Özel Haber | Detay Haber | | Künye | XML Sitemap |

Press Medya

Press Medya Haber Portalı

Son Dakika

16:21, 16 Mart 2017 Perşembe
Erdoğan: 'Ne geri kabulü, geç onları'

Erdoğan: 'Ne geri kabulü, geç onları'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi bunlar vizelerin kaldırılması meselesinde söz verdiler, tutmadılar. Şimdi 'geri kabul' diyorlar. Ne geri kabulü ya geç onları." dedi.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'da hayata geçirilen 384 milyon TL değerindeki 43 projenin açılışını yapmak için Sakarya’ya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, bölge milletvekilleri de eşlik etti.
Helikopterle kente gelen Erdoğan'ı Atatürk Stadı'nda Vali hüseyin avni coş ve öteki ilgililer karşıladı. Daha sonra Sakarya Valiliğine geçen Erdoğan, valilik önünde kendisini bekleyen vatandaşları selamladı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen ziyaretin ardından Erdoğan daha sonra Demokrasi Meydanı'ndaki toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada konuşuyor. Avrupa Adalet Divanı'nın başörtüsü kararına sert tepki gösteren Erdoğan, 'Yazıklar olsun sizin adaletinize" dedi."Peşlerindeyiz.İnlerinden çıkarıyoruz' diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: Düşmanın dize getiremediği, depremin yıkamadığı Sakarya terör örgütlerine meydanı bırakır mı? Sakarya'nın 1,5 yılda 14 şehidi var. Bu namertler istedikleri hainlikleri yapsınlar; bizim askerimiz, polisimiz, korucumuz mertçe mücadelesini vermeye devam edecektir. Bunları inlerinden çıkarıyoruz. Peşlerindeyiz.Terör örgütleri ve arkalarındaki güçler ve FETÖ'cüler her türlü oyunu oynadılar. Askerimiz başarısız olsun diye, DEAŞ'ından PKK'sına tüm örgütler üzerimize saldılar. Türkiye'yi pes ettireceklerini, diz çöktüreceklerini sandılar. 15 Temmuz gecesi bir milletin nasıl tek yürek, tek bilek olarak ülkesine, özgürlüğüne, geleceğine sahip çıktığını gördüler.

GERİ KABUL RESTİ: GEÇİN O İŞLERİ

Suriye'de Mehmetçiğin DEAŞ, YPD/PYD'yi nasıl darmadağın ettiğini gördüler. Onun için böyle davranıyorlar, arıza çıkarıyorlar. Neymiş, Türkiye Avrupa'da seçim propagandası yapamazmış. Ey Hollanda İngiltere'de seçim propagandası yapıyorsun.Şimdi bunlar vizelerin kaldırılması meselesinde söz verdiler, tutmadılar. Şimdi 'geri kabul' diyorlar. Ne geri kabulü ya geç onları. Sen benim bakanımı Hollanda'ya sokmayacaksın, sen benim Dışişleri Bakanıma uçuş izni vermeyeceksin, benim topraklarım olan başkonsolosluk binasında görüşme yapmak, oraya girmesine fırsat vermeyeceksin, bizden buralara girişi bekleyeceksin. Yok öyle şey. Arapların güzel bir sözü var, 'Men dakka dukka.' Kim dak ederse, ona da dak olur."

HOLLANDA SEÇİMİ YORUMU

Sen atını, itini benim oradaki Türk vatandaşlarımın üzerine mi saldın. Bunun bedelini ödeyeceksin. Ey Rutte sen birinci parti olarak çıkmış olabilirsin ama Türkiye gibi bir dostunu kaybettin. 'Seçimden sonra Başbakanla bir yemek yiyebiliriz' geç o işi bizde öyle bir başbakan yok. Sen kaybettin.

İnsan hakları, demokrasi, özgürlük dersi verirler değil mi; kendi çıkarları söz konusu olunca faşizmin en alasını sergilemekten kaçınmazlar. Bu yeni Nazizmdir. Ey Hollanda sen Srebrenitsa'da 8 bin kardeşimi katlettin, onu nasıl ifade edeceksin? Bunların cibilliyetini biliriz. Orada Boşnak kardeşlerimizi şehit ettiler. Hepsini yaktılar. Birçoğunun kabri bilinmez. Yazıklar olsun bunların demokratlığına, yazıklar olsun sizin AB değerlerinize, yazıklar olsun sizin hukukunuza.

TUTUKLANAN O İSME SERT TEPKİ: AJANLIK YAPIYORSUN

Avrupa’da kim bunları yapıyorsa ki Almanya bunun başını çekmiştir. Onlarla da bu işi enine boyuna oturup konuşacağız. 4 bin 500 PKK’lı dosyası verdim bunlara ben. Hiçbiriyle alakalı adli işlem yapmadılar.Bunlar bir ajan teröristi Alman rezidansında saklıyor. Sonunda mahkemeye çıktı, tutuklandı. Niye bu ajan terörist. Neymiş Alman vatandaşıymış, ne vatandaşı olursa olsun. Bunlar Türkiye'de ajanlık yapıyorsa bedelini ödeyecek. Türkiye'nin yurtdışında 3 milyon seçmeni var. Bu da 30 milletvekili seçme gücünde bir nüfus demektir. Böyle bir güç nerede yok sayılabilir? Orada seçim çalışması yapanın sana ne zararı var? PKK her tarafı yakıp yıkıyor, onlar sana zarar vermiyor, kalkıyor Berlin'de çadır kurduruyorsun...

CAN DÜNDAR'A SERT TEPKİ

Yine geçenlerde bir Alman televizyonunda eski genişlemeden sorumlu komiser, burada mahkum olup, kaçıp Almanya’ya giden bir ajan terörist var ya. Onlarla aynı programda rezil etti onu. ‘Erdoğan’a diktatör demekle yanlış yapıyoruz’ dedi. ‘Önce bunun düzeltilmesi lazım’ dedi. ‘AB sürecinde sık sık görüşürüz. Ne dediysem Türkiye yerli yerine getirdi’ dedi

METİN FEYZİOĞLU'NA...

Bizimki diplomat, sen diplomatın önünü kesiyorsun. Ben onların hakkını aramazsam kimin hakkını arayacağım? Hayır propagandası yapanlara kapınızı açıyorsunuz. Hayır kampanyası yapmak üzere PKK ile beraber Avrupa'da dolaşan ki bunlardan bir tanesi de Türkiye Barolar Birliğinin Başkanıdır. Sen nasıl Barolar Birliği Başkanısın? Senin PKK ile yan yana olmanı kim anlatabilir? Şu anda Kandil, PKK'nın başı, bölücü terör örgütlerinin yandaşları 'hayır' diyor mu? Kişi sevdikleriyle beraberdir, unutmayın.

ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA SİSTEM DEĞİŞECEK

Bu ülkenin sistem değişikliğiyle nasıl bir sıçrama yapacağını bunlar iyi biliyor. Onun için korkuları var. Biz göreve geldiğimiz zaman Türkiye'nin IMF'e borcu 23,5 milyar dolar. Bunlar iktidara geldi IMF'e borcu sıfırladılar. İstiyorlar ki, Türkiye IMF'in kapısında dilenci olarak kalsın. Bu onları rahatsız ediyor. Çatlasanız da patlasanız da 16 Nisan yeni bir sistem, lider ülke Türkiye'yi meydana getirecek. Şimdi sesleniyorum 'hayır' diyenler, Cumartesi günü 18 Mart Çanakkale Köprüsü'nün temelini atıyoruz, evet mi, hayır mı? Sıkıysa 'hayır' desinler. Diyebilirler mi? Niye? Artık millet bunları yutmuyor. Ve inşallah dünyanın bir numaralı köprüsü olacak."

AVRUPA ADALET DİVANI'NA SERT TEPKİ

Avrupa Birliği'nin Adalet Divanı bir açıklama yaptı. İşverenlere diyor ki 'İsterseniz iş yerlerinizde başörtülü çalışmak isteyenlere müsaade etmeyebilirsiniz.' Hani inanç, din özgürlüğü? Bunlar Haçlı-Hilal mücadelesini başlattılar. Başka bunun izahı olamaz. Açık söylüyorum, Avrupa hızla İkinci Dünya Savaşı öncesi günlere doğru yuvarlanıyor.

"KILIÇDAROĞLU YALAN SÖYLÜYOR"

Sayın Kılıçdaroğlu yalan söylüyor. Meclis kapatılıyor diyor. Tam tersi meclis güçlendiriliyor. Bu zatın meclise, milletvekillerine, insanlara bakışı bu. Hem parlamenter sistemi savunuyor hem milletvekillerine hakaret ediyor. Dün ilk defa meydana çıkmış, 600 milletvekiline ne gerek var diyor, bu zatın meclise bakışı bu, hakaret ediyor. Dersini çalışmıyor bu! Ana muhalefet sistemden değil milletten korkuyor, biliyorlar ki 16 Nisan'dan sonra söz de karar da yetki de millete geçecek. Hakikate gözünü kapatan biri sanır ki 16 Nisan'dan sonra Türkiye batacak, halbuki 20 gelişmiş ülkeye baktığınızda çoğu başkanlık veya yarı başkanlık ile yönetiliyor. Gelişmiş ülkeler ağırlıklı olarak başkanlık veya yarı başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Bizde tercihimizi başkanlık sisteminden yana kullanmak için sandık başına gidiyoruz. Biz Türkiye olarak kendi kültürümüze uygun bir yönetim modeli geliştirdik. Hukuk bilmeyen, anayasa nedir bilmeyenlerin hezeyanları budur.

Diyor ki 'Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda sanki muhtarlara hitap ediyor'. Sen hayatında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda hitap ettin mi? Orada kimlerin oturduğunu biliyor musun? Önce bir haddini bil. Kendi Cumhurbaşkanına durup dururken hakaret etme, saygısızlık etme. Burada ne konuşulursa orada o konuşulmazmış. Biz omurgalıyız. Ülkemde başka, orada başka, bizde böyle bir şey yok. Bir konuda gerçek neyse, onu burada nasıl konuşuyorsak orada da öyle konuşuruz. Öyle yalpalama yok. Dürüst siyaset budur.

KAPI KAPI DOLAŞIN

Kapı kapı dolaşıp sistemi anlatın. Eğer bugün cumhurbaşkanlığı sistemi için sizlerden destek istiyorsak ülkemizin ve milletimizin faydasına olduğuna inandığımız için istiyoruz. Görüyoruz ki milli demokratlar cumhurbaşkanlığı sisteminin yanında, bölücüler ve dış güçler ise karşısında yer alıyor. Milli olan, demokrat olan, yerli olan hiç kimsenin bu anayasa değişikliğine karşı çıkması için sebep yoktur.Hiç uzağa gitmeye gerek yok. 1991 yılından 2002 yılına kadar süren 11 yıllık koalisyonlar döneminin ülkemize maliyeti nedir biliyor musunuz? Tam 850 milyar dolar. Niye mi? Şayet Türkiye 1991 yılından beri istikrarlı bir yönetimle idare edilseydi bugün büyümemiz iki kat fazla olacaktı. Bu da demektir ki şu anda ülke olarak 1,7 trilyon doların üzerinde bir zenginliğe sahip olacaktık



  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylaş
  •   
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Mail Gönder



 
Kuzey Koreli askerlerin günlük yaşamı fotoğraflandı
Kuzey Kore’yi ziyaret eden bir turist, ülkenin doğusundaki bir askeri bölgeyi fotoğrafladı. Karelerde, ülke lideri Kim Jong-Un'un askerlerinin günlük yaşamına dair çarpıcı detaylar bulunuyor.