Independent'ın Kudüs muhabiri Donald Macintyre, üst düzey bir İsrailli askerin ilk kez, ordunun geçen yıl Gazze'deki savaş sırasında kayıpları en aza indirmek için, sivillerin korunmasına yönelik yeni kurallar belirlediklerini kabul ettiğini belirtiyor.
İsrail askerleri için daha önce belirlenen kural, silahı olmadıkça ve bu silahı kullanma niyetinde olduğunu göstermedikçe, bir kişiye ateş açılmamasıydı. İsrail'in "Dökme Kurşun" adını verdiği operasyonda bir birliğin komutanı olan askerse, bu kurala uymadığını belirtmiş.
Yine aynı operasyonda görev yapan daha düşük rütbeli bir asker de, 2006 Lübnan Savaşı'ndaki gibi ağır kayıplar vermemek için, yeni bir politika belirlediklerini söylemiş. Independent, İsrail askerlerinin açıklamalarının, Gazze'de yaşananlarla ilgili kapsamlı bir soruşturma açılması yolunda, Başbakan Binyamin Netanyahu üzerindeki baskıyı artıracağını vurguluyor.
'3000 kelimenin her birinden sorumlu olamam'
Guardian'ın manşetinde ise Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası İklim Değişikliği Paneli'nin başkanı Doktor Rejendra Pachauri'yle yapılmış bir mülakat var. Rejendra Pachauri'nin manşete çekilen sözleri, "Buzul hatası için özür dilemeyeceğim".
Uluslararası İklim Değişikliği Paneli'nin 2007 yılında yayınladığı bir raporda, önemli bir hata yapıldığı belirlenmişti. Raporda, Himalaya Dağları'ndaki buzulların 2035 yılına dek eriyebileceği belirtilmiş, daha sonra bu iddianın doğru olmadığı ortaya çıkmıştı.
Guardian'a verdiği mülakatta, kendisini eleştirenlere çatan Doktor Rejendra Pachauri, istifa etmeyeceğini, hata için özür de dilemeyeceğini söylüyor. Pachauri, "3000 bin sayfalık bir raporun her kelimesinden sorumlu olmamı bekleyemezsiniz" demiş.
'Euro bölgesinin kaderi Yunanistan'a bağlı'
Financial Times gazetesi, Avrupa Komisyonu'nun, Yunanistan hükümetinin açıkladığı ekonomik önlemlere destek verdiğini duyurmasını bugün ilk sayfasına taşımış.
Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu dün gazetenin deyimiyle "mali felaketten kurtulmak" için, vergi gelirlerini artırmaya ve kamu harcamalarını azaltmaya yönelik planlarını kamuoyuna açıklamıştı. Financial Times ise Avrupa Komisyonu'nun destek verdiği Yunanistan'a aynı zamanda bir uyarıda da bulunduğunu belirtiyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'ya göre, "Yunanistan'ın önerileri uygulanabilir olsa da aynı zamanda riskler içeriyor".
Daha 2006 yılında küresel mali kriz uyarısı yapan ekonomistlerden Nouriel Roubini'ye göre ise Euro bölgesinin kaderi, uzun süredir çok zor bir durumda olan Yunanistan'a bağlı. Nouriel Roubini, Arnab Das'la birlikte Financial Times için kaleme aldığı yazıda, yazarların deyimiyle "Avrupa'nın batan güneyi için bir ilaç" önermiş.
Roubini, ideal olanın, Yunanistan'ın ekonomi paketinin büyük bir IMF programıyla desteklenmesi, Avrupa Komisyonu tarafından denetlenmesi ve Avrupa Merkez Bankası'nın da ülkeye kredi vermesi olduğunu söylüyor. Yazıda hatırlatılan nokta ise bugüne kadar hiçbir parasal birliğin, mali ve siyasi bir birlik olmadan varlığını sürdürememesi.
'Muhazafakarlar BBC'de liderlik devrimi planlıyor'
Times gazetesinin bugünkü manşeti ise "Muhafazakarlar BBC'de liderlik devrimi planlıyor". Gazeteye göre, İngiltere'de ana muhalefetteki Muhafazakar Parti, BBC'nin yönetim kültürünü değiştirmeyi vadediyor.
İngiltere'de genel seçimler en geç 4 ay içinde yapılacak ve kamuoyu araştırmaları, Muhafazakar Parti'yi ilk sırada gösteriyor.
Times'ın özel haberine göre ise Muhazafakar Parti genel seçimleri kazanması halinde, BBC Üst Kurulu'nu kaldıracak. Muhazafakarlar BBC Üst Kurulu'nu yeni bir kurula dönüştürecek ve yine yeni bir birim oluşturup, idari yetkileri olmayan bir başkanın BBC Genel Müdürü Mark Thompson'la birlikte görev yapmasını sağlayacak.
İngiltere'de BBC'yi, yılda 142 buçuk sterlin lisans ücreti ödeyen, evlerinde televizyon bulunan hane sahipleri finanse ediyor. BBC'nin 2008-2009 mali yılında, lisans ücretinden elde ettiği gelir, 3 milyar 600 milyon sterlindi.
BBC yönetiminden bağımsız olan BBC Üst Kurulu'nun görevi ise lisans ücreti ödeyenlerin çıkarlarını korumak. Muhafazakarlarsa, BBC Üst Kurulu'nun geçmişte zaman zaman bu görevi yerine getiremediğine inanıyor.
'Hollywood İngiltere'deki üç okulun hatasını tekrarlamadı'
Bu yıl 82'incisi dağıtılacak Oscar ödüllerinin adayları dün açıklanmıştı. 24 yaşındaki İngiliz aktris Carey Mulligan, Türkiye'de bu ay Aşk Dersi adıyla gösterilecek An Education filmiyle, en iyi kadın oyuncu dalında, Oscar'a aday gösterilmişti.
Mulligan, 1961 yılında geçen filmde, kadınlığa geçişin eşiğinde olan 16 yaşındaki zeki ve çekici bir genç kızı canlandırıyor. Carey Mulligan'la aynı kategoride ödüle aday gösterilen aktrisler arasında, Meryl Streep ve Helen Mirren gibi büyük yıldızlar da var.
Daily Telegraph ise performansıyla büyük övgü toplayan, Mulligan'la ilgili başka bir bilgiyi aktarmış bugün okurlarına... Gazetedeki haberde, Carey Mulligan'ın İngiltere'de üç tiyatro okulu tarafından reddedildiği belirtiliyor.
Daily Telegraph'a göre, bu okullar Mulligan'daki yeteneği keşfedemedi ama Hollywood aynı hatayı yapmadı.