümanlar, maalesef başkalarının yönlendirmesine, kimi zaman da manipülasyonuna açık hale gelmiştir. İstişare kültüründen uzaklaştıkça vahdetin yerini giderek tefrika almıştır. Ne yazık ki İslam ümmeti zamanla bir araya gelme, ortak iş yapma, sorunlarına müşterek çözüm üretme zeminlerini de kaybetmişlerdir. Bugün bile Kudüs, Filistin, İslam düşmanlığı, terörle mücadele, adalet, insan hakları dahil pek çok meselemizde bu eksikliği görüyoruz. Müslümanlar sıkıntılarına devayı din kardeşlerinde değil yabancılarda, Batılılarda, Batı başkentlerinde arıyor. Mezhep, meşrep ve çıkar eksenli yaklaşımlar, İslam ümmetini ortak bir paydada buluşmaktan alıkoyuyor. Kişisel kavgalarını, ümmetin maslahatının üstünde gören bir anlayışın, Müslümanlara verebileceği hiçbir şey yoktur."

"Fiiliyata dökülmeyen her karar, aslında yok hükmündedir"

Erdoğan, Türkiye olarak gerek ülkeye dair konularda gerekse İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda, şura geleneğini tekrar ihya ederek bu zihniyeti değiştirmeye çalıştıklarını belirterek şunları söyledi:

"Müslümanların kutsallarına yönelik saldırılar karşısında harekete geçerek İslam dünyasının ortak tavır almasını sağladık. Kurumlarımızın, inananlar arasında bir vahdet ve meşveret mekanizmasına dönüşmesi için çaba harcadık. İslam dünyasının üzerine serpilmiş ölü toprağını temizlemek için her alanda çalışmalar yürüttük. Yıllardır örselenmiş Müslüman özgüvenini yeniden diriltmek için içeride ve dışarıda çok büyük mücadeleler verdik. Sadece konuşmakla, sadece karar almakla da yetinmedik. İstişareler neticesinde aldığımız kararların hayata geçirilmesi için de gayret sarf ettik. Tecrübelerimiz bize aşılması gereken en büyük sorunumuzun karar almak değil alınan kararların uygulanması olduğunu gösteriyor. Fiiliyata dökülmeyen her karar, aslında yok hükmündedir. Biz, Türkiye ve devletimizin kurumları olarak böyle bir yanlışa düşmemeye özen gösteriyoruz. Aldığımız kararların her platformda icraata dönüşmesi için aşama aşama takibini yapıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şura'da alınan kararların gelecek dönemde hayata geçirileceğine olan inancını da dile getirerek, "Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığımızdan tüm devlet kurumlarına da örnek olacak bir süreç yönetimi bekliyorum. Özellikle bununla ilgili oluşturulacak bir heyet, bu 37 maddenin gerçekten kronolojik olarak takibini yapmalı ve uygulama ne durumda, gerçekten uygulamaya dikkat ediliyor mu, hassasiyetle bu takip ediliyor mu, bunun adım adım takibini yapalım." ifadelerini kullandı.

'Dini, hayattan tecrit eden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dini, hayattan tecrit eden, belli kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz." dedi.

"Bir Müslüman, dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına göre uyarlamakla mükelleftir." diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Şayet insan inandığı gibi yaşamazsa, bir süre sonra yaşadığı gibi inanmaya başlar. Din, kişinin hayatına nüfuz etmezse, kişi zamanla yapıp ettiklerini dinleştirme yanlışına düşer. Bunun için İslam bize göre değil, biz İslam'a göre hareket edeceğiz."

"Hakla batılı karıştıran amorf inanç sistemlerinin genç kuşaklar arasında rağbet görmesinden endişe ediliyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paylaşmanın yerini bencilliğin, dayanışmanın yerini yıkıcı rekabetin, diğerkamlığın yerini umursamazlığın, mahremin yerini teşhirciliğin, tevazunun yerini kibrin, merhametin yerini vicdansızlığın, evliliğin yerini gayrimeşru ilişkilerin aldığı zorlu, sıkıntılı, garip bir dönemin içindeyiz." diye konuştu.

'Hesabı sorulacak'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bazı evlerin kapılarına bazı işaretler konuluyor, ülkemizi bölmek parçalamak için. Bizim devlet olarak böyle bir problemimiz yoktur. Kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde güvenlik teşkilatlarımız özellikle çalışmaktadır, bunlar yakalandığı zaman hesabı sorulacaktır." dedi.

"Milli bünyemize mugayir projelerle insanlarımızın arasına nifak tohumları ekilmesine rıza gösteremeyiz." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şiilik veya Sünnilik, amel ve itikada dair farklı yorumlar olmanın ötesinde, belli çevreler tarafından adeta ayrı bir din gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Batı'da pişirilen, son dönemde ülkemize ihraç edilmeye çalışılan 'Ali'siz Alevilik' gibi kimi yıkıcı projelerin, toplumumuz içinde pohpohlanmasının gerisinde yine bu senaryolar var."

Erdoğan, "Görevini samimiyetle yapan hocaların dolduramadığı boşluğu Pensilvanya'daki şarlatan gibi din tüccarları kapatacaktır. İnsanlar, bilhassa gençler dini alandaki susuzluklarını sahih kaynaklardan gideremezse FETÖ ve DEAŞ gibi sapkınların pençesine düşecektir. Pensilvanya'daki olay bir projedir. Bu proje, Türkiye üzerinde oynanan bir oyunun alametifarikasıdır." şeklinde konuştu.

"Artık, 'kapımıza gelene dini anlatalım' anlayışı yerine, 'yüce dinimizi anlatmak için her kapıyı çalalım' dönemi başlıyor." diyen Erdoğan, "İslam düşmanlığının ve Neonazi terörünün adeta veba gibi yayıldığı bir ortamda, gurbette yaşayan insanımızı sahipsiz bırakamayız. Bu kardeşlerimizi ılımlı İslam gibi emperyalist projelerin pençesine terk edemeyiz." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un ilim merkezi haline gelmesi ve İslam'la ilgili referans alınacak bir uluslararası İslam üniversitesinin kurulmasını önemsediğini söyledi.



  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylaş
  •   
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Mail Gönder



 
Başkan Erdoğan'dan asker selamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri'de yaptığı konuşmanın ardından cephede bulunan kahraman Mehmetçiği asker selamı ile selamladı.