Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

14:54, 16 Şubat 2018 Cuma
Cuma hutbesinde 'cihad' vurgusu

Cuma hutbesinde 'cihad' vurgusu

DİB tüm Türkiye'de okunan cuma hutbesinin konusunu cihada ayırdı.




Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Hatay'da Habib-i Neccar Camisi'nde "Cihad: Allah Yolunda Can ve Mal ile Mücadele'' konulu cuma hutbesinde, cihadın Allah yolunda harcanan emeğin, hak uğrunda verilen mücadelenin adı olduğunu söyledi.

Cihat hakkında bilgi veren Erbaş, şöyle devam etti:

"Cihat, müminin bütün varlığını seferber ederek Allah rızasını kazanma çabasıdır. Cihat, mukaddesatı korumak için beden, dil, fikir ve gönülle kararlılık göstermektir. Haksız bir saldırı, yok etme, sömürme ya da zulmetme mücadelesi değildir. Cihat, zulme ve zalime karşı, bir milletin hukukunu savunma gayretidir. Hakkı tutup kaldırma, yeryüzünde barış, huzur, adalet ve iyiliği yayma gayesidir. Peygamberimiz de 'Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihat ediniz' buyurmaktadır. Cihat, sadece canı feda etmekle değil kimi zaman elle, kimi zaman dille, kimi zaman da malla Hakk'a ve hakikate hizmet etmekle olur. 'Mücahid, nefsiyle cihat eden kişidir' hadisi gereği hepimizin cihadı öncelikle kendi nefsimizde başlar. Nefsin kötülüğe, hataya ve isyana teşvik eden vesvesesi ile mücadele etmek de cihattır. Allah'ın dinini en doğru kaynaktan öğrenip en güzel şekilde yaşamak da cihattır."

"Cihat, körü körüne masum canlara kıymak değildir"

"Cihat kimi zaman kalemle kimi zaman da kelamla olur." diyen Erbaş, inancı, varlığı, vatanı, bekası ve hürriyeti için silahlı mücadeleye girilmesinin ise cihadın en üst seviyesi olduğunu dile getirdi.

Erbaş, doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle vatanı korumak uğruna verilen mücadelenin cihadın en canlı şahidi olduğunu aktararak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'ın yardımıyla muzaffer çıktığımız Çanakkale, varoluş destanının, iman, cesaret ve azmin adıdır. Cihat, eline silahı alıp körü körüne masum canlara kıymak değildir. Son yıllarda insaf ve vicdanını yitirmiş cinayet şebekelerinin, terör örgütlerinin yaptığı ve Müslümanlara mal edilmeye çalışılan intihar saldırılarının, vahşet ve şiddetin İslam'ın cihat anlayışıyla yakından uzaktan alakası yoktur. Çünkü İslam'da cihat öldürmenin değil yaşatmanın, yok etmenin değil diriltme çabasının adıdır. Cihat ancak insanı yaratılış amacından saptıran her türlü kötülüğü ve zulmü ortadan kaldırmak için yapılır. Kime karşı ve hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, masum insanlara yönelik saldırılar, İslam'ın cihada yüklediği yüce ruh ve ideallerle asla bağdaşmaz. Bunlar, insanlığa karşı hunharca işlenmiş büyük cinayet girişimleridir."

"Bugün de millet olarak beka mücadelesi veriyoruz"

Erbaş, birlik ve beraberlikleri yolunda mücadele eden Türk askerlerinin muzaffer olmasını temenni ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün de millet olarak canımızla, malımızla, şehitlerimizle ve gazilerimizle bir beka mücadelesi veriyoruz. Mehmetçiğimiz, inancımız, bayrağımız, vatan toprağımız uğrunda hiç çekinmeden varlığımızı feda edebileceğimizi bütün dünyaya bir kere daha gösteriyor. Ömrünün baharında şehadet şerbetini yudumlayan her bir vatan evladı, adeta bizlere Rabbimizin şu müjdesini haykırıyor, 'Allah yolunda öldürülenlere sakın ölü demeyin, onlar diridirler. Ancak siz bunu idrak edemezsiniz.' Bu varlık mücadelesinde hepimize sorumluluk düşüyor. Allahım istiklal ve istikbalimiz, birlik ve beraberliğimiz uğrunda mücadele eden kahraman ordumuzu muzaffer eyle. Huzurumuz ve değerlerimiz uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifalar ihsan eyle."

Erbaş, hutbenin ardından cuma namazını kıldırdı.

İşte Diyanet’in “cihad” hutbesi:

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler!Bir sahabî, Peygamberimizin huzuruna gelerek, “Hem sevap hem de şöhret kazanmak için savaşan bir adam hakkında ne dersiniz? Böyle birisinin kazancı nedir?” diye sordu. Allah’ın Resûlü, “Hiçbir şey kazanamaz.” cevabını verdi. Ancak adam, sorusunu ısrarla üç defa tekrarladı. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Hiç şüphe yok ki Allah, sadece kendi rızasını kazanma niyetiyle yapılan samimi amelleri kabul eder.”[1] buyurdu.

Aziz Müminler!

Cihâd, Allah yolunda harcanan emeğin, Hak uğrunda verilen mücadelenin adıdır. Cihâd, müminin, bütün varlığını seferber ederek Yüce Rabbinin rızasını kazanma çabasıdır. Cihâd, mukaddesatı korumak için beden, dil, fikir ve gönülle kararlılık göstermektir.Haksız bir saldırı, yok etme, sömürme ya da zulmetme mücadelesi değildir cihâd.

Aksine Müslüman’ın, vatanında şerefi, kimliği ve özgürlüğüyle var olma; imanını, bayrağını, istiklâlini ve haysiyetini muhafaza etme azmidir. Cihâd, zulme ve zalime karşı, bir milletin hukukunu savunma gayretidir. Hakkı tutup kaldırma, yeryüzünde barış, huzur, adalet ve iyiliği yayma gayesidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerim’de Allah’a ve Resûlüne iman eden kimselerin mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihâd ettiklerini anlatmaktadır.[2]

Peygamberimiz de “Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihâd ediniz!”[3] buyurmaktadır. Bu âyet ve hadis göstermektedir ki; cihâd, sadece canı feda etmekle değil, kimi zaman elle, kimi zaman dille, kimi zaman da malla hakka hizmet etmekle olur.“Mücâhid, nefsiyle cihâd eden kişidir.[4] hadis-i şerifi gereği hepimizin cihâdı öncelikle kendi nefsimizde başlar. Nefsin kötülüğe, hataya ve isyana teşvik eden vesvesesi ile mücadele etmek de cihâddır. Allah’ın dinini en doğru kaynaktan öğrenip en güzel şekilde yaşamak da cihâddır. Bizi fıtratımızdan uzaklaştıracak, uçurumlara sürükleyecek arzu ve isteklere karşı durmak da cihâddır.

Ve mümin, eğer kendi nefsi ile olan cihâdında başarılı olabilirse, o zaman İslâm düşmanlarına karşı cihâdında da zafer elde edebilir.Kıymetli Kardeşlerim!İslam’ın hayat veren ilkelerini yeryüzünde yaymak, haksızlıkların sona ermesini sağlamak için yapılan cihâd, kimi zaman kalemle kimi zaman da kelâmla olur. Mümin, an gelir eliyle, gün olur malıyla Allah yolunda, kelime-i Hak için çalışır, çabalar. Doğruyu anlatmak, iyiye davet etmek, güzelliklere vesile olmak için gecesini gündüzüne katar. İnancı, varlığı, vatanı, bekası ve hürriyeti için silahlı mücadeleye girmesi ise, cihâdın en üst seviyesidir.

Daha dün Doğusuyla Batısıyla, Kuzeyiyle Güneyiyle bu aziz vatanı korumak uğruna verdiğimiz mücadele, cihadın en canlı şahididir. Allah’ın yardımıyla muzaffer çıktığımız Çanakkale, varoluş destanının, iman, cesaret ve azmin adıdır.

Aziz Müminler!

Cihâd, eline silahı alıp körü körüne masum canlara kıymak değildir. Son yıllarda insaf ve vicdanını yitirmiş cinayet şebekelerinin yaptığı ve Müslümanlara mal edilmeye çalışılan intihar saldırılarının, vahşet ve şiddetin İslâm’ın cihâd anlayışı ile yakından uzaktan alakası yoktur. Çünkü İslam’da cihad öldürmenin değil, yaşatmanın; yok etmenin değil, diriltme çabasının adıdır.

Cihâd, ancak insanı yaratılış amacından saptıran her türlü kötülüğü ortadan kaldırmak için yapılır. Kime karşı ve hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, masum insanlara yönelik saldırılar, İslâm’ın cihâda yüklediği yüce ruh ve ideallerle asla bağdaşmaz. Bunlar, insanlığa karşı hunharca işlenmiş büyük cinayet girişimleridir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Bugün de millet olarak canımızla ve malımızla bir beka mücadelesi veriyoruz. Mehmetçiğimiz, inancımız, bayrağımız, vatan toprağımız uğrunda hiç çekinmeden varlığımızı feda edebileceğimizi bütün dünyaya bir kere daha gösteriyor. Ömrünün baharında şehadet şerbetini yudumlayan her bir vatan evladı, adeta bizlere Rabbimizin şu müjdesini haykırıyor: “Allah yolunda öldürülenlere sakın ‘ölü’ demeyin. Onlar diridirler. Ancak siz bunu idrak edemezsiniz.”[5]

Aziz Müminler!Bu varlık mücadelesinde hepimize sorumluluk düşüyor.

Bu sorumluluğun bir gereği olarak geliniz bu mübarek Cuma vaktinde hep birlikte Allah Teâlâ’ya gönülden şöyle niyaz edelim:Allah’ım! İstiklal ve istikbalimiz, birlik ve beraberliğimiz uğrunda mücadele eden kahraman ordumuzu muzaffer eyle! Huzurumuz ve değerlerimiz uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifalar ihsan eyle! Fitne, fesat ve bozgunculuk peşinde koşanlara, milletimize ve ümmet-i Muhammed’e hile ve tuzak kuranlara karşı bize feraset, basiret, kuvvet ve dirayet lütfeyle! Bizleri cihâdın gerçek anlamını kavrayan, senin yolunda mücahede ve mücadeleden kaçmayan samimi müminler eyle!

Rabbimiz! Sana inandık, sana güvendik, sana tevekkül ettik. Bizleri sensiz, sahipsiz, inayetsiz bırakma!

[1] Nesâî, Cihâd, 24.[2] Saff, 61/11.[3] Nesâî, Cihâd, 48.[4] Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd, 2.[5] Bakara, 2/154. Kaynak: Diyanet’ten “Cihad” Hutbesi



  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylaş
  •   
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Mail Gönder



 
Fransa'da isyan büyüyor
Fransa'da, akaryakıt zamları ülke genelinde protesto edilirken, başkent Paris'teki Arc de Triomphe Anıtı çevresine gelen ve şiddet olayları başlatan "Sarı yeleklilere" polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti.

En Çok Okunanlar